---
title: "Mitsero'daki asfalt tesisi: Çevre ve sağlık hakkı pazarlık konusu edilemez"
url: "https://guneyde.com/haber/mitsero-daki-asfalt-tesisi-cevre-ve-saglik-hakki-pazarlik-konusu-edilemez"
markdown_url: "https://guneyde.com/haber/mitsero-daki-asfalt-tesisi-cevre-ve-saglik-hakki-pazarlik-konusu-edilemez.md"
site: "guneyde.com"
language: "tr"
published: "2026-10-09 13:15:33"
updated: "2026-10-09 10:39:23"
category: "Yaşam"
tags: ["Çevre Hukuku","Asfalt Tesisi","Mitsero","Sağlık Hakkı"]
source: "Phileleftheros"
---

# Mitsero'daki asfalt tesisi: Çevre ve sağlık hakkı pazarlık konusu edilemez

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://guneyde.com/haber/mitsero-daki-asfalt-tesisi-cevre-ve-saglik-hakki-pazarlik-konusu-edilemez  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Mitsero'da kurulması planlanan asfalt tesisine ilişkin hukuki bir değerlendirmede, bu tür projelerin çevre ve sağlık mevzuatına tam uygunlukla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Kıbrıs ve Yunan mahkemeleri ile AİHM içtihadına atıfla, sağlıklı çevrede yaşama hakkının kişilik hakkının ayrılmaz parçası olduğu ve önleme ilkesinin tedbirden önce geldiği belirtiliyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-09 13:15
- **Kategori:** [Yaşam](https://guneyde.com/kategori/yasam)
- **Etiketler:** Çevre Hukuku, Asfalt Tesisi, Mitsero, Sağlık Hakkı
- **Yazan:** Guneyde.com
- **Kaynak:** [Phileleftheros](https://www.philenews.com/apopsis/paremvaseis-ston-f/article/1780125/asfaltiko-ergo-sto-mitsero-ke-prostasia-tou-perivallontos-ke-tis-igias/)

![Mitsero'daki asfalt tesisi: Çevre ve sağlık hakkı pazarlık konusu edilemez](https://guneyde.com/assets/uploads/2026/10/064bec8720e49fc60dc662d821216c1d.jpg)

Bu nitelikteki her proje, etkilenen sakinlerin yaşam kalitesinin, her yönüyle sağlığın, yaşam alanının ve yerleşim koşullarının korunması gibi en yüce değer açısından mevzuata ve güvence altına alınmış ilkelere en üst düzeyde saygı ve titizlikle hayata geçirilmelidir. Bu değerler pazarlık konusu edilemez; en küçük ölçüde bile riske atılamaz ve tehlikeye sokulamaz. Çevreden yararlanmanın bir sosyal hak ve kişiliğin uzantısı olarak kesintisiz korunması güvence altına alınmalıdır (Th. Panagos, Enerji ve Toplum, 2023, II. Çevre Hakkı, s. 82-83). Mevcut kirlilik kaynakları da dikkate alınmalı ve projenin tekrarlayan ve birikimli etkilerine ilişkin bulgular değerlendirilmelidir. Zira şu katı ölçüt geçerlidir: "Yerleşim çevresi gibi insan yapımı sistemler, ne kendi taşıma kapasitelerinin ne de bunlardan etkilenen doğal ekosistemlerin taşıma kapasitesinin ötesinde geliştirilmemelidir" (A. Ligomenu, Çevre Korumanın Temel İlkeleri, 2/2021, s. 180-181). Söz konusu proje, sabit kirletici kaynaklar kapsamına girmektedir. İçtihatta da kararlaştırıldığı üzere, Anayasa'nın 7(1) maddesindeki yaşam hakkı doğal çevreyle ayrılmaz biçimde bağlantılıdır (Kıbrıs Cumhuriyeti - Pyrgoi Topluluğu (1996) 3 A.A.D. 503); bu hak çevresel yaşam koşullarını da kapsar (Sofulla Haralambus - Kıbrıs Cumhuriyeti (No. 1) (1996) 3 A.A.D. 73, Pyrgoi Topluluğu ve diğerleri - Cumhuriyet (1991) 3 A.A.D. 503) ve kişilik hakkı ile özel ve aile yaşamının korunması hakkına da temas eder.

Dolayısıyla, önleme ve ihtiyati tedbir ilkeleri ışığında, kaçınılmaz olumsuz sonuçların dışlanması gerekir. Çünkü "önleme, hiçbir koşulda kurumsal ve pratik olarak baskıyla ikame edilemez; zira baskı, önceden korunan bir çevreye yönelik hak-talebin özünü zayıflatır" (M. Papageorgiu, Çevrenin Korunması ve Ekonomik Özgürlük: Çıkar Çatışmasından Sürdürülebilir Kalkınmaya, 2022, Önleme İlkesi, s. 218). Etkilenen sakinler, hukukun nesnesi değil öznesidir; tamamen sağlıklı, yaşanabilir ve huzurlu bir çevreden yararlanma ve bu çevrede yaşama hakkına devredilemez ve pazarlık edilemez biçimde sahiptirler. Bu çevre, "hem kendi başına bir değer hem de bugünkü ve gelecek kuşakların hayatta kalması için zorunlu bir etkendir" (G. Siouti, Çevre Hukuku El Kitabı, 3. baskı, 2018, s. 10). Nitekim "doğal çevrenin kendi başına korunan ortak bir değere dönüştürülmesi, çevre üzerinde bir sosyal hak tesis eder" (Yunan Danıştayı 1731/2006). Bunun sonucu olarak, "çevresel değerlerden yararlanma hakkının ihlali, bu engellemeye maruz kalan hukuk topluluğu üyesinin kişiliğine hukuka aykırı bir saldırı teşkil eder" (D. Papasteriu, Orman Hukuku ve Ulusal Tapu Kadastro, 2. baskı, 2023, Çevre ve Kişilik, §19, s. 393). Ayrıca "çevre, kişiliğin özgür ve sağlıklı gelişimi için altyapı oluşturur" (aynı eser, s. 392). Bunun yanında "kişiliğin gelişimi ve ülkenin sosyal, ekonomik ve siyasi yaşamına katılım, çevrenin korunma düzeyinin ve çevre kalitesinin bir işlevidir ve aynı zamanda bunların katkısını gerektirir" (G. Siouti, Çevre Hukuku El Kitabı, 4. baskı, 2022, s. 49). Kişilik ve çevre, insan merkezli ve ekolojik dengeli biçimde bölünmez bir bütün oluşturur; bu, yaşamın temel ön koşuludur ve sağlıksız, rahatsız edici, kirletici, bozulmuş, estetik dışı ve sorunlu olamaz. Devletin bu hakları korumaya, konuttan ve yaşamdan yararlanmaya saygı göstermeye yönelik pozitif yükümlülüğü de göz önünde bulundurulmalıdır; bu haklar zarar göremez ve tehlikeye atılamaz.

Bütün bunlar, insan sağlığı değerinin paha biçilemez olduğu gerçeğinden hareketle ortaya konmuştur (Sisam Çok Yargıçlı Asliye Mahkemesi 58/2008, Larisa Tek Yargıçlı Asliye Mahkemesi 3867/2005, Kandiye Tek Yargıçlı Asliye Mahkemesi 802/2003 ve Atina Tek Yargıçlı Asliye Mahkemesi 2361/2000 ihtiyati tedbir kararları). Benzer ifadelerle, bedensel ve ruhsal sağlık, kişiliğin korunan en yüce değerini oluşturur (Selanik Tek Yargıçlı Asliye Mahkemesi 14181/2008; Patra İstinaf Mahkemesi 182/2001, Atina Tek Yargıçlı Asliye Mahkemesi 4531/2004).

Ayrıca, pek çok karar arasında Siros Asliye Mahkemesi'nin 438AM/2001 sayılı ihtiyati tedbir kararında, kişilik hakkının kişinin varlığını oluşturan ve ondan ayrılamaz değerler bütünü olduğu belirtildi. Bu değerler arasında bedensel değerler (sağlık, beden bütünlüğü vb.), ruhsal değerler (ruh sağlığı, duygusal dünya), her insanın onuru ve her türlü insani faaliyetin engelsiz gelişim olanağını içeren özgürlük yer alır. Kararda ayrıca, hava, deniz, sular, meydanlar ve diğer ortak kullanım alanları gibi en önemli çevresel değerler için bireye kullanım ve yararlanma hakkı tanındığı; bu hakkın kişiliğin bağımsız bir tezahürü olduğu ve çevre hakkının özel hukuk yansıması olduğu ifade edildi. Çevre hakkı; bileşik, kolektif, asli, benzersiz ve yerine konulamaz bir hukuki değerdir.

Öte yandan, **Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi**'nin **Lopez Ostra - İspanya davası**ndaki (9.12.1994, Başvuru No. 16798/90) kararında Mahkeme, ciddi çevre kirliliğinin bireylerin refahını etkileyebileceğine ve sağlıklarını ciddi tehlikeye atmasa bile konutlarından yararlanmalarını engelleyerek özel ve aile yaşamlarına zarar verebileceğine hükmetti. Bu davadaki sorun, başvurucunun evinin yakınında bir atık su arıtma tesisinin kurulması ve işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan ciddi çevre kirliliği ile rahatsızlıklardı (gaz emisyonları, kötü kokular ve gürültü); başvurucu sonunda evini terk etmek zorunda kaldı.

Bu bağlamda Mahkeme, meselenin iki tarafın ihtiyaçlarının dengelenmesiyle çözülmesi gerektiğine karar verdi: bir yanda atık su arıtma tesisinin işletilmesi, diğer yanda özel konutların ve özel ve aile yaşamının korunması. Mahkeme, İspanyol makamlarının müdahaleyi önlemek için mümkün ve gerekli tüm tedbirleri (hukuk ve ceza usulü yollarını) almadığı sonucuna vardı. Dolayısıyla somut olayda, **Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesiyle** korunan, başvurucunun özel ve aile yaşamına saygı hakkı ihlal edilmişti.

Son olarak, Hipokrat'ın şu sözü hatırlanmalıdır: "Güvende olmak, önceden düşünmek ve önlem almaktır; önceden düşünmek ve önlem almak ise tedavi etmekten üstündür" (Hipokrat, Tüm Eserleri 2, Koruyucu Hekimlik, 1992).

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://guneyde.com/haber/mitsero-daki-asfalt-tesisi-cevre-ve-saglik-hakki-pazarlik-konusu-edilemez  
Alıntı yaparken kaynak olarak guneyde.com ve bu bağlantıyı gösterin.
