Kıbrıslı milletvekilleri, uluslararası varil fiyatı henüz yükselmeden akaryakıtın pompada fırladığını — yani 'füze ve tüy' fenomenini — dile getirdiğinde, Kıbrıs'taki pek çok yetkili ya da iktidar partisi mensubu bunu abartma veya asılsız bir iddia olarak geçiştiriyor.
Oysa bu, dünyaca tanınan bir örüntü. Bu durum başka yerlerde de yaşandığına göre, Kıbrıs'ta sık sık görülmesine şaşırmamak gerekir. Yetkililerin fenomeni yadsımak yerine onu yönetmenin bir yolunu bulması lazım.
Örneğin bu 'füzeler ve düşen yapraklar' fiyat davranışı Amerika Birleşik Devletleri'nde de yoğun biçimde eleştiriliyor. Üstelik petrol şirketlerinin karşısına geçen sıradan bir yorumcu değil; bizzat Başkan Donald Trump.
Trump, kendi politikalarının tetiklediği savaşın yarattığı enerji krizinin doruk noktasında halka şunu söylemişti: İran yenilgiye uğradığında fiyatlar hızla düşecek. İran'ın her cephede kaybettiği kesin değil; ancak yaklaşık altmış gün içinde ateşkesi hedefleyen bir mutabakat imzalandı. Bu anlaşmanın gündeme gelmesiyle Brent ve WTI ham petrol fiyatları toplamda yüzde yirmi ila yirmi beş oranında sert düştü. Yani Trump bugün 'Ben söylemiştim' diyebilirdi.
Ama diyemiyor. Çünkü ABD'de akaryakıt fiyatları, uluslararası piyasalardaki toptan fiyatlar kadar hızlı düşmedi. Çatışma sürecinde ülkedeki ortalama benzin fiyatı galon başına iki nokta altı–iki nokta sekiz dolardan dört nokta yedi dolara (1 galon = 3,8 litre) fırladı ve Trump'ın enerji politikalarına karşı büyük bir öfke dalgası yarattı. Her gün araç kullanmak zorunda kalan ve bu yükten bunalan Amerikan halkının baskısı, başkanı nihayetinde anlaşma imzalamaya ve piyasalarda düzeni yeniden sağlamaya zorladı.
Son günlerde ABD benzin fiyatları galon başına dört doların ancak biraz altına geriledi; yavaş bir düşüş trendi bekleniyor. Bu tablo Kıbrıs'ta yaşananın aynısı: Pompa fiyatları hiçbir zaman hızla düşmüyor. Ve bu durum Trump'ı memnun etmedi; hatta Cumhuriyetçi meslektaşları bile onu eleştirmeye devam ediyor.
Dün uluslararası haber ajansları, Trump'ın Adalet Bakanlığı'ndan petrol şirketlerini soruşturmasını istediğini aktardı. Trump, şirketlerin tüketicileri 'dolandırdığını' ileri sürdü; ham petrol alım maliyetleri keskin biçimde düşmesine karşın pompa fiyatlarını yapay olarak yüksek tuttukları iddiasında bulundu. Truth Social'da yaptığı paylaşımda 'Büyük petrol şirketleri, ham petrol için ödedikleri maliyetler çok düştüğünde pompa fiyatlarını aynı oranda düşürmüyor. Müşteriler aldatılıyor' diye yazdı.
Bu ne ilk ne de son kez, Sayın Başkan. Fırsatı bizzat siz yarattınız.
ABD benzin fiyatlarının toptan maliyetlerin haklı kıldığı düzeyin üzerinde kalmasının Trump'ın iddia ettiği kadar ağır bir durum olmadığı söyleniyor; zira şirketler ham petrolün çok daha pahalı olduğu dönemde satın aldıkları stokları hâlâ ellerinde tutuyor.
Evet, ama bu açıklama küresel tüketicileri ikna etmiyor. Fiyatların düşmesi gerektiğinde yüksek maliyetli stok her zaman bol çıkıyor; fiyatlar yükseldiğinde ise ucuz stok sihir gibi ortadan kayboluyor. Umarız Donald bunu kavrar ve hiç değilse aşağıda bizi de haberdar etmeye devam eder.