Hem kamu hem özel hastanelerde üniversite klinikleri kurulacak. Uzmanlık eğitimi alan doktorlar hem Devlet Sağlık Hizmetleri Örgütü'nde (OKİPİ) hem de özel sektörde eğitim görebilecek. Tek ve vazgeçilmez koşul ise şu: Sürece dahil olan her hastanenin, yasanın belirleyeceği tüm ön koşulları ve kriterleri karşılaması.
Klinikler ile akademisyen doktorlar arasındaki sorumluluklar, yetkiler ve roller birbirinden ayrı olacak; hastanelerle tıp fakültelerinin rolleri de aynı şekilde net biçimde ayrılacak.
Hastalar karar alma süreçlerinde rol sahibi olacak ve araştırma programlarına katılımları konusunda söz hakkı bulunacak; hatta bir işlemi reddetme ya da yarıda kesme hakkına sahip olacaklar.
Üniversite kliniklerine ilişkin yasa tasarısı, Sağlık Bakanlığı'nın halihazırda yaptığı toplam yedi değişiklikle birlikte 24 saat içinde Meclis'e sunulacak ve tabloyu büyük ölçüde netleştiriyor.
Tasarı aynı zamanda, başta özel sektör olmak üzere ilgili tarafların kaygılarına da yanıt veriyor ve bu reform çerçevesinde kamu ile özel sektörün aynı şekilde muamele görüp görmeyeceğine dair tartışmalara son veriyor.
Kamu ve özel hastanelerin, öngörülen koşulları karşılamaları halinde üniversite kliniklerinin işletilmesine ve tıp uzmanlık eğitimine katılabileceğini, Sağlık Bakanı Neofitos Haralambidis bizzat açıkladı. Bakan bu açıklamayı, ilgili yasa tasarısının dün Meclis Sağlık Komitesi'nde görüşülmesi sırasında yaptı.
Sağlık Bakanı, uzmanlık eğitimi alan doktorların eğitiminde mevzuatın ve Yunanistan'la yapılan devletlerarası anlaşmanın gereklerinin geçerli olmaya devam edeceğini söyledi. Haralambidis bununla birlikte yeni değişiklikler kapısını da açık bıraktı: "Bugün Yunanistan'la var olan anlaşmada gelecekte yapılacak bir değişiklik, sonrasında mevzuatın tadil edilmesini gerektirmeyecek şekilde ele alınabilir."
Konuyu özellikle vurguyla gündeme getiren Kıbrıs Özel Hastaneler Birliği Başkanı Marios Karaiskakis, yasa tasarısının mevcut hükümlerinin özel sektörün rolünü tanımasına rağmen, fiilen özel hastaneleri lisans düzeyindeki üniversite eğitiminden bile dışladığını savundu.
Aynı doğrultuda konuşan Kıbrıs Tabipler Birliği Başkanı Petros Agathangelou, kamu ve özel hastaneler için ortak, katı ve nesnel kriterlerden yana olduğunu belirtti. Reformu tıp eğitiminin iyileştirilmesiyle ve Kıbrıs'ın uzmanlık eğitiminde daha fazla özerklik kazanması perspektifiyle ilişkilendirdi.
Kıbrıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Yorgos Hacıyeorgiu, yasanın kabul edilmesi gerektiğini savundu ve devletin tıp fakültelerinin faaliyete geçmesinin ardından klinik eğitimi düzenlemekte geciktiğine dikkat çekti. Özel üniversitelerin ya da hastanelerin katılımına karşı olmadığını açıkladı; ancak bir yapının üniversite kliniği ya da üniversite hastanesi olarak nitelendirilmesinde kalite kriterlerinin düşürülmemesi gerektiğinde ısrar etti. Özellikle, üniversite hastanesinde Acil Servis bulunması şartının kaldırılmasına yönelik daha önceki bir öneriye karşı çıktığını ifade etti.
Özel üniversitelerin ve tıp fakültelerinin temsilcileri yasa tasarısının ilerletilmesini memnuniyetle karşıladı ve Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı değişikliklere ilişkin yorumlarının bulunmadığını bildirdi.
Devlet hastanesi doktorları karşı çıkmaya devam ediyor
Beklendiği gibi, kamu hastanelerinde çalışan doktorların temsilcileri önemli çekinceler dile getirdi; bununla birlikte üniversite kliniklerinin kurulmasına karşı olmadıklarını da netleştirdi.
PASİDİ Doktorlar Kolu Başkanı Mosis Lambru, yasa tasarısının genel ilkelerinin günlük işleyiş sorunlarını çözmeye yetmeyeceği uyarısında bulundu. Yönetim, yetki dağılımı, personel, eğitim çalışmalarının ücretlendirilmesi, mali sürdürülebilirlik ve Karma İzleme Komitesi'nin oluşumu gibi konuları gündeme getirdi.
Lambru ayrıca, uzmanlık eğitiminin özel hastanelerde verilmesi konusunun aynı yasa tasarısına dahil edilmesine karşı çıktı; bunun ayrı bir süreç olduğunu ve üniversite kliniklerinin yasalaşmasını geciktirmemesi gerektiğini savundu.
PASİKİ Başkanı Sotiris Kumas ise üniversite unvanının tek başına hizmet kalitesini artırmaya yetmeyeceği, hastanelerin gerçek anlamda güçlendirilmesiyle desteklenmediği takdirde sonuç alınamayacağı uyarısında bulundu.
Hastalara söz ve rol
Hastalar adına konuşan Hasta Hakları Savunucusu Marios Haralambidis, hastaların eğitime ya da araştırma programlarına katılımları için onamlarının güvence altına alınmasını ve bu onamı geri çekme hakkını talep etti.
OSAK Onursal Başkanı Marios Kulumas, "bakım kalitesini düşürecek uzlaşmalara yer vermeyen, gerçek anlamda hasta odaklı bir çerçeve" istedi.
Sağlık Bakanı bu görüşleri değerlendirirken şunları söyledi: "Klinik eğitim çerçevesinde bilgilendirme ve onam, mahremiyetin korunması ve bakımın kalitesi ya da sürekliliği üzerinde hiçbir olumsuz etki olmaksızın katılımı reddetme imkânı öngörülüyor." Bakan ayrıca, örgütlü hasta gruplarının yasa çerçevesinde kurulacak karma komitede de yer alacağını belirtti.
Devamı yazılı görüşlerde belli olacak
Dünkü toplantı ılımlı bir havada geçti ve çatışma eğilimi görülmedi. Bununla birlikte katılımcılar, Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı değişiklikler hakkında, yasa tasarısının güncellenmiş metnini ellerine aldıklarında görüş bildireceklerini kaydetti. Toplantının sonunda belirtildiği gibi, bu koşullarda yasa tasarısı için bir sonraki adım, revize edilmiş metnin Meclis'e ve ilgili kuruluşlara gönderilmesi olacak. Ardından Sağlık Komitesi madde madde incelemeye geçmeden önce, yazılı görüşlerin sunulması için yaklaşık yedi ila on günlük bir süre tanınacak. Hedef, görüşmenin 29 Ekim'de ya da kasım başında başlaması ve böylece yasa tasarısının Genel Kurul'a götürülmesinin yolunun açılması.
Uzmanlık öğrencisi doktorların ücretlerine ilişkin değişiklik
Sağlık Bakanı Neofitos Haralambidis, dünkü Meclis Sağlık Komitesi toplantısında, tıp öğrencilerine ders veren uzmanlık öğrencisi doktorların ücretlendirilmesi sorununun çözülmesi amacıyla üniversite klinikleri yasa tasarısında değişiklik yapılacağını önceden duyurdu.
Konuyu gündeme getiren Kıbrıs Uzmanlık Öğrencisi ve Diğer Genç Doktorlar Sendikası temsilcisi Theodora Pozotu, uzmanlık öğrencilerinin her gün klinik hizmet sunan çalışan doktorlar olduğunu ve karşılığında ücret ödenmeden ek eğitim görevi üstlenmemeleri gerektiğini vurguladı.
Bu müdahaleye yanıt veren Sağlık Bakanı, sorunun çözülmesi için yasa tasarısının ilgili maddesinin değiştirileceğini belirtti.
Pozotu ayrıca, uzmanlık öğrencilerinin üniversite kliniklerindeki rolünün açıkça güvence altına alınmasını, çalışma koşullarının belirlenmesini ve tıbbi sorumluluklarının netleştirilmesini istedi. Vurguladığına göre, doktor olmalarına rağmen hâlâ uzmanlık edinme sürecindeler ve sorumlulukları otomatik olarak uzman doktorlarınkiyle eş tutulamaz.
Bunun yanında, üniversite kliniklerinin tıp öğrencilerinin yanı sıra uzmanlık öğrencilerini de eğitme yükümlülüğünün açık bir hükümle düzenlenmesini önerdi.
Yunanistan'la yapılan devletlerarası anlaşmaya değinen Pozotu, Kıbrıs'ın tıp uzmanlık eğitiminde daha fazla özerklik kazanmasının arzu edilir olduğunu; ancak bunun uygun eğitim yapıları, yeterli eğitici kadro ve güvenilir değerlendirme gerektirdiğini, acele kararlara yer olmadığını savundu.