Icerige atla
Ekonomi ⭐ 82/100

Kıbrıs'ta 'çalışan yoksullar' dönemi başladı

Kıbrıs'ta 'çalışan yoksullar' dönemi başladı

Kıbrıs'ta yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranı son dört yıldır yüzde 17 civarında sabit kalıyor. Ulusal Yoksullukla Mücadele Ağı, bu durumun ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirterek "çalışan yoksullar dönemine girdik" açıklamasını yaptı.

Ağ'a göre yoksulluğun bir cinsiyeti ve yaşı var. Kadınlar, özellikle tek ebeveynler, yoksulluk riski altındaki en kırılgan grupların başında geliyor. Ayrıca 65 yaş üstü bireyler de yüksek risk grubunda yer alıyor.

Ağ'ın Başkanı Eleni Karaoli, Kıbrıs Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, yoksullukla mücadele için bir ulusal strateji oluşturulması gerektiğini söyledi. Karaoli, bu stratejinin "yapbozun tüm parçalarını bir araya getirme" görevi üstlenmesi ve bütüncül çözümler sunması gerektiğini vurguladı.

Karaoli, Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı sırasında yoksullukla mücadeleye yönelik bir Avrupa stratejisinin açıklanacağını umduğunu ifade etti ve bunun "muhtemelen Mayıs ayında" gerçekleşebileceğini belirtti. Dönem başkanlığı kapsamında 4-5 Haziran tarihlerinde Ağ, yoksulluk ve sosyal dışlanma yaşayan kişiler için bir konferans düzenleyecek.

Pazartesi günü Kıbrıs İstatistik Servisi, 2025 yılında yaklaşık 167.000 kişinin yani nüfusun yüzde 17,1'inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu gösteren verileri yayımladı. Bu oran 2022'de yüzde 17,5, 2023'te yüzde 17,4, 2024'te ise yüzde 17,1 düzeyindeydi.

Karaoli, ekonominin iyi gittiği raporlanırken bu oranın düşmemesinin "endişe verici" olduğunu söyledi.

Karaoli, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında erkeklere kıyasla daha fazla kadının bulunduğunu belirtti. Tek ebeveynler, yalnız yaşayanlar ve huzurevlerindeki bireyler de risk grubunda yer alıyor. En büyük tehlikeyle karşı karşıya olan grup ise 65 yaş üstü kadınlar. Karaoli, tek ebeveynlerin ezici çoğunluğunun kadın olduğuna da dikkat çekti.

Karaoli, göçmenlerin de ciddi sorunlarla karşılaştığını belirterek "sekiz kişi perişan bir dairede birlikte yaşayabiliyor" dedi.

"'Çalışan yoksullar' dediğimiz bir döneme girdik. Bir hanedeki her iki yetişkin de çalışıyor olabilir, hatta çocukları da çalışıyor olabilir ve yine de temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorlar" diye konuştu.

Karaoli, enflasyonun istikrar kazanmasına rağmen fiyatların düşmediğini söyledi. Artan enerji ve yakıt fiyatlarının gıda ve hizmetlere yansıdığını ekledi.

Konut fiyatlarının da özellikle gençler için karşılanabilir olmadığını belirtti.

Karaoli, yoksulluk içinde yaşayan kişilerin fotovoltaik panel veya konut gibi devlet programlarına erişmekte zorlandığını söyledi. Bu programlarda vatandaşların önce masrafı kendilerinin karşılayıp ardından devletten geri talep etmesi gerekiyor.

Avrupa'da ise hükümetlerin hak sahiplerine kupon verip ardından şirketlere doğrudan ödeme yaptığını belirtti.

Yoksulluk içindeki ailelerin yaşadıklarını anlatan Karaoli, bu kişilerin öncelikle durumlarını kabul etmekte zorlandığını söyledi. Çoğu insan bir sonraki maaşa kadar nasıl geçineceğini ve yeterli parası olup olmayacağını düşünüyor. Bazıları ise Ağ aracılığıyla fırın ve restoranlardan belirli günlerde yiyecek yardımı alıyor.

Sorunların bununla sınırlı kalmadığını belirten Karaoli, birçok kişinin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Karaoli ayrıca bu aileleri destekleyecek altyapı eksikliğine, özellikle okul sonrası bakım tesislerinin yetersizliğine dikkat çekti.

Paylaş: