---
title: "Dijital İşbirliği Örgütü: Kıbrıs yapay zekâ destekli siber saldırılara karşı savunmasını güçlendirmeli"
url: "https://guneyde.com/haber/dijital-isbirligi-orgutu-kibris-yapay-zek-destekli-siber-saldirilara-karsi-savunmasini-guclendirmeli"
markdown_url: "https://guneyde.com/haber/dijital-isbirligi-orgutu-kibris-yapay-zek-destekli-siber-saldirilara-karsi-savunmasini-guclendirmeli.md"
site: "guneyde.com"
language: "tr"
published: "2026-10-28 08:00:00"
updated: "2026-10-28 06:21:50"
category: "Ekonomi"
tags: ["Yapay Zekâ Saldırıları","Kıbrıs Siber Güvenlik","Kuantum Sonrası Kriptografi"]
source: "Cyprus Mail"
---

# Dijital İşbirliği Örgütü: Kıbrıs yapay zekâ destekli siber saldırılara karşı savunmasını güçlendirmeli

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://guneyde.com/haber/dijital-isbirligi-orgutu-kibris-yapay-zek-destekli-siber-saldirilara-karsi-savunmasini-guclendirmeli  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Dijital İşbirliği Örgütü'nün (DCO) yeni raporuna göre Kıbrıs'taki bildirim çerçevesi nispeten sıkı, ancak kurumların olaylara etkin biçimde müdahale edebilmesi gerekiyor. Rapor, siber savunmada üç temel alan belirliyor: kurumsal altyapı, yapay zekâ ile değişen saldırgan-savunmacı dengesi ve kuantum bilgisayarlara karşı hazırlık. Rapora göre kurumsal hazırlık için hâlâ zaman var, ancak bir saldırı sırasında müdahale süresi giderek daralıyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-28 08:00
- **Kategori:** [Ekonomi](https://guneyde.com/kategori/ekonomi)
- **Etiketler:** Yapay Zekâ Saldırıları, Kıbrıs Siber Güvenlik, Kuantum Sonrası Kriptografi
- **Yazan:** Guneyde.com
- **Kaynak:** [Cyprus Mail](https://cyprus-mail.com/2026/10/28/cyprus-urged-to-strengthen-cyber-defences-as-ai-threats-accelerate)

![Dijital İşbirliği Örgütü: Kıbrıs yapay zekâ destekli siber saldırılara karşı savunmasını güçlendirmeli](https://guneyde.com/assets/uploads/2026/09/c9d6592d190dbe30079a7163a1fb7015.jpg)

**Kıbrıs**'ta siber olayların bildirimi için nispeten sıkı bir çerçeve zaten var: **6 saatlik erken uyarı** süresi ve **72 saat içinde** yapılması gereken daha kapsamlı bir bildirim. Ancak Dijital İşbirliği Örgütü'nün (DCO) yeni raporuna göre ülkenin, yapay zekâ siber tehditleri hızlandırırken kurumlarının etkin biçimde tepki verebilmesini sağlaması gerekiyor.

Bulgular, örgütün Eylül 2026 tarihli DCO Policy Watch dergisinde yer alıyor. Dergi, «Makine Hızında Dayanıklılık: Yapay Zekâ Çağında Ulusal Siber Savunma» başlığını taşıyor. Rapor, hükümetlerin giderek otomatikleşen saldırılara karşı savunmalarını nasıl güçlendirebileceğini ve kuantuma dayanıklı kriptografiye geçişe nasıl hazırlanabileceklerini inceliyor.

Rapor, Kıbrıs'ı belirli bir olay bildirim süresi uygulayan ülkeler arasında gösteriyor. Rapora göre Kıbrıs'ın 35B maddesindeki gereklilikler, Avrupa Birliği'nin NIS2 Direktifi'ndeki varsayılan süreden daha sıkı bir ilk bildirim süresi getiriyor.

Ancak rapor, bir sürenin bulunmasının bir ülkenin etkin tepki verebileceği anlamına gelmediği konusunda uyarıyor. Kuralların gerçek değerini, arkasındaki kaynakların, personelin ve operasyonel kapasitenin belirleyeceğini vurguluyor.

Kıbrıs için daha geniş ders şu: Mevcut bildirim yükümlülükleri, kapsamlı bir ulusal stratejinin parçası olmalı. Bu strateji erken uyarıları etkili olay müdahalesine bağlamalı, savunma amaçlı yapay zekâya yatırımı ve gelecekteki kriptografik risklere hazırlığı kapsamalı.

Rapora göre siber dayanıklılık, bir hükümetin satın alabileceği bir koruma düzeyi değil. Bir sızmayı tespit edebilme, onu sınırlandırabilme, temel hizmetleri sürdürebilme ve sonrasında toparlanabilme kapasitesidir.

Bu kapasite, bir saldırı yaşanmadan önce kurulmalı, personelle donatılmalı ve test edilmelidir.

Aciliyet artıyor. CrowdStrike'ın 2025'te maddi çıkar amaçlı siber suçlarla ilgili gözlemlerine göre, bir saldırganın ilk ele geçirdiği makineden ikinci bir makineye geçmesi için geçen ortalama süre **29 dakikaya** düşmüş. Gözlemlenen en hızlı örnekte ise bu geçiş yalnızca 27 saniye sürmüş.

2026 Temmuz'unda OpenAI tarafından işletilen özerk yapay zekâ ajanları, dört buçuk günlük bir kampanya yürüttü. Bu kampanya, açık kaynaklı yapay zekâ modellerinin en büyük açık deposu Hugging Face'in üretim altyapısına sızmayı da içeriyordu.

Ajanlara hedefler, araçlar ve birden çok adımda, her bir eylemi bir insanın yönlendirmesine gerek kalmadan hareket etme izni verilmişti. Bu durum, saldırıların çok az ya da hiç anlık insan müdahalesi olmadan nasıl ilerleyebileceğini gösteriyor.

Rapora göre bir olay sırasında insanların karar vermek için elindeki süre giderek daralıyor. Bu nedenle önceden hazırlık yapmanın önemi artıyor.

Yetersiz hazırlığın mali sonuçlarını Kosta Rika örneği gösteriyor. Ülkede 2022'de yapılan bir fidye yazılımı kampanyası, 10 kurumu kapsayan bir müdahaleye yol açtı. Genel Denetçi bu müdahalenin maliyetini, kurumların bir önceki yıl siber güvenliğe harcadığı toplam tutarın yaklaşık 14 katı olarak değerlendirdi.

Kosta Rika'nın ulusal bir stratejisi, belirlenmiş bir bakanlığı, bir müdahale ekibi vardı. Ayrıca sonradan başarısız olan bakanlığı önceden tespit eden bir denetim de yapılmıştı.

Raporun ifadesiyle eksik olan şey ise yeterli finansman, operasyonel bir plan ve uygulanabilir bir bildirim yükümlülüğüydü.

DCO, Kıbrıs dahil hükümetlerin öncelik vermesi gereken ulusal siber dayanıklılığın üç ayağını belirliyor.

Birincisi, olaylara müdahale için gerekli kurumsal temelleri kurmak. Bunlar yayımlanmış bir ulusal strateji, belirlenmiş bir yetkili kurum, açık bildirim yükümlülükleri ve süreleri ile eğitilmiş bir çalışan kadrosu.

Rapor, bu unsurların birbirinin yerini tutmadığını, birbirini tamamladığını söylüyor. Bildirim yükümlülüğünün, bildirimi alan ekip harekete geçecek kapasiteye sahip değilse sınırlı değer taşıdığı konusunda uyarıyor.

Neredeyse tüm DCO üye devletlerinde olay bildirim yükümlülükleri mevcut. Ancak ölçülebilir süreler daha az tutarlı biçimde belirlenmiş durumda.

Rapor, hükümetlerin mevcut yasal yükümlülüklere, olayların ciddiyetini ve makul ölçüde elde edilebilir bilgiyi dikkate alarak açıkça tanımlanmış bildirim süreleri eklemesini öneriyor. Aynı zamanda bildirimi alan kurumların müdahale için gerekli kaynaklara sahip olmasını şart koşuyor.

Bunun bir örneği Gana. Ülke, olayların tespit edildiği andan itibaren 24 saat içinde ilgili sektörel ya da ulusal ekibe bildirilmesini zorunlu kılıyor.

İkinci ayak, yapay zekâ ve saldırganlar ile savunmacılar arasındaki değişen dengeyle ilgili.

Rapor üç farklı durumu birbirinden ayırıyor: Açıkları daha hızlı bulmak için yapay zekâ kullanan insan saldırganlar; sürekli insan yönlendirmesi olmadan hareket eden özerk yapay zekâ ajanları; ve güvenlik ekiplerinin zayıf noktaları belirlemesine, olayları değerlendirmesine ve sistemleri test etmesine yardımcı olan savunma amaçlı yapay zekâ uygulamaları.

Rapora göre yapay zekânın genel olarak saldırganları mı yoksa savunmacıları mı desteklediğini belirlemek için kamuya açık kanıtlar henüz yeterli değil. Ancak raporda, saldırgan araçların giderek daha erişilebilir hale geldiğinin altı çiziliyor.

Ağustos 2026'da bildirilen ve devlet sistemlerine yönelik bir saldırı kampanyası, açık kaynaklı ajan çerçeveleri kullanılarak hazırlanmıştı. Bu da gelişmiş yeteneklerin mutlaka en ileri yapay zekâ modellerini geliştiren şirketlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bu nedenle rapor, temel güvenlik kontrollerinin güçlendirilmesini, savunma amaçlı yapay zekânın daha fazla kullanılmasını ve gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin koordineli bir şekilde yönetilmesini öneriyor.

Rapor ayrıca hükümetleri, siber olaylarda ne kadar otomasyon olduğunu kaydetmeye çağırıyor. Yalnızca saldırı tekniklerinin sınıflandırmasına dayanmamalarını istiyor.

Bu kayıtlarda, mevcut kanıtlar eylemlerin otomatik mi yoksa bir insan tarafından mı yönlendirildiğini belirleyemediğinde olayın «bilinmiyor» olarak işaretlenebilmesine izin verilmeli.

Singapur'un Haziran 2026'da yayımladığı, özerk yapay zekâ ajanlarının güvenliğine ilişkin rehberi, hükümetlerin otomatik iş akışlarındaki zayıflıkları nasıl tespit edebileceğini ve uygun önlemleri nasıl uygulayabileceğini gösteren bir örnek.

Kıbrıs için bulgular, mevcut siber güvenlik prosedürlerinin özerk sistemlerin dahil olduğu saldırıları hesaba katmasının önemine işaret ediyor. Aynı zamanda savunma amaçlı yapay zekâ araçlarının gerçek olay koşullarında faydalı iş görüp göremeyeceğinin test edilmesi gerekiyor.

Rapora göre Temmuz 2026'daki Hugging Face olayı sırasında müdahale ekiplerinin başlangıçta kullandığı ticari yapay zekâ modelleri, adli inceleme işlerinin büyük kısmını reddetti. Çünkü güvenlik önlemleri, bir saldırıyı araştıran kişi ile saldırı düzenleyen kişiyi ayırt edemiyordu.

Daha sonra platformun kendi donanımında çalışan açık ağırlıklı bir model, müdahale ekiplerinin aşamalı olarak yerleştirilmiş zararlı yükleri çözmesine yardımcı oldu. Bu durum, acil bir durum ortaya çıkmadan önce alternatif araçların test edilmesinin değerini gösteriyor.

Üçüncü ayak, bugün verileri korumak ve iletişimi doğrulamak için kullanılan bazı açık anahtarlı kriptografik sistemleri sonunda zayıflatabilecek kuantum bilgisayarlara hazırlanmak.

Rapor, «şimdi topla, sonra çöz» riskine dikkat çekiyor. Bu senaryoda saldırganlar bugün şifreli bilgileri topluyor ve gelecekte bilgisayar yeteneklerinin bunları çözmesine imkân vereceğini umuyor.

Hükümet sistemlerindeki zayıf kriptografinin değiştirilmesi yıllar sürebileceğinden hazırlığa, mevcut korumaları kırabilecek kuantum bilgisayarlar ortaya çıkmadan başlanmalı.

İlk adım, hem iletim halindeki hem de depolanan bilgileri koruyan kriptografik algoritmaların bir envanterini çıkarmak. Kimlik doğrulamada kullanılan algoritmalar da bu envantere dahil edilmeli.

Rapora göre bu çalışma, özel kuantum uzmanlığı ya da yeni satın alma gerektirmeden başlatılabilir.

Rapor, envanter gerekliliklerinin mevcut düzenleyici araçlar üzerinden getirilmesini, ulusal kriptografik standartların kuantuma dayanıklı algoritmaları içerecek şekilde güncellenmesini ve elektronik imza ile güven hizmetleri dahil olmak üzere açık anahtar altyapısını yöneten kuralların değiştirilmesini öneriyor.

Ardından hükümetler, sorumlu kurumları belirleyen, sistemleri risk durumuna göre önceliklendiren ve test ile tamamlanma kilometre taşlarını tanımlayan, finanse edilmiş geçiş planları geliştirmeli.

ABD, ulusal güvenlik sistemleri hariç öncelikli federal sistemlerin geçişinin 6,25 milyar euro (7,10 milyar dolar) tutacağını tahmin ediyor. Bu rakam, söz konusu yatırımın ölçeğini ortaya koyuyor.

Rapor ayrıca kriptografik geçişlerin ne kadar uzun sürebileceğini de vurguluyor. Gelişmiş Şifreleme Standardı'nın (AES) yayımlanmasıyla, Triple DES'e yeni koruma uygulanmasına ilişkin Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü'nün (NIST) son tarihi arasında 22 yıl geçmiş. SHA-1'e yönelik ilk teorik saldırı ile bu algoritmanın 2030'da planlanan kullanımdan kaldırılması arasında ise 25 yıl var.

DCO'nun önerdiği yol haritası, eylemleri üç aşamaya ayırıyor. İlk aşama, hükümetlerin kendi sistemlerini anlamasını sağlayan temel önlemler. İkinci aşama operasyonel kapasiteler. Üçüncü aşama ise üye devletlerin işbirliği yoluyla daha etkin geliştirebileceği ileri düzey yetenekler.

Bildirim süreleri ve kriptografik envanterlerin yanı sıra rapor, öncelikli korunması gereken temel hizmetlerin belirlenmesini, siber müdahale ekiplerinin 7/24 personelle desteklenmesini ve savunma amaçlı yapay zekâ araçlarının ihtiyaç duyulmadan önce test edilmesini öneriyor.

Rapor, ilk çalışmanın büyük bölümünün yeni teknoloji geliştirmekten çok mevcut yasaların, prosedürlerin ve idari sistemlerin iyileştirilmesini kapsadığı sonucuna varıyor.

Bununla birlikte uzman ekiplerin sürdürülmesi, personelin eğitilip elde tutulması ve kriptografik geçişin tamamlanması için sürekli finansmana hâlâ ihtiyaç var.

Kıbrıs için öncelik, mevcut bildirim çerçevesini temel alarak uyarıların etkili eyleme dönüşmesini sağlamak. Aynı zamanda savunmasız kriptografik sistemlerin haritasını çıkarıp yükseltmek için uzun vadeli çalışmaya başlamak.

Rapora göre hükümetler, zaten sahip oldukları yetki ve kaynaklarla önemli ilerleme kaydedebilir. Bölgesel işbirliği ise tek tek ülkelerin sürdürmekte zorlanacağı kabiliyetlerin maliyetini paylaşmaya yardımcı olabilir.

Raporun ana mesajı şu: Kurumsal hazırlık için zaman hâlâ var, ama bir saldırı sırasında müdahale edebilme süresi küçülmeye devam ediyor.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://guneyde.com/haber/dijital-isbirligi-orgutu-kibris-yapay-zek-destekli-siber-saldirilara-karsi-savunmasini-guclendirmeli  
Alıntı yaparken kaynak olarak guneyde.com ve bu bağlantıyı gösterin.
