Icerige atla
Kültür ⭐ 80/100

Limassol'dan Viyana'ya: SynerJoy Korosu Kıbrıs'ı Dünya Sahnesine Taşıdı

Limassol'dan Viyana'ya: SynerJoy Korosu Kıbrıs'ı Dünya Sahnesine Taşıdı

SynerJoy Korosu üyeleri, Viyana'nın ünlü Musikverein sahnesine çıktıklarında sadece bir müzik programı sergilemediler. Farklı kültürlerin buluştuğu, birbirine bağlandığı ve birlikte ürettiği bir yer olarak Kıbrıs'ın hikayesini de dünyaya taşıdılar.

Limassol merkezli koro, Kıbrıs'ı Viyana'da düzenlenen 15. Dünya Barışı Koro Festivali'nde temsil etti. Grup, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi ve ünlü Musikverein'ın Altın Salonu gibi şehrin en prestijli mekanlarında sahne aldı.

2024 yılında kurulan genç bir koro için bu davet büyük bir başarıydı. Aynı zamanda grubun temel amacının da bir yansımasıydı: İnsanları müzik aracılığıyla bir araya getirmek.

SynerJoy Merkezi Kurucusu ve Direktörü Victoria Kotovich, “Müzik, çeviriye ihtiyaç duymayan evrensel bir dildir. Başlangıçtan itibaren koromuzu, herkesin kendini büyük bir ailenin parçası gibi hissedebileceği uluslararası bir topluluk olarak hayal ettik” dedi.

Bugün koroda 30'dan fazla şarkıcı yer alıyor. Kıbrıs, Ukrayna, Rusya, Belarus, Yunanistan, Almanya, İsviçre ve çeşitli ülkelerden gelen bu isimlerin geçmişleri, dilleri ve yaşam deneyimleri farklılık gösterse de ortak bir noktada buluşuyorlar: Şarkı söyleme tutkusu.

Kotovich'e göre bu çeşitlilik bir zorluk değil, tam tersine grubun var olma nedeni. Bir koro temsilcisi de bu durumu, “Şarkıcılarımız farklı ülkelerden gelse de Kıbrıs artık bizim evimiz. Bu yüzden ülkenin kültürünü uluslararası bir sahnede temsil etmek bizim için çok daha anlamlıydı” sözleriyle özetledi.

Uluslararası hedefleri olan genç bir koro

SynerJoy, 2024 yılında Limassol'da uluslararası bir müzik, sanat ve yaratıcılık merkezi olarak kuruldu. Kıbrıs'ın en büyük yaratıcı sanat okullarından biri haline gelen merkez, 350'den fazla öğrenci ile farklı uyruklardan onlarca öğreticiyi bir araya getiriyor.

Kurum; müzik, tiyatro, dans ve görsel sanatlar alanlarında eğitim vermenin yanı sıra, Kıbrıs'ı daha geniş dünyaya bağlayan kültürel projeler de geliştiriyor.

SynerJoy Korosu da bu girişimlerin en yenilerinden biri olmasına rağmen, kısa sürede kendine özgü bir kimlik kazandı.

Temel fikir oldukça basitti: İnsanların nereden geldikleriyle değil, birlikte neler üretebilecekleriyle ön plana çıktığı bir koro yaratmak.

Kotovich, “Kıbrıs, farklı kültürlerin, dillerin ve geleneklerin bir araya geldiği gerçekten benzersiz bir ada. İnsanların milliyetleriyle değil, müziğe olan sevgileriyle birleşebilecekleri bir alan yaratmak istedik” diye konuştu.

Koro, Kornos'taki Kıbrıs Koro Festivali'nde de sahne aldı. Bu festivalde yerel üyeler, diğer şarkıcıların Kıbrıs geleneklerini, Yunanca telaffuzu ve yerel müziklerin arkasındaki anlamı kavramalarına yardımcı oldu.

Bu deneyim, koroya başka bir kültüre ait bir eseri seslendirmenin sadece notaları ve sözleri öğrenmekten çok daha fazlasını gerektirdiğini gösterdi.

Grup içindeki isimler, “Bir eseri gerçekten hayata geçirmek için o eserin arkasındaki insanları, tarihlerini, geleneklerini, zihniyetlerini ve düşünce biçimlerini anlamak gerekir” görüşünde birleşiyor.

Şarkıyla temsil edilen Kıbrıs

Viyana'ya giden yol, koronun uluslararası bir seçim sürecini başarıyla tamamlamasıyla açıldı.

Şarkıcılar için bu fırsat hem heyecan verici hem de bir o kadar sorumluluk gerektiriyordu. Kotovich, “Hem büyük bir onur hem de büyük bir sorumluluk” dedi.

En unutulmaz anlardan biri, koronun geleneksel Kıbrıs halk şarkısı Ta Riallia'yı Yunanca seslendirmesiydi. Şarkıcıların büyük bir kısmının Kıbrıs dışından gelmesi, bu anı çok daha anlamlı kıldı.

Kotovich, bu durumun performansı çok daha güçlü hale getirdiğine inanıyor. Şarkıcılar sadece bir Kıbrıs şarkısı seslendirmiyordu; farklı geçmişlerden gelen insanların bir kültürü nasıl sahiplenip paylaşabileceğini de gösteriyorlardı.

“Kıbrıs kültürünün güzelliğini müzik aracılığıyla uluslararası bir izleyiciye tanıtmak inanılmaz bir gurur verdi” diyen koro üyeleri, bu deneyimin kendileri için çok özel olduğunu vurguladı.

Viyana'daki repertuvar da koronun uluslararası karakterini yansıtıyordu. Farklı dönemlere ve geleneklere ait müziklerden oluşan program; kutsal eserleri, klasik kompozisyonları, çağdaş düzenlemeleri ve kültürel parçaları bir araya getiriyordu.

Kotovich, “Repertuvarımız koromuzun felsefesini yansıtıyor: Klasik geleneklere saygı duymak, çağdaş koro müziğini kucaklamak, kültürel çeşitliliği kutlamak ve insanları sanat aracılığıyla bir araya getirmek” ifadelerini kullandı.

Grubun bu emeği Viyana'da karşılığını buldu ve koro, uluslararası yarışmada Gümüş Ödül'e layık görüldü.

Prova odasının ötesinde dostluklar

SynerJoy üyeleri, koro içinde kurulan dostlukların grubun çok kültürlü kimliğinin en net göstergesi olduğunu belirtiyor.

Provalarda şarkıcılar farklı dillerde iletişim kurarken, prova dışındaki zamanlarda kendi geleneklerini, yemeklerini, göreneklerini ve yaşam deneyimlerini paylaşıyorlar.

Örneğin Kıbrıslı bir şarkıcı, diğer bir üyeye yerel bir şarkının anlamını açıklayabiliyor. Yurt dışındaki bir gezi sırasında ise Almanca konuşan bir üye, günlük ifadeleri veya görenekleri anlatabiliyor.

Kotovich, grubu asıl özel kılan şeyin de bu anlar olduğunu vurguluyor.

Üyeler, “Sadece birlikte şarkı söylemiyoruz. Dünyayı birbirimizin gözünden görmeyi öğreniyoruz” diyerek bu çok kültürlü yapının önemine dikkat çekti.

Viyana'daki bu başarı, SynerJoy'u uluslararası alandaki varlığını daha da güçlendirmesi konusunda teşvik etti.

Koro şimdiden Kıbrıs'ta yeni performanslar ve sanatsal projeler hazırlıyor. Daha fazla uluslararası festivale katılıp ülkeyi yurt dışında temsil etmeyi hedefleyen grup, Viyana'daki programını Kıbrıs halkıyla buluşturmayı ve adadaki insanlara bu uluslararası başarıyı getiren müziği dinletmeyi planlıyor.

Koro, Aralık ayında Viyana Belediye Binası'nda düzenlenecek bir Noel konserinde Kıbrıs'ı temsil etmek üzere davet alırken, gelecek yaz da Berlin'de sahne almak için bir başka davet daha aldı.

Kotovich, Kıbrıs'taki koro sahnesinin büyümeye ve uluslararası ilgi görmeye devam etmesini umuyor. Kotovich sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm koroları ve koro girişimlerini içtenlikle destekliyoruz. Diğer toplulukların başarılarını kutluyor, işbirliğine değer veriyor ve her koronun başarısının tüm koro camiasının gelişimine katkı sağladığına inanıyoruz.”

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü