---
title: "Hukukun üstünlüğü halk kültürü olarak"
url: "https://guneyde.com/haber/hukukun-ustunlugu-halk-kulturu-olarak"
markdown_url: "https://guneyde.com/haber/hukukun-ustunlugu-halk-kulturu-olarak.md"
site: "guneyde.com"
language: "tr"
published: "2026-10-12 12:56:28"
updated: "2026-10-12 10:13:52"
category: "Politika"
tags: ["Kıbrıs","Yargı Bağımsızlığı","Hukukun Üstünlüğü","Avrupa Araştırması","JUST-IN"]
source: "Phileleftheros"
---

# Hukukun üstünlüğü halk kültürü olarak

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://guneyde.com/haber/hukukun-ustunlugu-halk-kulturu-olarak  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yazar, Batı kurumsal kültürünün son güvencesi olarak görülen hukukun üstünlüğünün çöküş tehlikesini tartışıyor. Avrupa’daki örnekler üzerinden kurumlara duyulan güvensizliğin bir kültür sorunu olduğunu savunuyor. Ekim 2026’da başlayan JUST-IN projesiyle yargı bağımsızlığının vatandaş algısıyla incelenmesi hedefleniyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-12 12:56
- **Kategori:** [Politika](https://guneyde.com/kategori/politika)
- **Etiketler:** Kıbrıs, Yargı Bağımsızlığı, Hukukun Üstünlüğü, Avrupa Araştırması, JUST-IN
- **Yazan:** Guneyde.com
- **Kaynak:** [Phileleftheros](https://www.philenews.com/apopsis/paremvaseis-ston-f/article/1781055/to-kratos-dikeou-os-laiki-koultoura/)

![Hukukun üstünlüğü halk kültürü olarak](https://guneyde.com/assets/uploads/2026/10/1c0eb66a5a04e602615789a84ef84794.jpg)

Batı kurumsal kültürünün son güvenlik mekanizması olan **Hukukun üstünlüğü** çöküp bizi kaosa sürüklemeyle tehdit ettiğinde ne yapabiliriz? Bu ihtimali artık açıkça tartışıyor olmamız şaşırtıcı olmamalı.

Kendi deyişiyle… Doğu’muzda, Hukukun Üstünlüğü’nün kurumsal krizden çıkışın arındırma ve aydınlatma aracı olarak işlev görebileceği tüm kritik anlarda, öncelikle yürütme erki, yargının hoşgörüsüyle ya da desteğiyle, en iyi ihtimalde yetersiz görünmüş, en kötü ihtimalde krizi derinleştirmiştir: Yunanistan’da Tempi, Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı’na uzanan yolsuzluk iddiaları, Romanya’da kendine özgü sapma, Sırp siyasi liderliğinin Novi Sad tren istasyonundaki kazadan sorumlu olanların sorumluluğunu zamanında yerine getirmemekte ısrar etmesi, Arnavutluk’ta çevreci kuruluşların iddialarına göre hükümetin eşsiz bir biyotopta yasa dışı ve akıl almaz bir şekilde inşa etme niyeti.

Vatandaşların zaman zaman ve yer yer tepkilerine, kitlesel gösterilerde ve alttan gelen siyasi baskıda ifade bulan demokrasi patlamalarına rağmen, demokrasileri uçuruma daha da yaklaştıran karşı-kurumsal ideoloji sağlam duruyor.

Sorun, Avrupa’daki birçok önde gelen hukukçunun tespit ettiği üzere, kurumların kendisinden ziyade vatandaşların kurumlara bakışı. Bunu anlamalı ve bir gerçek olarak kabul etmeliyiz: İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez, önemli bir vatandaş kesimi demokratik hakları güvence altına alan ve liberal kazanımları sağlayan Hukukun Üstünlüğü’nü başarısız ve dolayısıyla gereksiz görüyor. Ya da gereksiz görüyorlar ve bu yüzden Hukukun Üstünlüğü başarısız oldu.

Önemli tiyatro yazarı Thanasis Triaridis’in Giorgos Savvinidis’e verdiği röportajda eşsiz ve ürpertici bir doğrulukla anlattığı gibi, “Korku ve umutsuzluğa karşı tatlı bir uzlaşmaya kaydık.”

Hukukun Üstünlüğü’nün itibarı nasıl yeniden tesis edilebilir? Elbette kurumsal hafızaya yapılan çağrı yeterli değil. Demokrasinin güzel yanlarına övgü de yetmez. Çoklu kriz çağında, kontrolsüz enflasyon, jeopolitik saçmalık döneminde vatandaşlar maddi güvenceler istiyor.

Belki ilk adım, Hukukun Üstünlüğü’nün sadece bir dizi yasa ve kurumsal güvence olmadığını anlamaktır. Öncelikle bir kültürdür. Adaleti nasıl algıladığımızın, iktidarla ilişkimizin ve başkalarının haklarına bakışımızın yoludur. Bir ülke örnek bir Anayasaya sahip olabilir ve aynı zamanda keyfiliği tolere edebilir. Yargı bağımsızlığını güvence altına alabilir, ancak vatandaşları adaletin güçlüler ve güçsüzler için farklı dağıtıldığına inanabilir. Gerçek meydan okuma, dolayısıyla Hukukun Üstünlüğü’nü hukukçuların ve kurumların meselesi olmaktan çıkarıp halk kültürü haline getirmektir. Eşitlik, hesap verebilirlik ve hakların korunması için günlük toplumsal bir talep haline getirmek, hatta onlarla hemfikir olmadığımız haklar için bile.

Bu krizin merkezinde Yargının bağımsızlığı yer alıyor. Hukukun Üstünlüğü bununla sınırlı olmadığı için değil, iktidarı denetleyebilen ve kendini denetleyebilen bir Yargı olmadan diğer kurumsal güvencelerin boş bir laf olmaya riskiyle karşı karşıya kalması nedeniyle.

Tam da bu yönde ilerliyor **Ekim 2026**’da başlayan, 10 ülkeden 15 ortağın katılımıyla, aralarında önde gelen Avrupa üniversiteleri ve iki Kıbrıs kuruluşu **Center for Social Innovation – CSI** ve Oxygono’nun da bulunduğu Avrupa araştırma projesi **JUST-IN: Justice in Context**.

JUST-IN, Horizon Europe programı tarafından finanse ediliyor ve yargı bağımsızlığını sadece yasalar üzerinden değil, günlük sosyal pratikler ve vatandaşların algıları üzerinden incelemeyi amaçlıyor. Odak noktasında, Kıbrıs’ın da aralarında bulunduğu dört ülkede Vatandaş Gözlemcilikleri oluşturarak toplumun Adalet hakkındaki diyaloğa daha somut katılım sağlaması yer alıyor.

Artık açık: Hukukun Üstünlüğü sadece onu profesyonel olarak uygulayanlar tarafından kurtarılmayacak. Onun değerini anlayan ve uygulanmasını talep eden vatandaşlar gerekiyor. Hukukun Üstünlüğü krizi bir kültür krizi ise, savunusu toplumun kendisinin meselesi haline gelmelidir.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://guneyde.com/haber/hukukun-ustunlugu-halk-kulturu-olarak  
Alıntı yaparken kaynak olarak guneyde.com ve bu bağlantıyı gösterin.
