AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Cuma günü Rusya'ya karşı 21. yaptırım paketinin hazırlanması çağrısında bulundu. Kallas ayrıca İran ile müzakerelerin yalnızca nükleer meseleyle sınırlı tutulması halinde, orijinal Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) daha zayıf bir anlaşma ortaya çıkabileceği uyarısını yaptı.
Kallas, Lefkoşa'daki gayri resmi AB zirvesine gelişinde yaptığı açıklamada, Perşembe günkü görüşmelerin AB'nin karşı karşıya olduğu uluslararası krizlere ve özellikle Ukrayna meselesine odaklandığını söyledi.
Kallas, Ukrayna'ya sağlanan 90 milyar euroluk kredinin onaylanmasını ve Rusya'ya karşı 20. yaptırım paketinin kabul edilmesini olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi. Başbakanların 21. paket üzerinde çalışmaya devam edilmesini istediğini belirten Kallas, Rusya'ya AB'yi yıpratamayacağı ve Birlik'in Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceği mesajının verilmesi gerektiğini vurguladı.
Ortadoğu konusunda Kallas, bölgedeki savaşların tüm üye devletleri etkilediğini ve AB'nin barış ile istikrar için daha fazla ne yapabileceğini değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Kallas, İran ile müzakerelerin yalnızca nükleer meseleye odaklanmasından endişe duyduğunu ifade etti. Herhangi bir anlaşmanın Tahran'ın füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği de kapsaması gerektiğini belirtti.
İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması olasılığı sorulduğunda Kallas, müzakerelerin nükleer uzmanların katılımı olmadan sadece nükleer meseleyle sınırlı kalması halinde ortaya çıkacak anlaşmanın JCPOA'dan daha zayıf olabileceği uyarısında bulundu. İran'ın füze programı, silahlı gruplara desteği ve Avrupa'daki hibrit ve siber faaliyetlerinin ele alınmaması durumunda "daha tehlikeli bir İran ile karşı karşıya kalacağımızı" söyledi.
Kallas, seyir serbestisinin pazarlık konusu yapılamayacağını ve Hürmüz Boğazı'nın geçiş ücreti olmaksızın açık kalması gerektiğini belirtti. Bölgede halihazırda konuşlanmış olan AB'nin Aspides ve Atalanta operasyonlarının gemi, araç ve yeteneklerle takviye edilebileceğini ve bunun gönüllüler koalisyonunu desteklemenin en hızlı yolu olacağını söyledi.
Bölgesel ortaklar konusunda Kallas, AB'nin Suriye ile ilişkilerini derinleştirmeyi planladığını ve Mayıs ayında dışişleri bakanları düzeyinde üst düzey bir siyasi diyalog toplantısının yapılacağını açıkladı. Avrupa'nın Suriye'ye anayasa ve kurum inşası konularında yardım edebileceğini belirtirken, kapsayıcı yönetimin sağlanması ve Hristiyanlar dahil çeşitli toplulukların endişelerinin ele alınması gerektiğini vurguladı.
Lübnan konusunda Kallas, ülkenin silahlı kuvvetlerinin Hizbullah'ı silahsızlandırmak ve devlet kontrolünü güçlendirmek için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. AB'nin ayrıca Ürdün'ün savaşa ilişkin değerlendirmesini dinlemek istediğini belirtti; çünkü Amman, Filistin'i ve Filistinli mültecileri destekliyordu.
Kallas, AB dışişleri ve savunma bakanlarının UNIFIL'in görev süresinin sona ermesinin ardından AB'nin kendi misyonunu kurup kuramayacağını tartıştığını söyledi. Bu misyonun aynı görev tanımıyla değil, Lübnan'ın mevcut ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olacağını belirtti.