Mayıs 24'ünde yapılan seçimlerde geleneksel partilere son bir şans verildi. Ancak bazı partiler, bu şansı değerlendirmek ve değişim içine girdiklerini kanıtlamak yerine, ilk adımlarından itibaren kamuoyunun güvenini kaybettiler. Seçim Komitesi içindeki kavgalar ve parlamentodaki komitelerin paylaşımı, önceki parlamentodan hiçbir şeyin değişmediğini gösterdi.
Çevre Komitesi başkanlığı için AKEL ve ELAM arasında çıkan anlaşmazlık, hiçbir iyi neden olmadan iki parti arasında gerilime neden oldu. Çevresel konular, Kıbrıs'ın yeşil geçişin bir parçası olarak AB direktiflerine uyması nedeniyle son derece önemlidir. Ancak bu komite, önceki yıllarda hiçbir zaman bir ödül olarak görülmedi. AKEL, önceki parlamentoda Ekolojistlere bu komiteyi vererek, yeni oluşumda bunu geri istediklerini savundu. ELAM ise oy oranının onlara üç komite hakkı verdiğini ve bu komitenin bunlardan biri olduğunu iddia etti.
Görüşmelerin ardından Çevre Komitesi, DISY, ELAM ve DIKO'nun oylarıyla ELAM'a verildi ve bu durum AKEL'den kızgın bir tepkiyle karşılandı. Sonuçta DISY, beş komite aldı - Kurumlar, Hukuk, Sağlık, Dışişleri ve Ticaret. Oy oranının onlara altı başkanlık hakkı verdiğini iddia ederek, bir komiteyi DIKO'ya verdi. DIKO, önceki parlamentodaki üç komitesini - Maliye, Denetim ve Eğitim - koruyarak, hem oy oranını hem de bir sandalye kaybetti. AKEL, beş komite aldı - Çalışma, İçişleri, İnsan Hakları, Mülteciler ve Tarım. ELAM, üç komite aldı - Savunma, Çevre ve Ulaştırma.
Bu gelişmeler, bazı partilerin hala aynı eski zihniyeti sürdürdüğünü gösterdi. Ayrıca, parlamentoya yeni giren partilerin, yeni parlamentörlük döneminde kısa sürede eski muhalefete karşı tavırlarını değiştirdiklerini ve artık establishmentın bir parçası haline geldiklerini gösterdi. Tüm partiler, kamuoyunun komitelerin paylaşımına değil, kendi ekonomik sorunlarına odaklandığını anlamalıdır. İnsanların concerni, ekonomik hayatta kalma mücadelesidir. Partilerin, seçim vaatlerini yerine getirmek ve kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak istiyorsa, şimdi rotalarını değiştirmelidir. Aksi takdirde, kamuoyu onlara sırtını dönecek ve bir daha şans vermeyecektir.