Çarşamba sabahı Akrotiri Hava Üssü'nde "Wideawake Operasyonu" olarak bilinen güvenlik ihlali protokolünün devreye girmesi, gerçek bir güvenlik olayı değil, bir tatbikatti. İngiliz Üsleri sözcüsü Korina Orphanides, durumun test amaçlı olduğunu açıkladı.
Orphanides yaptığı açıklamada, "Rutin ihtiyati tedbirler kapsamında güvenlik protokolleri düzenli olarak test ediliyor. Bu sabah RAF Akrotiri'de böyle bir test gerçekleştirildi" dedi.
Sabahın erken saatlerinde üs personeline "Wideawake Operasyonu"nun başlatıldığı bildirilmişti. Personelden, çalışma alanlarını şüpheli eşyalar açısından kontrol etmeleri ve şüpheli bir durumla karşılaştıklarında yerel acil durum servislerine ve İngiliz Üsleri saha operasyonları ekibine haber vermeleri istenmişti.
Ayrıca operasyon yürürlükteyken üs içinde hiçbir hareketlilik olmaması gerektiği de personele iletilen talimatlar arasındaydı.
Normal şartlarda "Wideawake Operasyonu", sadece üslerdeki üst düzey subaylar tesisin teröristler tarafından ihlal edilmiş olabileceğine inandığında devreye alınıyor.
Protokolün gerçek hayatta en son dikkat çeken uygulaması ise geçen yıl ekim ayında yaşanmıştı. İngiltere'deki Larkhill Kraliyet Topçu Birliği kışlasına giren hırsızlar, bir tankerden yakıt çalmış ve bunun üzerine alarm verilmişti.
Bu tatbikat, İngiliz Üsleri'nin mercek altına alındığı bir döneme denk geliyor. Zira Akrotiri, geçen mart ayında İran yapımı bir insansız hava aracının (İHA) saldırısına uğramıştı. Üsler ayrıca, İngiltere'nin Orta Doğu'daki operasyonlarında üs olarak kullanılıyor; İngiliz uçakları bu üslerden havalanarak İran'ın ABD ve İsrail ile yaşadığı çatışmalar sırasında fırlatılan İran İHA'larını vurup düşürmüştü.
Kıbrıs'taki üsse düzenlenen saldırının ardından, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin "ABD bombardıman uçakları tarafından kullanılmadığını" netleştirmeye çalışmıştı. Ancak İHA'nın, Amerikan Lockheed U-2 keşif uçaklarının bulunduğu bir hangarı hedef aldığı tahmin ediliyor.
Söz konusu U-2 uçakları, "Zeytin Hasadı Operasyonu" olarak bilinen misyon kapsamında, Orta Doğu üzerinde keşif uçuşları yapmak için Akrotiri'den havalanıyor.
Orta Doğu'daki çatışmalar patlak vermeden önce ise İngiliz Daily Telegraph gazetesi, "Rus casusların" Akrotiri üssü yakınında çok sayıda ev satın almış olabileceğini yazmıştı. Bu durum, söz konusu mülklerin üssün operasyonlarını gözetlemek ve güvenliğini ihlal etmek amacıyla kullanıldığına dair korkuları artırmıştı.
The Times gazetesi ise üsse isabet eden İHA'nın içinde Rus yapımı bir Kometa-B navigasyon sistemi bulunduğunu ortaya çıkarmıştı. Bu navigasyon sisteminin, geçen yıl aralık ayında Ukrayna hava savunma sistemleri tarafından ele geçirilen Rus İHA'larında ilk kez görüldüğü belirtilmişti.
Benzer casusluk endişeleri, geçen yıl haziran ayında hem Azerbaycan hem de İngiltere vatandaşı olan bir kişinin, Akrotiri üssü ile Baf'taki Andreas Papandreu Ulusal Muhafız Hava Üssü'nü casusluk yaptığı şüphesiyle tutuklanmasıyla da gündeme gelmişti.
Yunanistan ve Kıbrıs yetkilileri, bu davanın geçen ay Girit adasındaki bir askeri üssü gözetlediği için hapis cezasına çarptırılan başka bir Azerbaycanlı erkeğin davasıyla bağlantılı olabileceğine inanıyor.