AB denizcilik bakanları Çarşamba günü "Lefkoşa Deklarasyonu"nu imzalayarak denizci eğitimi, çalışma koşulları ve denizcilik sektöründe cinsiyet eşitliğine odaklanan ortak bir çerçeve belirledi.
Gayri resmi AB Deniz Taşımacılığı Konseyi'nde onaylanan deklarasyon, yedi ana eksen etrafında yapılandırıldı ve denizcilik eğitimini güçlendirmeye, denizcilik kariyerlerinin cazibesini artırmaya vurgu yapıyor.
Deklarasyon, eğitim sistemleri genelinde koordineli tanıtım çalışmaları yapılmasını, kamu otoriteleri, denizcilik akademileri ve sektör kuruluşları arasında daha yakın iş birliği kurulmasını talep ediyor.
Belgede ayrıca denizcilerin haklarının ve çalışma koşullarının daha iyi korunması gerektiği vurgulanıyor. Bu ihtiyaç özellikle deklarasyonun "dijital dönüşüm ve jeopolitik riskler" olarak tanımladığı, denizcilik operasyonlarını etkileyen koşullar çerçevesinde öne çıkıyor.
Deklarasyon, adil çalışma standartlarının korunmasının ve kariyer sürekliliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor. Bu destek, karada görevlere geçiş süreçlerini de kapsıyor.
Metin, otomasyon, dijital sistemler ve alternatif yakıtlar dahil olmak üzere gelişen teknolojilere uygun şekilde denizcilik eğitiminin modernize edilmesine yönelik taahhütler içeriyor.
Belgede, operasyonel güvenliği artırmak için siber güvenlik ve veri korumaya daha fazla önem verilmesi ve bilgi paylaşım mekanizmalarının iyileştirilmesi çağrısında bulunuluyor.
Deklarasyon ayrıca STCW sözleşmesi kapsamındaki uluslararası eğitim standartlarının daha fazla uyumlaştırılmasını destekliyor ve sertifikasyon ile eğitim sistemlerinin değişen sektör gereksinimlerini yansıtacak şekilde uyarlanmasına vurgu yapıyor.
Belge, simülasyon tabanlı eğitimin yaygınlaştırılmasını, elektronik sertifikasyon sistemlerinin kullanılmasını ve pratik eğitim olanaklarını artırmak için sektör iş birliğinin güçlendirilmesini teşvik ediyor.
Deklarasyonun temel unsurlarından biri, sektördeki cinsiyet dengesizliğini ele alıyor.
Belge, "denizcilik mesleklerinde kadınların yeterince temsil edilmediğini" kabul ediyor ve katılımı artırmaya yönelik hedefli önlemler alınmasını talep ediyor. Bu önlemler arasında mentorluk, liderlik geliştirme programları ve ayrımcılık ile tacizden uzak, daha güvenli ve kapsayıcı çalışma ortamları oluşturma çabaları yer alıyor.
AB Sürdürülebilir Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada deklarasyonun, denizcilerin AB politikalarındaki algılanış biçiminde bir değişimi yansıttığını söyledi.
"Bu belge, Avrupa'da denizcilere bakış açımızda bir dönüm noktasını ifade ediyor" dedi.
Tzitzikostas, belgenin "Avrupa denizcilik sektörünün insani boyutuna yönelik güçlü bir siyasi taahhüt" olduğunu belirterek rekabet gücü ve dayanıklılığın insan sermayesine bağlı olduğunu vurguladı.
Denizcilikten Sorumlu Bakan Yardımcısı Marina Hadjimanolis, deklarasyonun "Avrupa denizciliğinin geleceğinin doğrudan kendi insanlarının kararlarından geçtiğine dair net bir mesaj içeren ortak bir siyasi taahhüt" niteliğinde olduğunu söyledi.
Hadjimanolis, sektörün "yoğun jeopolitik gelişmeler, teknolojik dönüşümler ve yeşil ile dijital geçiş için artan talepler" ile karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bakan Yardımcısı, deklarasyonun beceri eksiklikleri, yaşlanan iş gücü ve denizdeki güvenlik riskleri gibi yapısal sorunları ele aldığını ekledi.
Hadjimanolis ayrıca geçiş sürecinin yönetilmesinde işverenler ile denizciler arasındaki sosyal diyaloğun iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Kapsayıcı diyaloğun "çalışma koşullarının iyileştirilmesi" ve taciz ile iş gücü sürdürülebilirliği gibi sorunların ele alınması için "vazgeçilmez" olduğunu söyledi.
Hadjimanolis, deklarasyonun "dayanıklı, rekabetçi, sürdürülebilir ve sosyal açıdan sorumlu bir Avrupa denizcilik sektörüne doğru önemli bir adım" olduğunu ifade etti. Kadınların katılımının artırılmasının önemine vurgu yaparak, yeteneklerin dışlanmasının sektörün "gerçek anlamda modern" olmasını engelleyeceğini belirtti.
Deklarasyon ayrıca denizcilik eğitimi, beceri geliştirme ve istihdam olanaklarına AB düzeyinde yatırım yapılmasını talep ediyor ve bundan sonraki süreçte denizci refahına önem verilmesini vurguluyor.