Ben bir Kıbrıs vatandaşıyım, bir anneyim, bir büyükanneyim ve adamızı ve onun temsil ettiği her şeyi derinden seven bir insanım.
Bu yazıyı siyaset veya kişisel çıkar için değil, ülkemizin durumuna duyduğum hayal kırıklığı ve endişe nedeniyle yazıyorum. Ülkemiz güzellik, tarih, misafirperverlik ve turizmle kutsanmış bir yer; ancak küçük bir ada için kolayca yönetilebilecek alanlarda giderek daha fazla ihmal ediliyor.
Seyahat eden, misafirler ağırlayan ve turistlerin Kıbrıs'ı nasıl deneyimlediğini gören biri olarak, sessiz kalmanın artık sorumlu bir tutum olmadığını hissettiğim için kamuoyu önünde konuşma ihtiyacı duyuyorum.
Asıl sorunlarımız temizlik, terk edilmiş alanlar, çöp ve kamusal alanlara saygı eksikliği. Bunun turizmi ve ulusal gururu nasıl etkilediğini düşünmeliyiz. Hem hükümetin hem de halkın sorumluluğu nedir?
Hâlâ Kıbrıs'ın güzellik, temizlik, düzen ve gurur açısından bir örnek haline gelebileceğine inanıyorum. Ancak bu, hepimizin eyleme geçmesini, hesap verebilirliği ve zihniyet değişimini gerektiriyor.
Bu mektup öfkeyle yazılmadı. Evim dediğim ülkeye duyduğum sevgiyle yazıldı.
Annie Vassiliades