---
title: "BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin, sorunun tarihini kendi versiyonuyla yazıyor"
url: "https://guneyde.com/haber/bm-kibris-ozel-temsilcisi-holguin-sorunun-tarihini-kendi-versiyonuyla-yaziyor"
markdown_url: "https://guneyde.com/haber/bm-kibris-ozel-temsilcisi-holguin-sorunun-tarihini-kendi-versiyonuyla-yaziyor.md"
site: "guneyde.com"
language: "tr"
published: "2026-10-20 12:29:20"
updated: "2026-10-20 10:19:56"
category: "Politika"
tags: ["Kıbrıs Sorunu","Kıbrıs Müzakereleri","Maria Angela Holguin","Görüş Yazısı"]
source: "in-cyprus"
---

# BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin, sorunun tarihini kendi versiyonuyla yazıyor

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://guneyde.com/haber/bm-kibris-ozel-temsilcisi-holguin-sorunun-tarihini-kendi-versiyonuyla-yaziyor  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yazar, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in görev süresi dolmak üzereyken sorunun neden çözülemediğine dair anlatısını eleştiriyor. Holguin'in iki liderin sorumlu olduğu yönündeki görüşünü ve “eşit uzaklık” yaklaşımını sorgulayan yazar, asıl sorunun işgal olduğunu savunuyor. Yazıda ayrıca Holguin'in Lefkoşa'nın adım atması gerektiği yönündeki çağrısı ve güven eksikliğine ilişkin değerlendirmesi ele alınıyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-20 12:29
- **Kategori:** [Politika](https://guneyde.com/kategori/politika)
- **Etiketler:** Kıbrıs Sorunu, Kıbrıs Müzakereleri, Maria Angela Holguin, Görüş Yazısı
- **Yazan:** Guneyde.com
- **Kaynak:** [in-cyprus](https://en.philenews.com/opinion/holguin-writes-her-own-version-of-history/)

![BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin, sorunun tarihini kendi versiyonuyla yazıyor](https://guneyde.com/assets/uploads/2026/10/5be8d7e301c9389e25c0058d3abb4416.jpg)

**Maria Angela Holguin**, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak, gelip gören ama başaramayan BM temsilcilerinin uzun listesine katılmak üzere. Maalesef.

Ancak görevinin sonuna yaklaşırken “neyin ters gittiğine” dair bir anlatı kurmaya çalışıyor. Bildik nakarat şu: “Sorumlu olan iki liderdir.” Bu en kolay yol; iyi çiğnenmiş, bedeli olmayan bir yol. On yıllardır izlenen ve saldırganın işine yarayan “eşit uzaklık” politikası da tam olarak bunu yapıyor. Suç dağıtılıyor ve saldırgan bir bahane buluyor.

Kıbrıs sorunu, dünyadaki çözülmemiş sorunlar arasında yer alıyor. Yine de uluslararası bir sorunun neden çözülmediğini yüksekten konuşan hiç kimse işgal eden gücü anmıyor. Ukrayna'yı tartışıp denklemden Rusya'yı çıkarmak gibi bir şey bu. Ya da Orta Doğu'yu konuşup İsrail'i sorunun bir parçası saymamak gibi.

Politis gazetesindeki düzenli köşe yazısında Holguin, “müzakereleri yeniden başlatma kararının liderlere ait olduğunu” yazdı. Ya hiçbir şey anlamadı ya da hiçbir yere varmayan, iyi aşınmış bir yolda ısrar ediyor. İşgali göremiyor mu? Kıbrıs hakkında yanlış el kitaplarını mı okudu? İşgal eden gücü tabloda açıkça dışarıda bırakıyor. Konunun özünden kaçmak yetmezmiş gibi, adada kararları Ankara'nın o günkü adamının verdiğine inanıyor.

Holguin yarı zamanlı bir temsilci. Adaya ara sıra uğruyor ve genellikle yaklaşık bir hafta kalıyor. Görüşmelere ya da etkinliklere katılmıyor, ama bu hüküm vermesine engel olmuyor. Nitekim retorik bir soru sorarak rahatça şu sonuca vardı: İki taraf son iki yılda geçiş noktaları, mayın temizliği ya da plastik kirliliğiyle mücadele gibi konularda bile anlaşamadıysa, “on yıllardır süren bölünmenin üstesinden gelebilecek siyasi, ekonomik ve sosyal bir model üzerinde nasıl anlaşabilirler?”

Mantığının bir parçası olarak, Lefkoşa'nın bir adım atması gerektiğini tekrar tekrar söylüyor. Konuştuğu insanlara sık sık soruyor: “Hristodulidis'e Mia Milia'yı açmanın maliyeti nedir?” Ama hiç kimse onun, Türkiye'nin iyi niyet göstergesi olarak askerlerini çekmesi ya da Tylliria'dan Lefkoşa'ya seyahati kolaylaştırması gerektiğini söylediğini duymadı. Bu tür “talepleri” aşırı bulduğu için bunu hiç dile getirmedi. Benzer görüşü Rum tarafındaki bazılarından da duyuyor; Lefkoşa'nın ya da Rumların öne sürdüğü her talep “milliyetçi” ve aşırı diye damgalanıyor. Etiketlerle yapılan bir siyaset bu. Çıkış yolunun ancak işgal eden gücü cezbederek bulunabileceği izlenimi yaratılıyor. Yatıştırma politikası denendi ve başarısız oldu. İşbirliği yapmak yerine Türkiye daha da küstahlaşıyor. Yine de bu yola devam ediliyor.

Holguin her seferinde, Kıbrıs sorununun “güven eksikliği” olduğu sonucuna varıyor. Bu yüzden “metodolojik olarak” odak, özden çok güven artırıcı önlemlere kayıyor. Peki bu güven eksikliği nereden geliyor? Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ve kimlik kartı taşıyan Kıbrıslı Türklerden mi duydu bunu? Özgür bölgelerdeki kamu hastanelerine gidenlerden ya da orada çalışanlardan mı? İşgal edilen bölgelerden ziyaret, alışveriş ya da eğlence için geçenler hiç tehdit altında hissetti ya da tehlikede oldu mu? Hayır.

Güven eksikliği var ve bu, süregelen **işgalin ürünü**. Çünkü sorunun kalbi burası; temsilcilerin geçit töreni bunu sürekli halının altına süpürüyor. Ve bu, her Kıbrıslının işi.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://guneyde.com/haber/bm-kibris-ozel-temsilcisi-holguin-sorunun-tarihini-kendi-versiyonuyla-yaziyor  
Alıntı yaparken kaynak olarak guneyde.com ve bu bağlantıyı gösterin.
