Onlarca yıl boyunca, üniversite diplomasına sahip herkes yeteneklerine bakılmaksızın devlet okulu öğretmeni olma hakkına sahipti. Eğitim Bakanlığı'nın tanıdığı bir üniversiteden lisans diploması almak, devlet ortaokullarında öğretmenlik yapabilmek için yeterli sayılıyordu.
Elbette adayın işe alınıp sınıfa girmesi için 10, 20 hatta 30 yıl beklemesi gerekebiliyordu; ancak bakanlığın bekleme listesine kaydolan kişi için bu süreç bir formaliteden ibaretti. Bu adaylara herhangi bir öğretmenlik eğitimi verilmiyordu. Özel bir şirkette 20 yıl muhasebeci olarak çalışan bir kişi, diploması olduğu coğrafya dersini vermek üzere sınıfa gönderiliyordu.
Seksenlerden bu yana devlet okulu öğretmenleri bu sorumsuzca yöntemle işe alındı. Mülakat yapılmadığı için öğretmenlik hakkında hiçbir bilgisi olmayan yüzlerce uygunsuz mezun, çocuklarımızın eğitimiyle görevlendirildi. Siyasi partiler, işe alım sürecinden kayırmacılığı kaldırmak adına öğretmenlik mesleğini sırasını beklemeye razı her tembel ve motivasyonsuz diploma sahibine açtı.
Bu ayrım gözetmeyen işe alım politikasına son verme girişimlerini, öğretmen sendikalarının baskısı altındaki siyasi partiler her seferinde engelledi. Sonunda Anastasiadis hükümeti bekleme listesi sistemini sona erdiren bir yasa tasarısı sunduğunda, partiler tasarıyı sulandırdı. Yasaya göre öğretmenlerin yüzde 50'si sınavla, diğer yüzde 50'si ise 10 yıl boyunca bekleme listesinden alınacaktı. Böylece bu akıl dışı sistem 10 yıl daha sürdürüldü.
Bekleme listesinin ömrünün bitmesine yalnızca iki yıl kala, sistemin "güvenlik ağı" işlevi gördüğü gibi gülünç bir gerekçeyle süresinin uzatılması gündeme geldi. Haberlere göre listenin devam ettirilmesinin nedeni, öğretmenlik sınavlarını yeterli sayıda mezunun geçememesi; özellikle Yunanca, Matematik ve Fen Bilimleri alanlarında öğretmen açığı oluşması riski. Yani genç mezunlar sınavı geçemediği için bakanlık, bekleme listesindeki adayları sınavsız işe alacak! Bekleme listesindekiler hiç sınava girmedikleri için sınavda başarısız olanlardan daha iyi aday sayılıyor. Çocukların çıkarını ön planda tutan akılcı bir işe alım süreci böyle mi olmalı?
Bu sorunun bir çözümü var. Eğitim Bakanlığı, İngiltere'deki uygulamayı örnek almalıdır. İngiltere'de öğretmen olmak isteyen kişi, sınıf içi uygulamalı eğitimi de kapsayan tam zamanlı bir öğretmenlik eğitimi programını tamamlamak zorundadır. Kurs sonu sınavını geçenler, açık kadro varsa devlet okulunda göreve başlar ya da bir yıllık bekleme listesine girer. Bu yöntem bekleme listesi sistemini ortadan kaldırır ve daha da önemlisi adaylara öğretmenlik yapmayı, ilgi çekici dersler hazırlamayı ve sınıf yönetimini öğretir. Mevcut öğretmenlerin çoğu bu becerilere sahip değildir.
Devlet okullarında öğretim kalitesini artırmanın yolu budur ve bu yaklaşım zamanla eğitim standartlarının yükselmesini sağlayacaktır.