Icerige atla
Politika ⭐ 78/100

Kuzey Kıbrıs 'Dışişleri Bakanlığı', AB'nin Türkiye Raporundaki 'Asılsız Suçlamaları' Kınadı

Kuzey Kıbrıs 'Dışişleri Bakanlığı', AB'nin Türkiye Raporundaki 'Asılsız Suçlamaları' Kınadı
Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →

Kıbrıslı Türk 'dışişleri bakanlığı' Perşembe günü, Avrupa Parlamentosu'nun Çarşamba günü oy çokluğuyla kabul edilen Türkiye'ye ilişkin son yıllık raporuna tiksintiyle yaklaştığını ifade etti.

Rapordaki Kıbrıs'a yönelik atıfların, 'Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa taraflı ve gerçeklikten kopuk yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğu' belirtildi.

'Anavatanımız Türkiye'ye yöneltilen asılsız suçlamaları ve Kıbrıslı Türk halkının doğal haklarını, egemen iradesini ve adadaki mevcut gerçekleri göz ardı eden değerlendirmeleri tamamen reddediyoruz' ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, raporda Kıbrıslı Türklere 'adanın meşru topluluğu' denilmesi ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere 'hareket alanı' tanıması çağrısı eleştirildi. Bu dilin 'halkımızın demokratik iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni açıkça görmezden geldiği' ifade edildi.

'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kurumları, demokratik yapısı ve halkının özgür iradesiyle varlığını sürdüren egemen ve bağımsız bir devlettir' denildi.

Bu konuda, Avrupa Parlamentosu'nun 'Kıbrıs sorununa çözüm için tek seçenek olarak federasyon temelli bir anlaşmayı dayatmakta ısrar etmesinin' 'adadaki siyasi ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı' vurgulandı.

'Rum tarafının uzlaşmazlığı nedeniyle tükenmiş bir müzakere modelini yeniden gündeme getirmek, anlaşma arayışına katkı sağlamaktan uzaktır. Kalıcı ve adil bir anlaşma ancak Kıbrıslı Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacaktır' ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ayrıca rapordaki 'Strovilia, Pyla ve Maraş'a ilişkin asılsız iddialar' ile 'taşınmaz mal, kayıp şahıslar, kültürel miras konuları, tampon bölge ihlalleri ve Türkiye'nin Kıbrıs'taki meşru varlığına ilişkin taraflı ve gerçeğe aykırı değerlendirmeler' eleştirildi.

Bu atıfların 'tamamen taraflı olduğu ve kendi bakış açılarından geçersiz olduğu' belirtilirken, raporun büyük ölçüde Türk askerinin Kıbrıs'taki tampon bölgedeki eylemlerini eleştirdiği, kuzey Kıbrıs'taki kiliselerin bakımının yapılmadığından yakındığı ve 1974 öncesinde Rumlara ait olan mülklerin geliştirilmesini eleştirdiği kaydedildi.

Bunlara ek olarak, 'bakanlık' rapordaki Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir Avrupa Birliği özel temsilcisi atanması talebini reddederek böyle bir atamanın 'yersiz' olduğunu bildirdi.

'Yıllardır Kıbrıslı Türk halkının temel haklarını görmezden gelen Avrupa Birliği'nin, bir anlaşmaya 'tarafsız' bir aktör olarak katkıda bulunabileceğini iddia etmesi inandırıcılıktan uzaktır. AB müdahalesi asla kabul edilmeyecektir' ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ayrıca 'Avrupa Birliği'nin, Kıbrıslı Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılmasına yönelik 2004 yılındaki taahhütlerini yerine getirmemesinin ... birliğin Kıbrıs sorunundaki taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu' ifade edildi.

Bunun, 'Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu ödüllendirme ve hatta KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı içinde geliştirdiği ilişkileri engelleme girişimleri' ile sergilendiği belirtildi.

'Rum yönetimini kayıran tek taraflı siyasi yaklaşımlar yerine, adadaki mevcut gerçekleri temel alan ve Kıbrıslı Türk halkının doğal haklarına, egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren yapıcı ve dengeli bir yaklaşım benimsemeleri için Avrupa Birliği kurumlarını davet ediyoruz' denildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, anavatanı Türkiye ile tam uyum ve dayanışma içinde, halkının egemenliğini, güvenliğini ve refahını korumaya devam edeceği ve tanınma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.

Gün Batımı, Kokteyl, İngilizce
Paylaş: