---
title: "Lidl Kıbrıs'tan Vasiliki Adamidu: Sorumlu tüketim en kolay seçim olmalı"
url: "https://guneyde.com/haber/lidl-kibris-tan-vasiliki-adamidu-sorumlu-tuketim-en-kolay-secim-olmali"
markdown_url: "https://guneyde.com/haber/lidl-kibris-tan-vasiliki-adamidu-sorumlu-tuketim-en-kolay-secim-olmali.md"
site: "guneyde.com"
language: "tr"
published: "2026-10-19 06:00:00"
updated: "2026-10-19 03:03:40"
category: "Genel"
tags: ["Sürdürülebilirlik","Lidl Kıbrıs","Gıda İsrafı","Mind REset"]
source: "Politis"
---

# Lidl Kıbrıs'tan Vasiliki Adamidu: Sorumlu tüketim en kolay seçim olmalı

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://guneyde.com/haber/lidl-kibris-tan-vasiliki-adamidu-sorumlu-tuketim-en-kolay-secim-olmali  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Lidl Kıbrıs, gıda israfıyla mücadelede alışverişe başlamadan önce evdeki ürünlerin kontrol edilmesini öneriyor. Şirket, kendi tedarik zincirindeki önlemleri de anlatarak tüketiciden de benzer adımlar bekliyor. Okullarla yürüttüğü eğitim programlarını ise uzun vadeli bir kültür değişimi için önemli bir adım olarak görüyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-19 06:00
- **Kategori:** [Genel](https://guneyde.com/kategori/genel)
- **Etiketler:** Sürdürülebilirlik, Lidl Kıbrıs, Gıda İsrafı, Mind REset
- **Yazan:** Guneyde.com
- **Kaynak:** [Politis](https://www.politis.com.cy/politis-news/oikonomia/1051276/basiliki-adamidoy-h-ipeuthini-katanalosi-prepei-na-ghinei-i-pio-eukoli-epiloghi)

![Lidl Kıbrıs'tan Vasiliki Adamidu: Sorumlu tüketim en kolay seçim olmalı](https://guneyde.com/assets/uploads/2026/10/506914ef6df9216c47755fdce53a68f5.jpg)

Gıda israfının **Lidl Kıbrıs**'ın stratejik önceliklerinde üst sıralarda yer aldığını biliyoruz. Mevcut kampanya, “Bir sonraki alışverişe buzdolabından başla” mesajını öne çıkarıyor. Bu mesajla tüketicilerin günlük alışkanlığında pratikte neyin değişmesini istersiniz?

Hedefimiz, alışveriş yapma biçimimizde çok küçük ama önemli bir değişiklik sağlamak. Neye ihtiyacımız olduğuna karar vermeden önce elimizde ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Buzdolabını açmalı, dolapları kontrol etmeli ve ardından gerçek ihtiyaçlarımıza göre alışveriş listemizi hazırlamalıyız.

Bu, kulağa çok doğal gelebilir. Ama çözümün önemli bir kısmı tam da bu basit günlük alışkanlıklarda saklı. Kıbrıs'ta kişi başına yıllık ortalama gıda atığının 286 kilo olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, gıda israfının uzak bir çevre sorunu olmadığını hatırlatıyor. Doğrudan evimizde yemeklerimizi nasıl tükettiğimiz ve yönettiğimizle ilgili bir konu.

“Bir sonraki alışverişe buzdolabından başla” kampanyasıyla büyük bir sürdürülebilirlik sorununu, basit ve uygulanabilir bir adıma dönüştürmeye çalışıyoruz. Bizim için bu çok önemli, çünkü sürdürülebilirlik soyut bir kavram olarak kalmamalı ve tüketicinin büyük fedakârlıklar gerektiren bir şey gibi görmemesi gerekiyor. Günlük hayata kolayca girebilmeli ve mümkünse aynı anda somut bir fayda sağlamalı. Bu örnekte, sahip olduğumuz ürünleri daha iyi tüketiyor, atığı azaltıyor ve para tasarruf ediyoruz.

Lidl Kıbrıs gibi büyük bir perakende zinciri, alışveriş listesi gibi günlük bir işi sürdürülebilirlik aracına nasıl dönüştürebilir?

Bence bir büyük perakende zincirinin en önemli sorumluluklarından biri tam da burada. Her gün binlerce tüketiciyle temas halindeyiz. Bu nedenle sadece onların ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmayıp, tüketim alışkanlıklarının şekillenmesine olumlu katkı sunma imkânımız da var.

Alışveriş listesi bunun çok tipik bir örneği. Tek başına bakıldığında basit bir günlük işlem. Ama evde zaten ne olduğunu kontrol etmek bu işlemden önce gelirse, daha iyi planlama yapmanın bir aracına dönüşüyor.

Lidl Kıbrıs olarak rolümüz satış noktasıyla sınırlı değil. En sorumlu seçimi, mümkün olduğunca basit, erişilebilir ve uygulanabilir hale getirmek için sorumluluk taşıdığımızı düşünüyoruz. Bu kampanyanın arkasındaki felsefe de bu zaten: Tüketiciden hayatını kökten değiştirmesini istemek değil, alışık olduğu bir alışkanlığın bile küçük bir değişiklikle önemli bir çevresel ve ekonomik etki yaratabileceğini göstermek. Bu yaklaşım, sorumlu tüketimin en kolay ve en doğal seçim olması gerektiği yönündeki genel tutumumuzla da bağlantılı.

Lidl Kıbrıs yalnızca tüketiciyi bilgilendirmekle yetinmiyor. Gıda israfı oluşmadan önce, mağaza ve işletme düzeyinde kendisi neler yapıyor?

Bu çok önemli bir nokta, çünkü bizim için önleme, yönetimden önce gelir. Temel ilkemiz de önce kendimizin örnek olması ve tüketicilere öneride veya tavsiyede bulunmadan önce kendi “evimizi” düzene koymamız.

Geçen yıldan beri gıda israfıyla mücadele kampanyamız kapsamında, tedarik zincirimizde uyguladığımız 5 önemli adımı tam şeffaflıkla ortaya koyduk. Bu adımlar, gıda israfını azaltmanın günlük işleyişimizden başladığını gösteriyor:

Otomatik siparişler ve talep tahmini: Tam olarak ihtiyaç duyulan miktarları sipariş edebilmek ve fazla stoktan kaçınmak için gelişmiş tahmin sistemleri kullanıyoruz.

En iyi tedarik zinciri ve kesintisiz soğuk zincir: Üreticiden rafa kadar hızlı taşıma ve sıkı sıcaklık kontrolü sağlıyoruz. Böylece ürünlerin tazeliğini ve raf ömrünü uzatıyoruz.

Freshness Concept ve hedefli fiyat indirimleri: Son kullanma tarihi yaklaşan ürünlere zamanında ve kademeli indirimler uyguluyoruz. Böylece bu ürünler tüketicinin sofrasına hızla ulaşıyor.

“Beni Seç” meyve ve sebze poşeti: Küçük görsel kusurları olan ama kalitesi çok iyi olan ürünlere ikinci bir şans veriyoruz ve bunları çok uygun bir fiyata sunuyoruz.

Hayvansal yan ürünlerin sorumlu yönetimi: İnsan tüketimi için artık değerlendirilemeyen veya satılamayan hayvansal yan ürünler, yürürlükteki mevzuata uygun olarak biyogaz, gübre veya hayvan yemi üretimine yönlendiriliyor.

Kendi süreçlerimizi güçlendirip sürekli geliştirdikten sonra, bu yıl tüketiciye bir sonraki doğal adımı öneriyoruz: Onların da kendi evlerinde benzer, basit bir düzenleme hareketi yapmaları.

Lidl Kıbrıs için gıda israfını azaltmak, kısa süreli bir iletişim faaliyeti değil. Schwarz Grubu'nun genel sürdürülebilirlik stratejisine dahil olan, uzun vadeli ve sürekli gelişen bir işletme taahhüdü.

Tüketime sunulamayan ürünlere ne oluyor? Bunların yeniden değerlendirilmesi için mekanizmalar var mı?

Elbette var. Tam da bu yüzden israfı tek bir eylem olarak değil, bütün bir zincir olarak görmek önemli. Bizim ilk hedefimiz her zaman önleme. Ama bir ürün artık insan tüketimine sunulamıyorsa, bunu başka bir sorumlu yolla nasıl değerlendirebileceğimizi araştırıyoruz.

Bu çerçevede, hayvansal yan ürünler ve organik atıklar; diğer kullanım alanlarının yanı sıra gübre, biyogaz ve hayvan yemi üretimi için değerlendirme süreçlerine yönlendiriliyor. Böylece kaynakların değerini mümkün olduğunca uzun süre döngü içinde tutmaya ve nihai atık olarak çıkan miktarı azaltmaya çalışıyoruz.

Bence bu, sürdürülebilirlik stratejimizin daha geniş bir ilkesini de yansıtıyor: Yolun sonunu daha iyi yönetmek yetmez. Önce mümkün olduğunda israftan kaçınmalıyız, sonra elimizde kalanı değerlendirmeliyiz ve atmayı ancak son çare olarak düşünmeliyiz. Bu yaklaşım, hem çevresel sorumluluğu hem de kaynakların bilinçli yönetimini ilgilendiriyor.

Gıda israfını bir kültür meselesi olarak tanımlamak mümkün mü? Gıda israfında gerçek bir değişim sağlamak için işletmeler, eğitim camiası ve toplum arasındaki iş birliği ne kadar önemli?

Çok önemli. Gıda israfı gerçekten altyapı ve süreç meselesi, ama aynı derecede zihniyet ve davranış meselesi de. Hiçbir işletme, hiçbir kurum ve hiçbir hane, gerekli ölçekte değişimi tek başına yaratamaz.

Bu nedenle Lidl Kıbrıs olarak uzun süreli ve özlü iş birliklerine güçlü biçimde inanıyoruz. Çok tipik bir örnek, Eğitim, Spor ve Gençlik Bakanlığı'nın desteğiyle Junior Achievement Kıbrıs ile birlikte yürüttüğümüz eğitim amaçlı çevre programı mind REset. Programın beşinci döneminde, bir önceki yıldan itibaren ana tema özellikle gıda israfına yöneldi. Öğrencilerden sorunu yalnızca öğrenmeleri değil, önleme, planlama ve kaynakların yeniden değerlendirilmesi üzerine kendi sürdürülebilir iş çözümlerini geliştirmeleri istendi.

Bence en önemli nokta da bu: Bilgilendirmeden aktif katılıma geçmek. Son dönemde 24 okuldan 60'tan fazla öğrenci grubu gıda israfı üzerine çalıştı. Mind REset'in beş yıllık süreci boyunca ise yaklaşık 16.500 öğrenci programa katıldı.

Aynı felsefe, Eğitim, Spor ve Gençlik Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz Çocuklar için Yemek Akademisi programında da var. Program sayesinde çocuklar bilinçli beslenme kavramıyla erken yaşta tanışıyor, yemeğin değerini daha iyi anlamayı öğreniyor ve daha sağlıklı, sorumlu beslenme alışkanlıkları geliştiriyor. Bizim için bu çok önemli, çünkü gıda israfını azaltmak, bir ürünün çöpe gitme tehlikesiyle karşılaştığı andan çok önce başlıyor. Seçmeyi, tüketmeyi ve yemeğe değer vermeyi nasıl öğrendiğimizden başlıyor.

Gerçek bir kültür değişimi tam olarak bu bağlantıyı gerektiriyor. İşletmeler bilgi, kaynak ve ölçek sağlayabilir. Eğitim camiası yeni beceriler ve anlayışlar geliştirebilir. Sonuçta bu bilgiyi günlük davranışa dönüştüren toplumdur. Bu üç taraf birlikte çalıştığında, artık tek bir kampanyadan değil, yemeğin değerine ve sorumlu tüketime dair yeni bir kültürün oluşmasından söz ediyor olacağız.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://guneyde.com/haber/lidl-kibris-tan-vasiliki-adamidu-sorumlu-tuketim-en-kolay-secim-olmali  
Alıntı yaparken kaynak olarak guneyde.com ve bu bağlantıyı gösterin.
