Avustralya, Kanada ve Birleşik Krallık, İsrail'in 2024 yılında Gazze'ye insani yardım taşıyan bir konvoya düzenlediği ve 7 yardım çalışanının hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili soruşturmayı kapatmasını sert bir dille kınadı. Üç ülke, İsrail'in ceza soruşturması başlatmama kararını “utanç verici” olarak nitelendiren ortak bir bildiri yayımladı.
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, İsrail'in kararına karşı ülkelerinin “öfkelendiğini” belirterek, “Demokrasiler daha yüksek standartlar arar ve kabul eder. Bu karar, beklediğimiz hesap verebilirliğin çok gerisinde” dedi. Wong, İsrail'in Canberra Büyükelçisi Hillel Newman'ı Dışişleri Bakanlığına çağırdığını ve Avustralya'nın Tel Aviv Büyükelçisi'ne de görüşlerini doğrudan İsrail'e iletmesi talimatı verdiğini açıkladı. Avustralya hükümeti, Zomi ve arkadaşları için adalet talep etmeye devam edeceğini vurguladı.
Ortak açıklamada, 1 Nisan 2024'te Dünya Merkez Mutfak (World Central Kitchen) konvoyuna düzenlenen ve aralarında Avustralya, Birleşik Krallık ile Kanada-ABD çifte vatandaşı bulunan 7 çalışanın öldürüldüğü insansız hava aracı saldırısının, İsrail ordusu tarafından o dönemde “ciddi bir hata ve başarısızlık” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. İsrail Savunma Kuvvetlerinin (IDF) 19 Ağustos'ta, Dünya İnsani Yardım Günü'nde herhangi bir açıklama yapmadan ceza soruşturması başlatmayacağını duyurmasının “utanç verici” olduğu belirtildi.
İsrail ordusu, saldırının “ciddi prosedür ihlalleri, yanlış tanımlama ve karar alma hataları” sonucu gerçekleştiğini kabul etmiş, Avustralya Hava Kuvvetleri Komutanı Mark Binskin'in hazırladığı rapor da bu bulguları teyit etmişti. Ancak Dünya Merkez Mutfak'ın kurucusu Şef Jose Andres, İsrail ordusunun yardım çalışanlarını “sistematik olarak, araç araç” hedef aldığını belirterek, “Bu, bombayı yanlış yere düşürdüğümüz ‘oops’ dediğimiz bir şanssızlık durumu değildi” ifadelerini kullanmıştı.
Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Christodoulides olayı “üzücü bir gün” olarak nitelendirirken, Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos da “İsrail tarafından yanıtlanması gereken sorular var” dedi. Saldırı üzerine Larnaka Limanı'ndan İsrail'e gönderilen 330 ton insani yardımın 240 tonu boşaltılmadan adaya geri dönmüş, yardım dağıtımını yapan organizasyon faaliyetlerini geçici olarak askıya almıştı.
Üç ülke, Gazze'de insani yardım çalışanlarının en tehlikeli koşullarda çalıştığını ve 186 yardım çalışanının hayatını kaybettiğini hatırlatarak, İsrail'den uluslararası insancıl hukuka uymasını istedi. İnsani yardım kuruluşu Open Arms'ın temsilcisi Oscar Camps ise Gazze'yi, “insanların kanının aktığı, savaş teknolojilerinin test edilip mükemmelleştirildiği, tüm insani sorumluluğun seyreltildiği distopik bir laboratuvar” olarak tanımladı. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola da insani yardım örgütlerinin korunması gerektiğini vurguladı.