Icerige atla
Politika ⭐ 74/100

Kuzey Kıbrıs'ta dezenformasyon yasa tasarısına koalisyon içinden muhalefet büyüyor

Kuzey Kıbrıs'ta dezenformasyon yasa tasarısına koalisyon içinden muhalefet büyüyor

KKTC'de iktidar koalisyonunun dezenformasyonla mücadele amacıyla hazırladığı yasa tasarısına koalisyonun kendi içinden toplam dört milletvekili karşı çıktı. Tasarının önümüzdeki haftalarda meclis genel kurulunda oylanması bekleniyor.

Koalisyon mecliste dokuz sandalyelik bir çoğunluğa sahip ancak dört milletvekilinin muhalefetini açıklaması, tasarının yasalaşmasını ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Koalisyonun en büyük partisi UBP'den Hasan Küçük, tasarıya karşı oy kullanacağını açıklayan ilk isim oldu. Küçük, koalisyonu tasarıda kullanılan dilin "belirsiz" olmasıyla suçladı.

Küçük, Kanal T'deki bir programda şunları söyledi: "Bir kelimenin farklı kişiler tarafından farklı yorumlanması toplumda bölünmelere yol açacaktır. Hakimlerin, savcıların ve avukatların farklı anlamlar çıkardığı bir düzenleme, halkı birbirine düşürür."

İkinci muhalif isim yine UBP'den Hasan Taçoy oldu. Taçoy, 2024 yılında Başbakan Ünal Üstel'e karşı parti liderliği yarışına girmiş ancak başarılı olamamıştı.

Taçoy da Kanal T'ye çıkarak koalisyonu tasarıya "siyasi unsurlar" eklemekle suçladı.

Taçoy, "Bu maddelerle genel kurula gelirse karşı oy kullanacağım" dedi ve ekledi: "Bu mantık kabul edilemez. İfade özgürlüğümü kullanmak istiyorum. Fikirlerimizi özgürce söyleyebilmeliyiz."

Ardından meclis hukuk komitesi başkanı ve UBP milletvekili Yasemin Öztürk, Haber Kıbrıs TV'ye yaptığı açıklamada "Tatmin olmadığım bir şey varsa, komite başkanı olarak evet oyu vermeyeceğim" dedi.

Öztürk, tasarının "mevcut haliyle oylanmayacağını" söyledi ancak Küçük ve Taçoy'a kıyasla tasarının özüne daha az karşı bir tutum sergiledi. Öztürk, "İfade özgürlüğü, istediğiniz gibi hakaret etme özgürlüğü değildir. Eleştiri olmalı ama hakaret boyutuna varan ifadeler olmamalı" diye konuştu.

Koalisyon içinden muhalefetini açıklayan dördüncü isim ise bağımsız milletvekili olarak görev yapan ancak koalisyonla birlikte oy kullanan Hasan Tosunoğlu oldu.

Tosunoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı: "İfade özgürlüğüne ve demokratik alana zarar verecek düzenlemelerden kaçınmalıyız. Yasaların açık, kesin ve öngörülebilir olması, keyfi uygulama ve yorumların bulunmaması hukuk devletinin temel gereklilikleridir."

Tosunoğlu, "Bu küçük toplumda 'düşünce suçluları' yaratmaya hizmet edebilecek herhangi bir metni onaylamam mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

Tasarıya yönelik muhalefetin temelinde, birçok kesimin belirsiz bulduğu dil yer alıyor. Tasarıdaki "karalayıcı materyal" tanımı; mağduru "genel nefret veya tiksintiye" maruz bırakabilecek ya da "toplumsal tepki kışkırtabilecek" materyali kapsıyor.

Gazeteci sendikaları özellikle uyarıda bulunarak, "karalayıcı materyal" tanımının yanı sıra "halk arasında korku yaratma" suçunun ve "yanlış olduğunu bilecek durumda olmasına rağmen" yanlış bilgi yayınlamanın suç sayılmasının iktidar tarafından siyasi amaçlarla silah olarak kullanılabileceğini belirtti.

Koalisyon şu anda meclisin 49 üyesinden 29'unun desteğiyle dokuz sandalyelik bir çoğunluğa sahip. Ancak dört milletvekilinin tasarıya karşı oy kullanması halinde bu çoğunluk bire düşecek. UBP milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra'nın Üstel istifa edene kadar pazartesi genel kurul oturumlarına katılmayacağını açıklamış olması, koalisyonun aritmetiğini daha da zorlaştırıyor.

Paylaş: