Güvenli Okul Ekibi'nin (OAS) yıllık raporuna göre 2024-2025 akademik yılında Kıbrıs okullarında fiziksel ve sözlü şiddet en yaygın şiddet türleri olarak kayıt altına alındı. Siber zorbalık ise belirgin bir artış gösterdi. Ekip, 98 okulda toplam 510 olayı kayıt altına aldı.
Rapora katılan 98 okul, tüm eğitim kademelerindeki ve bölgelerdeki okulların yüzde 13,19'unu temsil ediyor. Tek bir olay birden fazla şiddet türünü içerebiliyor. Ortaöğretim genel eğitim okulları tüm kategorilerde en fazla olayın yaşandığı ve en yoğun şiddet düzeylerinin kaydedildiği kurumlar oldu.
Vurma, tekmeleme, yumruklama, çelme takma ve eşyaya zarar verme gibi eylemleri kapsayan fiziksel şiddet, 293 olayla en sık kaydedilen şiddet türü oldu. Hakaret, alay, tehdit ve el-kol hareketlerini içeren sözlü ve sözsüz şiddet 223 olay olarak kayıtlara geçti. Kundakçılık ve hırsızlık dahil diğer olaylar 58, siber zorbalık 24, dedikodu yayma ve dışlama gibi sosyal şiddet 20, cinsel şiddet ise 16 olay olarak tespit edildi.
Oyun alanları, 230 olayla şiddetin en sık yaşandığı yerler olarak belirlendi. Sınıflar 170, koridorlar 49, diğer okul alanları 27, tuvaletler 18, çok amaçlı salonlar 15, soyunma odaları 11, merdivenler 5 ve ders saatlerinde çevrimiçi ortam 5 olayla sıralandı. Olayların yüzde 96'sında aynı okulun öğrencileri yer aldı; dışarıdan kişiler olayların yalnızca yüzde 4'ünde rol oynadı.
Irkçı olaylar en çok görünüş, öğrenme becerileri, kişilik veya sosyal becerileri hedef aldı. Ten rengi, ırkçı davranışların en yaygın gerekçesi olurken bunu etnik köken izledi. Üçüncü sırada ise ağırlıklı olarak kiloyla ilişkilendirilen görünüş yer aldı.
Eğitim Psikolojisi Servisi'nin nitel verileri, okul şiddetinin temel nedenlerinin aile sorunları, sosyal izolasyon ve okula uyum güçlükleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Suça yönelik davranışla ilişkilendirilen okul faktörleri arasında yetersiz pedagojik uygulamalar, okul iklimi ve öğretim tarzı yer alıyor. Rapor, ilkokul düzeyinde erken tespit edilemeyen vakaların çocukların ortaokula ciddi güçlüklerle geçmesine yol açtığını belirtti. Anaokulundan veya ilkokuldan itibaren erken tespit edilen vakaların bile çocuğun eğitim hayatı boyunca sorun yaratmaya devam ettiği gözlemlendi.
Kayıt altına alınan 510 olayın yüzde 44,5'i herhangi bir sevk veya bildirim gerektirmedi. Sevk edilen olaylardan 124'ü Eğitim Psikolojisi Servisi'ne, 141'i diğer birimlere — çoğunlukla okul disiplin kuruluna veya velilere bildirim şeklinde — 104'ü Acil Müdahale Ekibi'ne, 45'er tanesi Çocuk Ruh Sağlığı Servisi'ne ve Sosyal Refah Hizmetleri'ne, 36'sı Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir birime ve 28'i polise yönlendirildi. Toplamda olayların yüzde 51,76'sı Eğitim Bakanlığı birimlerine, yüzde 23,92'si ise diğer kurumlara sevk edildi.
Rapor, öğretmenlerin mentör rolü üstlendiği okullarda suça yönelik davranışların azaldığını ve öğrenme çıktılarının iyileştiğini tespit etti. Bu bulgulara dayanarak rapor, soyunma odaları, tuvaletler, koridorlar ve merdivenler dahil tüm okul alanlarında denetimin güçlendirilmesini önerdi. Ayrıca hem öğretmenlerin hem öğrencilerin şiddeti tanıma kapasitesinin artırılmasını tavsiye etti. Rapor, kimliği belli olmadan okul alanlarını izleyen eğitimli kişiler olan gizli gözlemcilerin kullanılmasını da teşvik etti. Bu uygulama hem önleme hem de olayların erken tespiti açısından yeterli gözetimi sağlamayı amaçlıyor.