«Siyasi liderler bazılarına şöyle sesleniyor: «Paylaşımımı çoğaltırsanız sizi ödüllendireceğim».
Siyasilerin üçüncü kişilerle yaptığı bu tür koordinasyona dikkat çeken bombayı, Meclis İçişleri Komitesi Başkanı Aristos Damianu attı. Damianu, AKEL ve Alma'nın lideri Odisseas Mihailidis'in ceza hukukuyla ilgili iki kanun önerisinin görüşüldüğü toplantıda bu açıklamayı yaptı. Öneriler, seçim günü siyasi içerikli paylaşım yapan vatandaşların işlediği suçlarla ilgili.
Siyasilerin üçüncü kişilerle bu şekilde anlaşması, büyük ihtimalle seçim günü kendilerinin belirli bir partiye ya da adaya oy vermeye çağrı yapamamasından kaynaklanıyor.
Damianu ayrıca, Polis Karargâhı'ndan vatandaşların aranarak, son milletvekili seçimlerinin olduğu gün yaptıkları paylaşımlar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen suçlarla ilgili ifade vermeye çağrıldığı telefonları «terörizm» olarak nitelendirdi.
Kanun önerilerini sunan Damianu, «Son haftalarda, eski bir seçim yasası hükmüne dayanan garip bir sürecin içinde olduk. Bu yüzden vatandaşlar, son milletvekili seçimlerinin öncesinde veya günü yaptıkları paylaşımlarla ilgili olası suçların araştırılması kapsamında açıklama vermek için Polis Karargâhı'na çağrılıyor» dedi.
Sözlerini şöyle sürdürdü: «Elbette vatandaşların yasalara saygı göstermesi gerekiyor. Ancak bu durumda akıl da hâkim olmalı. Modern bir toplumun ihtiyaçlarının dışında kalan hükümlere başvurulmamalı».
Damianu, «Bu verilere dayanarak bir kanun önerisi sunduk» diye ekledi.
İçişleri Komitesi Başkanı ayrıca AKEL'in önerisinin kamuya açık kişileri vatandaşlardan ayırdığını ve mevcut maddenin cezai yaptırımını, 5.000 avroya kadar idari para cezasıyla değiştirerek suç olmaktan çıkardığını söyledi.
Alma'nın Mihailidis, kendi önerisinin gerekçesini anlatırken vatandaşların kovuşturulma sürecine şaşırdığını dile getirdi. Seçim günlerinde binlerce paylaşım yapıldığını hatırlatan Mihailidis, seçim günü bir internet sitesinin çıkış anketi sonuçlarını paylaşıp sonra bu paylaşımı kaldırdığını belirtti. Mihailidis, eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in de seçmene kime oy vermesi gerektiğini söyleyerek yasayı ihlal ettiğini öne sürdü.
Mihailidis, «Bu durumda ilgili makamların herhangi bir işlem yaptığını görmedik» dedi.
Mihailidis ayrıca partilerin binlerce vatandayı arayarak onları etkilemeye ya da oy vermeye teşvik etmeye çalıştığını, bunun da yasal olduğunu söyledi. Yeter ki seçmenlerin telefon numaralarını yasal yollarla elde etmiş olsunlar. Kişisel verilerin numaraların elde edilme yöntemiyle ilgili bir sorun doğurmadığı sürece bu durum rahatsız etmiyor, dedi.
Mihailidis, «Ama bir vatandaş bir şey paylaştığında rahatsızlık duyuluyor. Devlet olarak hepsini kovuşturmuyoruz, kimi kovuşturacağımızı seçiyoruz» diye konuştu.
DİKO lideri Nikolas Papadopulos, yaşananlara bakılırsa toplumun iki temel ilkeyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Bunlar vatandaşların ifade özgürlüğü ile seçimlerin sorunsuz yapılmasını koruma ilkesiydi.
Papadopulos, «İkisinin de önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak aynı zamanda yasal düzenlemelerimizin modernleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz» dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
İlgili yasa çıkarılırken yasa koyucunun sosyal medyanın ne olduğunu aklında bulundurduğunu sanmıyorum.
Konuyu gündeme aldık sayın başkan, çünkü 27 kişinin, hatırlıyorsam, kovuşturulmasının nasıl seçildiğini birinin bize açıklamasını istedik. Oysa seçim günü paylaşım yapanların sayısı çok daha fazla. Selektif cezai kovuşturmaların, bir devletin hukukun üstünlüğüne dayanan ve demokratik işleyişinin temel anlayışını zedelediği görüşünü de dile getirdi.
Papadopulos da şunları ekledi: «Hepimiz şunda hemfikir olabiliriz: Demokrasi, vatandaşların seçim günü yaptığı bir paylaşımla dağılacak kadar kırılgan olamaz. Seçim sürecini korumanın ve vatandaşların siyasi konularda kendini ifade etme hakkını güvence altına almanın ortak bir zemini bulabiliriz».