Kıbrıs Demokratik Avukatlar Derneği (CDLA) tarafından yapılan açıklamaya göre, Ukrayna'da bir mahkeme eski milletvekili Oleksandr Hranovskyi hakkındaki ceza yargılamasını sonuçlandırdı. Hranovskyi, 2015 yılında devlete ait Odesa Portside Fabrikası'ndan 1,6 milyon sterlin zimmetine geçirmekle suçlanıyordu.
Mahkeme, davanın yargılanması için yasal zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmederek Hranovskyi'yi cezai sorumluluktan muaf tuttu.
CDLA'nın açıklamasında atıfta bulunulan dava dosyasına göre, Ukraynalı yetkililer Hranovskyi ve ortaklarının zimmete parayı aktarmak için bir aracı şirket kullandığını iddia etmişti. Açıklamada, Hranovskyi'nin başından beri suçlamaları reddettiği, aleyhindeki kanıtların uydurma olduğunu ve masum olduğunu savunduğu belirtildi.
CDLA, bu davanın Kıbrıs ve daha geniş Avrupa hukuk camiasının dikkatini çektiğini söyledi. Dernek, bunu ulusötesi baskı bağlamında uluslararası cezai iş birliği mekanizmalarının kötüye kullanılmasından kaynaklanan potansiyel risklerin dikkate değer bir örneği olarak nitelendirdi. CDLA, konunun aynı zamanda Avrupa Konseyi'nin de ilgi odağı olduğunu ve Konsey'in iade talepleri ile adli iş birliğinin siyasi amaçlarla kullanılmasıyla ilgili risklere dikkat çektiğini ifade etti. CDLA daha önce de bu bağlamda Hranovskyi davasına dahil olduğunu ve Birleşik Krallık'ta kendisiyle ilgili ayrı iade yargılamaları hakkında kamuoyu önünde endişelerini dile getirmişti.
CDLA, yargılama sırasında savcıların Hranovskyi'ye yöneltilen suçlamaları Ukrayna yasalarına göre daha hafif bir suça çevirdiğini söyledi.
CDLA'ya göre, Ukrayna mahkemesi geçerli zamanaşımı süresinin dolduğuna karar verdi ve Ukrayna yasalarının bu sürenin dolması halinde sanıkları muaf tutan hükmü uyarınca Hranovskyi'yi cezai sorumluluktan kurtararak yerel yargılamayı kesin olarak sonuçlandırdı.
CDLA açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına ve adil yargılanma güvencelerine saygı, her türlü uluslararası cezai iş birliği sürecinin temel ön koşuludur." Dernek, yargı bağımsızlığı ve adaletin sağlıklı işleyişi konusunda ciddi endişeler uyandıran davaların, azami özenle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarına uygun şekilde incelenmesi gerektiğini ekledi.