Icerige atla
Genel ⭐ 72/100

Kıbrıs sahillerindeki plastik kirliliğinin büyük bölümü denizden geliyor

Kıbrıs sahillerindeki plastik kirliliğinin büyük bölümü denizden geliyor

Kıbrıs sahillerindeki mikro ve mezoplastik kirliliğinin birincil kaynağı nehirler ya da kıyı akıntıları değil, denizin kendisi. Adanın kıyı şeridindeki plastik atıkları inceleyen ilk kapsamlı bilimsel çalışma bu sonuca ulaştı.

Journal of Environmental Chemical Engineering dergisinde yayımlanan araştırma, 2022 yılının ilkbahar ve sonbahar aylarında yaklaşık 500 kilometrelik kıyı şeridi boyunca 16 farklı noktadan numune topladı. Sonuçlara göre kıyı şeritlerinin yüzde 69'u deniz kaynaklı atıklara maruz kalırken, yalnızca yüzde 6'sı kara kaynaklı girdilerle bağlantılı çıktı. Kıyı şeritlerinin dörtte birini ise deniz kaynaklı plastik kirleticiler ağır biçimde etkiledi.

Araştırmanın baş yazarı Dr. Ioannis Savva şunları söyledi: "Sonuçlarımız, kıyıda bulunan parçalanmış plastiklerin ağırlıklı olarak nehirlerden veya kıyı akıntılarından değil, deniz ortamından kaynaklandığını gösteriyor. Bu durum, sorunun açık deniz kirliliğiyle daha yakından bağlantılı olduğuna işaret ediyor ve yönetim stratejilerinin buna göre uyarlanması gerekiyor."

Araştırmada mikroplastik yoğunluğu ortalama metrekare başına 336 parçacık olarak ölçüldü; bazı örneklerde bu rakam metrekare başına 4.020 parçacığa ulaştı. Mezoplastik yoğunluğu ise ortalama metrekare başına 107,5 parçacık olarak belirlendi. Hazırlık aşamasındaki bir takip çalışması, metrekare başına 20.600 parçacığa varan daha yüksek seviyeler kaydetti.

Hidrodinamik maruziyeti ve mevsimsel değişkenlik, plastiklerin sahillerde nasıl biriktiğini güçlü biçimde etkiledi. Rüzgâra açık kıyılarda daha yüksek yoğunluklar kaydedildi. Kıyı morfolojisi de parçacıkların sahilde ne kadar süre kaldığını şekillendirdi.

Polietilen, polipropilen ve polistiren gibi düşük yoğunluklu polimerler en sık tespit edilen türler oldu. Bu sonuç, söz konusu plastiklerin deniz yüzeyinde yüzme ve okyanus akıntılarıyla taşınma eğilimleriyle uyumlu çıktı.

Araştırma ayrıca mikroplastik, mezoplastik ve sahil makro çöp verilerini birleştirerek deniz kaynaklı ile kara kaynaklı kirlilik bölgelerini birbirinden ayırt eden bir sınıflandırma yaklaşımı ortaya koydu.

Dr. Savva şu değerlendirmede bulundu: "Bu çalışma, okyanus akıntılarının ve maruziyet koşullarının kıyı kirliliği örüntülerini şekillendirmedeki kritik rolünü vurguluyor. Yaklaşımımız, yetkililerin temizlik ve önleme çalışmalarını önceliklendirmesine yardımcı olarak daha hedefli ve etkili bir kıyı yönetimini destekleyebilir."

Araştırmayı Dr. Savva ve ortak yazar Dror L. Angel, Haifa Üniversitesi ile Kıbrıs Üniversitesi Oşinografi Merkezi iş birliğiyle yürüttü.

Paylaş: