Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Perşembe günü Kıbrıs ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkileri övdü. Saray, bu güçlü bağlar sayesinde Körfez ülkesinden adaya ücretsiz olarak mobil su arıtma üniteleri hediye edildiğini vurguladı.
Saraydan yapılan açıklamada, dış politikanın iç yönetişim sorunlarını doğrudan etkilediği ve ülke ile halkına somut sonuçlar ve faydalar sağladığı belirtildi. Açıklamada, "Kıbrıs ile BAE arasındaki stratejik işbirliği bunun en güzel örneğidir. Bu işbirliği sayesinde ücretsiz mobil su arıtma üniteleri teslim alındı ve günlük arıtılmış su üretimi 15.000 metreküp artırıldı" ifadeleri kullanıldı.
Bu hediyenin, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin uluslararası ortaklıklarının, ülke içindeki belirli ihtiyaçların karşılanmasına ve sorunların çözülmesine nasıl katkı sağlayabileceğini gösteren önemli bir gelişme" olduğu kaydedildi.
Arıtılmış su, son yıllarda azalan yağışlar ve adadaki su tüketiminin artması nedeniyle mevcut yerli kaynakların gelecekte yetersiz kalabileceği endişelerinin gölgesinde, Kıbrıs'ın su arzının geleceği olarak gösteriliyor.
Geçen yılın sonunda eski Tarım Bakanı Maria Panayiotou, hükümetin Kıbrıs'ın tüm içme suyu ihtiyacını arıtılmış suyla karşılamayı planladığını açıklamıştı.
Panayiotou, hükümetin arıtma tesislerini "yedek veya vaka bazlı" kullanmayı sonlandırmak istediğini, böylece adadaki barajlardaki suyun sulama için serbest bırakılacağını belirtmişti.
"Tarımsal güvencesizliğe son vererek tarımımıza bir gelecek veriyoruz" diyen Panayiotou, bu adımların önemine dikkat çekmişti.
Ancak hükümetin su konusundaki bu yaklaşımı herkes tarafından aynı heyecanla karşılanmadı.
Kıyı mühendisi Xenia Loizidou, daha önce hükümetin mobil su arıtma tesisleri ithal etme planını "tutarsız bir panik çözümü" olarak sert bir dille eleştirmişti.
Loizidou, bu ünitelerin "elbette bir çözüm" olduğunu kabul etmekle birlikte, "su sorununu gerçekten çözmek için ilk yapılması gerekenin altyapıya ve su kullanımının doğru yönetimine yatırım yapmak" olduğunu vurguladı.
Kıyı mühendisi, bu durumun aynı zamanda "çim alanlara ve golf sahalarına son verilmesini" ve daha az su gerektiren bitkilerin ekilmesi için tarım ürünlerinde bir "uyarlama"ya gidilmesini zorunlu kıldığını sözlerine ekledi.