Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Christodoulides, BM Genel Sekreteri António Guterres'in ziyaretinin öncesinde, Kıbrıs sorunu özel temsilcisi María Ángela Holguín ile görüştü. Bu görüşme, Guterres'in Kıbrıs'a yapacağı ziyaret öncesinde gerçekleşti ve Başkan, Guterres'in ziyaretinin adanın geleceği için önemli bir adım olabileceğini umuyor.
Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Guterres'in ziyaretinin, Kıbrıs'ta yaşayan tüm topluluklar için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Letymbiotis, ayrıca Guterres'in, Başkan Christodoulides ve Türk Kıbrıs lideri Tufan Erhürman ile ayrı ayrı görüşeceği bilgisini paylaştı.
Letymbiotis, Guterres'in ziyaretinin, adanın geleceği için önemli bir adım olabileceğini ve hükümetin, bu ziyaretin, genişletilmiş bir konferansın toplanması için bir başlangıç olmasını umduğunu söyledi. Ayrıca, Türk tarafının tutumunun, görüşmelerin önünde önemli bir engel oluşturduğunu da belirtti.
Letymbiotis, Guterres'in, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefon görüşmesi yaptığı bilgisini de paylaştı ve Başkan Christodoulides'in, Ankara'nın niyetlerini doğrudan Guterres'e ileteceğini söyledi.
Görüşmelerin, herhangi bir ortak noktaya ulaşıp ulaşmadığının sorulduğu Letymbiotis, mevcut BM Güvenlik Konseyi kararlarının, hâlâ geçerli olduğunu ve hükümetin, herhangi bir umut beslemeyecek bir tutum içinde olmadığını belirtti.
Türk Dışişleri Bakanı'nın, Holguín'e iki devletli çözüm konusunda baskı yaptığı iddialarının sorulduğu Letymbiotis, bu konuya ilişkin herhangi bir yorumda bulunmaktan kaçındı, ancak BM'nin, sadece bizonal, bicommunal bir federasyon temelinde bir çözümün görüşüldüğünü tekrarladı.
Letymbiotis, ayrıca Guterres'in, 2017'deki başarısız görüşmelerin ardından ortaya atılan Crans-Montana çerçevesini güncelleyeceği iddialarına ilişkin olarak, hükümetin, görüşmelerin, önceki noktadan devam etmesini istediğini ve önceki ilerlemelerin korunmasını istediğini belirtti.
Son olarak, Letymbiotis, herhangi bir çözüm çerçevesinde, bizonal, bicommunal federasyon temelinden sapabilecek 'yapıcı belirsizlikler' konusunda hükümetin tutumunun sorulduğu üzerine, Kıbrıs'ın 'sürekli kırmızı çizgileri' konusunda herhangi bir belirsizliğin olamayacağını ve hükümetin, sadece kendi pozisyonunu değil, uluslararası toplumun ve Avrupa Birliği'nin pozisyonunu da temsil ettiğini söyledi.