Kıbrıs Polis Uyuşturucu ile Mücadele Birimi (YKAN), son aylarda uyuşturucu ve yasadışı madde ele geçirmelerinde benzeri görülmemiş bir rekor kırdı. Michalis Hadjivasilis'in geçen Cuma Phileleftheros gazetesinde yayımlanan özel haberine göre 2026'nın ilk çeyreğinde 250 kilo esrar ve 64 kilo kokain ele geçirildi. Karşılaştırma olarak, 2025 yılının tamamında 800 kilo esrar ve 50 kilo kokain yakalanmıştı.
Haberde YKAN Lefkoşa Birimi'nin en son operasyonu anlatılıyor. 25 Mart'ta bir kargo şirketinin ofisinde gerçekleştirilen operasyonda 40 yaşında bir Rum Kıbrıslı gözaltına alındı. Şüpheli, içinde diyet takviyesi kaplarına gizlenmiş ve mühürlenmiş 550 gram kokain bulunan bir paketi teslim alırken yakalandı. Ertesi gün Lefkoşa Bölge Mahkemesi'ne çıkarılan şüphelinin yedi gün tutuklu kalmasına karar verildi.
Uyuşturucu kaçakçılarına yönelik bu başarılı operasyonun, polisin önceden elde ettiği güvenilir istihbarata dayandığı şüphesiz. Bu istihbarat muhtemelen suç örgütünün içindeki bir muhbirden geldi. Polisin etkili müdahalelerinin bir kısmı ise faillerin kişisel özelliklerine dayanıyor.
Geçtiğimiz günlerde Larnaka Havalimanı'nda bir genç adam, polis memurlarının dikkatini çekerek gözaltına alındı. Gencin şüphe çekmesinin nedeni, uçaktan indiği andan itibaren aşırı terlemesi ve sürekli mendille yüzünü silmesiydi. Bagajında yapılan aramada bir şeker kutusunun içinde onlarca gram kokain içeren naylon poşetler bulundu. Sorgusunda, vücudunun içinde aynı miktarda kokain içeren iki naylon poşet daha taşıdığını itiraf etti. Poşetleri hastanede vücudundan çıkardı.
Vücut dilini okuma yeteneği, suçla mücadelede en güçlü araçlardan biri olarak büyük önem taşıyor. Pasaport kontrolü sırasında alnından ter silen bir adam, bu konuda deneyimsiz birine göre sadece sıcaklayan biridir. Ancak deneyimli bir görevli için bu kişi, yakalanma korkusuyla tedirginliğini gizleyemeyen potansiyel bir "uyuşturucu kuryesi"dir.
Polis memurlarının yanlış kişiden şüphelenip sorguladıktan sonra kişinin terlemesinin ve tedirginliğinin tamamen masum nedenlerden kaynaklandığını anladığı durumların ne sıklıkla yaşandığını bilemiyorum.
Ancak şunu anlıyorum ki polis memurları, hiçbir şeyin apaçık olmadığı karanlık bir şüphe dünyasıyla baş etmek zorunda kalıyor. Dışarıdan yasal bir şeker ya da vitamin takviyesi gibi görünen bir şey, içinde yasadışı beyaz toz barındırabiliyor.
Bu tür vakalarda polis elbette istihbarata dayanarak tutuklama yapıyor. Ancak bu istihbaratı bir muhbir değil, failin bizzat kendisi veriyor.