Çevre örgütü Terra Cypria, yani Kıbrıs Koruma Vakfı, çarşamba günü Ayia Napa deniz mağaralarında tekneler için yıl boyunca yasak uygulanmasını istedi. Vakıf, bölgede yapılan yerinde incelemede eğlence teknelerini, kaçak balıkçılığı ve diğer insan faaliyetlerinin alanı zorladığını tespit ettiğini belirtti. Bu mağaralar, Kıbrıs'ta nesli tehlike altındaki Akdeniz keşiş foku için en önemli yaşam alanlarından biri.
Cape Greco'daki Ayia Napa Deniz Mağaraları Deniz Koruma Alanı, Kıbrıs'taki türün en büyük alt popülasyonlarından birini barındırıyor, diye açıkladı vakıf. Buna rağmen tekneler, alanın çekirdek bölgesinden yalnızca her yıl 1 Kasım ile 30 Nisan arasında geçemiyor ve orada demirleyemiyor. Adadaki diğer üç korunan deniz mağarası alanında ise yasak yıl boyunca geçerli.

Terra Cypria, pazartesi günkü ziyaretinde eğlence teknelerinin mağaralardan geçip demirlediğini, insanların rahatsız ettiğini ve deniz mağaralarına girip bölgeye bakan deniz kemerine kadar ulaştığını gördü. Ayrıca kıyı boyunca kaçak balıkçılık ve inşaat faaliyetleri ile önemli olumsuz etkisi olan diğer faaliyetleri de tespit ettiğini bildirdi.
Kıbrıs'ta keşiş fokları çoğunlukla Eylül ile Aralık ayları arasında deniz mağaralarında yavrular. Anneler yiyecek ararken yavrularını genellikle mağaralarda bırakıyor. Vakfa göre insan rahatsızlığı, annelerin yeni doğmuş yavrularını terk etmesinin ve hamile dişilerin uygun, güvenli barınaklarını bırakmasının başlıca nedenlerinden biri.

Yetkililere çağrı
Terra Cypria, Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı'nın Ayia Napa alanını Cape Greco Natura 2000 Özel Koruma Alanı'nı genişleterek Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çevresel öneme sahip alanlar listesine eklemek için Avrupa Komisyonu'na sunduğu resmi öneriyi memnuniyetle karşıladı.
Ancak vakıf, yetkili bakanlığı Ayia Napa deniz koruma alanında balıkçılığı ve tekne trafiğini yasaklayan kararnameyi (KDP 46/2023) gözden geçirip değiştirmeye çağırdı. Böylece kararnamedeki hükümler, diğer tüm benzeri alanlardakilerle uyumlu hale gelsin. Vakfa göre özellikle teknelerin ve diğer deniz araçlarının geçişine ve demirlemesine yönelik yıl boyu yasak şart.
Vakıf ayrıca alandan sorumlu kurumlara, yasanın düzgün uygulanması ve foklarının etkili biçimde korunması için kapsamlı ve sistematik bir izleme ve denetim programını derhal hayata geçirmeleri çağrısında bulundu.

2019 ile 2025 yılları arasında hükümet kontrolündeki bölgelerde keşiş foku için önemli dört alan belirlendi. Bunlar Akamas Yarımadası'ndaki Peyia Deniz Mağaraları ile Halavro Deniz Mağarası, Cape Greco'daki Ayia Napa Deniz Mağaraları ve Agios Georgios Alamanou'daki deniz mağarası.
Bu mağaralar, balıkçılık kaynaklarını ve su organizmalarını korumak amacıyla Balıkçılık Yasası'nın (Cap. 135) 5A maddesi uyarınca deniz koruma alanı ilan edildi. Çekirdek alanlarda tüm balıkçılık yasak. Çevrelerindeki tampon bölgelerde ise profesyonel kıyı balıkçılığı lisansı bulunuyor. Çekirdek alanlarda, motorsuz olanlar dahil, teknelerin ve diğer deniz araçlarının geçişi ve demirlemesi de yasak.
Kıbrıs'ın kıyı sularında, türe uygun barınak olarak görülen ve önemli keşiş foku yaşam alanları olarak izlenen 17 deniz mağarası bulunuyor. Üremesi doğrulanmış olanlar üreme mağarası, fokların kullandığı kaydedilenler ise dinlenme mağarası olarak sınıflandırılıyor.
Türün hükümet kontrolündeki bölgelerdeki en önemli alanları Akamas Yarımadası, Cape Greco ve Agios Georgios Alamanou. İngiliz Egemen Üs Bölgeleri'nde ise Akrotiri Yarımadası ile Cape Pyla öne çıkıyor.

Tehditler
Akdeniz keşiş foku (Monachus monachus), dünyadaki 33 fok türünün en nadir olanı. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) Tehlike Altındaki Türler Kırmızı Listesi'nde 'savunmasız' olarak yer alıyor ve Avrupa'nın en tehlike altındaki deniz memelisi sayılıyor.
Türün küresel popülasyonu yaklaşık 1.000 civarında; bunun yarısı Yunan sularında. 2025 tahminine göre Kıbrıs'ta yaklaşık 20 ila 22 fok bulunuyor.
Vakfa göre türün başlıca tehditleri şunlar: habitat kaybı ve bozulması, yakın alanların kentleşmesi ile turizm ve eğlence faaliyetlerinin baskısı. Deniz kirliliği de bir tehdit. Toksinler ve mikroplastikler besin zinciri yoluyla hayvanların vücutlarında birikerek sağlıklarına zarar verebiliyor. Genç ve yeni doğmuş fokların ise kazara balıkçılık ekipmanına dolanması söz konusu.
Aşırı avcılık fokların besin kaynağını azaltıyor. Yabani popülasyonda yayılan salgınlar da Akdeniz'de ciddi bir tehdit oluşturuyor. İklim değişikliği de deniz mağaraları gibi deniz ekosistemlerini öngörülemez biçimde etkileyebiliyor. Sık ve şiddetli hava olayları yavru ölümlerini artırıyor, yükselen deniz seviyesi ise uzun vadede fokların kara yaşam alanlarını daha az uygun hale getiriyor.