«52 yıldır kimse bunu başaramadı, bence ben başarabilirim». Peki nasıl? Hristodulidis'in Kıbrıs sorunuyla ilgili bu açıklaması çok iddialı görünüyor, ama aynı zamanda bir iletişim sloganını andırıyor.
Peki, gerçekten kim bir çözüm bulmanın zor olduğunu iddia etti ki? Aranan şey herhangi bir çözüm değil; adil, işleyen ve sürdürülebilir bir çözüm. Bu çözüm Kıbrıs halkının güvenliğini ve haklarını güvence altına almalı. Sorunun özü tam da burada yatıyor.
Türkiye ise kabul edilemez taleplerinden geri adım atmak yerine kendi hedeflerinde ısrar ediyor ve masaya sık sık yeni koşullar ekliyor. Bu koşullarda kişisel hırslar ve büyük vaatler yetmiyor.
2008'de de benzer bir şey duymuştuk. O dönem Dimitris Hristofyas Cumhurbaşkanlığı'na aday olurken çözüm beklentisi yaratmıştı. Ama tarih dileklerle yazılmıyor. Kıbrıs sorunu strateji, gerçekçilik ve ilkelerde ısrar gerektiriyor. Çözüm vaat eden herkes, yeni tavizler vermeden bunu nasıl başaracağını önce açıklamak zorunda.