Mari ve Baf'taki iki askeri üs, Kıbrıs'ın doğu Akdeniz'deki coğrafi konumunu değerlendirmek için yükseltiliyor ve bu üsler uluslararası siyasette bir araca dönüştürülüyor. Mari ve Baf'ta yapılacak projeler, Kıbrıs'ın oynadığı rolü değiştirecek ve adayı on yıllardır süren yalıtılmışlıktan çıkaracak.
Deniz ve hava üslerinin yükseltilmesiyle Kıbrıs:
(a) Bölgede insani bir kurtarma simidi olacak ve Orta Doğu'dan veya daha geniş alanlardan sivillerin tahliye operasyonları için güvenli bir bölgesel merkez haline gelecek.
(b) Avrupa savunması için bir kapı olacak, NATO için de öyle (üye olmasa bile). Büyük müttefik gemilerini ağırlayabilecek altyapıların kurulması, ülkeyi Avrupa savunma ve güvenliğinin sert çekirdeğine yaklaştıracak.
Stratejik öneme sahip bu büyük projelerin uygulanması adım adım ilerleyecek. Tamamlanan her şeyin, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından talep edilmesi hâlinde kullanılabilmesi hedefleniyor.
Lefkoşa, Türkiye'nin tepkilerine ve provokatif tutumuna rağmen iki üssün yükseltilmesi konusunda geri adım atmadı. Türk tehditlerinin riski, iki askeri üssün adaya sağlayacağı büyük kazançla dengeleniyor. Bu altyapılar, Orta Doğu'nun geniş bölgesinde Avrupalıların ve Amerikalıların güvenliği için gerekli görülüyor.
«Evangelos Florakis» Deniz Üssü'nün genişletilmesi
«Evangelos Florakis» Deniz Üssü için yeni dönem Mari'de başladı. Adanın deniz altyapılarının önemli ölçüde yükseltilmesi için planlama ilerliyor ve bu da adanın doğu Akdeniz'deki stratejik rolünü güçlendiriyor.
Deniz üssünün genişletilmesi planı hayata geçirme yolunda. Hedef, Milli Muhafız Ordusu'nun operasyonel kabiliyetlerini artıracak modern altyapılar kurmak ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin rolünü daha da yükseltmek.
Savunma Bakanlığı, üssün genişletilmesine yönelik kapsamlı etüt için sözleşmeyi zaten imzaladı. Sözleşmenin yüklenicisi ise Yunan mühendislik ve etüt şirketlerinden oluşan TRITON–MARNET konsorsiyumu.
Philenews'in konuştuğu hükümet kaynakları, bunun ülke için son derece stratejik öneme sahip bir projenin ilerletilmesinde önemli bir adım olduğunu belirtti.
Açıklamalara göre genişletme, ağırlıklı olarak yeni liman ve deniz altyapılarının geliştirilmesine odaklanacak. Bu altyapılar, daha büyük deniz birimlerine ve dost ülkelerin destek gemilerine hizmet verebilecek. Ayrıca mevcut kara tesislerinin yükseltilmesi öngörülüyor. Ancak şu aşamada üssün kara alanının genişletilmesi planlanmıyor.
İki önemli tarih
Ayrıntılı etüdün 2027 sonbaharının başlarında hazır olması bekleniyor. Etüt, son teknik gereksinimleri ve gerekli altyapıyı belirleyecek. Bunu yaparken hem Milli Muhafız Ordusu'nun operasyonel ihtiyaçlarını hem de dost ülkelerle savunma iş birliğinin daha da geliştirilmesi beklentilerini dikkate alacak.
Yetkili kaynakların bildirdiğine göre, inşaat çalışmalarının 2028 yılı içinde başlatılması hedefleniyor. Bu, gerekli etütlerin tamamlanmasına, gerekli ödeneklerin sağlanmasına ve ilgili hükümet kararlarının alınmasına bağlı.
Öte yandan ABD Avrupa Komutanlığı'nın (US European Command) finansmanıyla, büyük Chinook nakliye helikopterlerinin konaklatılması ve ikmal edilmesi için özel olarak tasarlanmış yeni ve modern bir helikopter pisti inşa ediliyor. Bu helikopterler ağırlıklı olarak Orta Doğu'daki çatışma bölgelerinden sivillerin taşınması ve tahliyesi için kullanılacak.

Bunun Kıbrıs için anlamı
«Evangelos Florakis» Deniz Üssü'nün yükseltilmesi, bölgedeki jeopolitik gelişmeler ve artan güvenlik tehditleri ışığında özel bir önem kazanıyor. Kıbrıs, iş birliği yapan devletlerin deniz kuvvetlerine destek verebilme kapasitesini artırmak istiyor. Bu sayede bölgesel güvenliğe, istikrara ve insani krizlerin ele alınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Tesislerin diğer ülkelerin deniz kuvvetleri tarafından kullanılması, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin savunma iş birlikleri çerçevesinde ve her zaman yetkili Kıbrıs makamlarının onayıyla gerçekleştirilecek.
Tahminlere göre proje tamamlandığında sekiz savaş gemisine kadar ev sahipliği yapabilecek.
Hükümet cephesi, «Evangelos Florakis» Deniz Üssü'nün genişletilmesinin, ülkenin diğer askeri altyapılarının yükseltilmesiyle birlikte, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin savunma altyapısını modernize etme çabasının bir parçası olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu adımın, ülkenin doğu Akdeniz'de güvenilir bir ortak olma rolünü pekiştireceğini belirtiyor.
«Andreas Papandreou» Hava Üssü'nün genişletilmesi
Baf'taki hava üssünün genişletilmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki iş birliğinde stratejik öneme sahip bir proje. Proje zaten hayata geçirme sürecinde.
«Andreas Papandreou» Hava Üssü'nün genişletilmesi, Kıbrıs'ın savunma altyapısını güçlendirmesi ve jeostratejik rolünü yükseltmesi için önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.
Amaç ve hedef
Philenews'e konuşan Savunma Bakanlığı kaynakları, genişletmenin Milli Muhafız Ordusu'na ait ve dost ile iş birliği yapan devletlere ait daha fazla ve daha çeşitli askeri uçağı barındırabilecek modern hava altyapıları kurmayı amaçladığını açıkladı.
Kaynaklar ayrıca üssün yükseltilmesinin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin operasyonel kabiliyetlerini artırmasının yanı sıra uluslararası insani yardım görevlerine, sivillerin tahliye operasyonlarına ve bölgesel kriz yönetimine katkı sağlama kapasitesini de güçlendirmesinin beklendiğini belirtti.
ABD ile iş birliği
ABD ile iş birliği özellikle önem taşıyor. ABD, projenin ilk etüt çalışmasına şimdiden katkı sağladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti, ABD'nin Yabancı Askeri Satış (FMS) programı üzerinden ilk hükümetlerarası anlaşmayı imzaladı. Anlaşma, genişletmenin inşaat planlarının ve teknik şartnamelerinin hazırlanmasıyla ilgili. Yani proje şu an tasarım aşamasında, altyapıların inşası ise henüz başlamadı.
ABD tarafıyla yürütülen iş birliği, modern askeri tesislerin tasarımındaki teknik bilgi birikimini kullanıyor. Aynı zamanda ikili savunma iş birliğini ve dost ülkelerin silahlı kuvvetleriyle birlikte çalışabilirliği güçlendiriyor.
Üste neler değişecek
Mevcut verilere göre genişletme, uçakların barındırılması, hizmet verilmesi ve desteklenmesi kapasitesini artıracak altyapıları içerecek.
Projede, diğerlerinin yanı sıra şunlar öngörülüyor:
- Yeni veya yükseltilmiş uçak park ve destek tesisleri,
- Bakım ve teknik servis altyapıları ile
- Genişletilmiş üssün işleyişi için gerekli yardımcı ve operasyonel tesisler.
Altyapının ayrıntılı teknik özellikleri ve kesin düzeni, ABD ile yapılan anlaşma çerçevesinde hazırlanan inşaat planları ve teknik şartnamelerle belirlenecek.

145 milyon euroluk maliyetle başlıyor
Projenin toplam tahmini maliyeti yaklaşık 145 milyon euro. Bu, genişletmenin genel planlamasını ve öngörülen altyapıların uygulanmasını kapsayan mevcut bir tahmin.
Yetkili kaynaklar, tutarın artabileceği ihtimalini dışlamıyor. Bu artış, projenin uygulanma süresine, inşaat döneminde geçerli olacak ekonomik ve teknik koşullara ve gelecekte ortaya çıkabilecek ek işlere ya da ihtiyaçlara bağlı olabilir. Bu nedenle tahmini maliyet nihai sözleşme tutarı değil; etütler, teknik planlar ve ihale süreçleri tamamlandıktan sonra kesinleşecek.
Hükümet kaynaklarıyla yapılan görüşmede, projenin mali kısmıyla ilgili olarak nihai finansman yapısının henüz belirlenmediği belirtildi. Bu nedenle 145 milyon euroluk tahmini maliyet, nihai sözleşme tutarı olarak değil, mevcut bir tahmin olarak ele alınmalı. Uygulama süresine ve gelecekte ortaya çıkabilecek projelere bağlı olarak bu tutar artabilir.
Baf Hava Üssü için önemli tarihler
Bugün proje tasarım aşamasında. FMS programı kapsamında inşaat planları ve teknik şartnamelerin hazırlanması için ilk hükümetlerarası anlaşma imzalandı. İnşaat aşaması ise henüz başlamadı.
Mevcut programa göre inşaat sözleşmesinin 2027 yılı içinde imzalanması, çalışmalara ise 2028'in başında başlanması hedefleniyor. Proje kademeli olarak uygulanacak; önceliği, uçak barındırma ve destekleme kapasitesini artıracak altyapılar alacak.
Savunma Bakanlığı, etüt hazırlıklarına paralel olarak alternatif finansman imkânlarını da inceliyor. Bunlar arasında 2028–2034 dönemi için Avrupa finansman araçlarının kullanılması da yer alıyor.
Hükümetin aldığı karar, Savunma Bakanı'nın önerisi üzerine projenin adım adım hayata geçirilmesi oldu. Vasilis Palma'nın önerisinin arkasındaki mantık, tamamlanan her bölümün talep edilmesi hâlinde Kıbrıs Cumhuriyeti veya dost güçler tarafından kullanılabilmesi.
Hükümet kaynaklarının açıklamasına göre bu tür projeler uzun vadede hayata geçirilebiliyor. Bu yüzden yükseltilecek üssün her bölümünün kullanılabilir olması gerekli görüldü.
Lefkoşa açısından Baf Hava Üssü'nün genişletilmesi, ülkenin savunma altyapılarını yükseltmeye yönelik daha geniş planın bir parçası. Plana uygun olarak hayata geçirilirse, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin operasyonel kabiliyetlerini artıracağı ve ülkenin doğu Akdeniz'de güvenilir bir güvenlik ve istikrar ortağı olarak konumunu güçlendireceği bekleniyor.

İki üssün tarihi ve gerçekleri
Hava üssünün kuruluşu 1990'ların başında başladı ve 1998'de resmen açıldı. Adını, dönemin Yunan Başbakanı Andreas Papandreu'dan aldı. Papandreu ile dönemin Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides, Ortak Savunma Doktrini'ni birlikte imzalamıştı.
İlk hedef: Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kendi savaş uçakları yoktu; bugün de yok. Bu nedenle üs, Yunan F-16 ve Mirage 2000 savaş uçaklarını kabul edebilecek, donatabilecek ve yakıt ikmali yapabilecek şekilde özel sığınaklar (shelter) ve sistemlerle tasarlandı.
Ateş vaftizi: 1998 yılının haziran ayında «Nikiforos» askeri tatbikatı sırasında Yunan F-16'ları ilk kez Baf'a indi. Bu durum Türkiye'nin sert tepkisine yol açtı ve bölgede yeni bir askeri durum yarattı.
Gelişme: 1990'ların ortalarında Ortak Savunma Doktrini'nin 2000'lerin ortasında etkisini yitirmesinin ardından üs, esas olarak Milli Muhafız Ordusu'nun 460 Arama ve Kurtarma Filosu ile 450 Helikopter Filosu'na ev sahipliği yaptı; Gazelle, Mi-35 ve daha sonra AW139 helikopterlerine hizmet verdi. Bugün ise uluslararası tatbikatlar sırasında Fransa, ABD ve Yunanistan'dan hava kuvvetlerine ev sahipliği yapan merkezi bir düğüm.
Mari'deki Deniz Üssü 1990'ların ortasında inşa edilmeye başlandı ve 2001'de tamamlandı. Adı, Milli Muhafız Ordusu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Evangelos Florakis'in onuruna verildi. Florakis 2002'nin temmuz ayında hayatını kaybetti.
Başlangıçtaki hedef: Baf gibi bu üs de Yunan savaş gemilerinin (firkateyn, füze botları) Kıbrıs'a doğru yol alırken limanlanabilmesi ve destek alabilmesi için tasarlandı. Çünkü Kıbrıs'ın donanması yalnızca küçük devriye gemilerine sahipti.
Kara sayfa: Üs, 11 Temmuz 2011'de Mari'de meydana gelen ölümcül patlama nedeniyle dünya çapında tanındı.
Yeniden doğuş: Trajediden sonra üs tamamen yeniden inşa edildi ve Deniz Komutanlığı'nın ihtiyaçlarına göre modernleştirildi. 15 yıl sonra üs tamamen farklı bir sayfa açıyor; basit bir yerel üs olmaktan çıkıp modern bir Avrupa-Atlantik deniz istasyonuna dönüşüyor.