ABD Büyükelçisi John Breslow, Çarşamba günü yaptığı açıklamada ABD ve Kıbrıs’ın çıkarları ile hedeflerinin yakından uyumlu olduğunu söyledi. Büyükelçi, mevcut dönemi iki ülke ilişkileri tarihinde potansiyel olarak en iyi dönem olarak nitelendirdi.
Lefkoşa’daki Kıbrıs Forumu’nda konuşan Breslow, Washington’un Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına uygun olarak siyasi eşitliğe dayalı ikiz toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde Kıbrıslıların öncülük ettiği yeniden birleşme çabalarını desteklemeye hazır olduğunu belirtti.
Ticari iş birliğine değinen büyükelçi “gerçek fırsatlar” gördüğünü söyledi. Breslow, ABD ve Kıbrıs’ın refahı için ciddi istem dışı sonuçlar doğurduğunu savladığı AB düzenlemeleri konusunda Kıbrıs hükümetiyle iş birliği alanı bulunduğunu ifade etti.
Breslow ikili ilişkileri “her zamankinden iyi” olarak tanımladı.
“Bu durum bize yeni bir zeminde ilerleme ve uzun vadede neler başarabileceğimizi düşünme fırsatı veriyor” dedi.
Donald Trump’ın başkanlığı döneminde imzalanan 2018 Ortak Niyet Beyanı’na atıf yapan büyükelçi, belgenin savunma ve enerji iş birliğinde yeni bir sayfa açtığını söyledi.
2019’da kabul edilen Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası’nın bu bağları daha da güçlendirdiğini belirten Breslow, iş birliğinin o zamandan beri yeni alanlara yayıldığını kaydetti.
2024 Stratejik Diyaloğu’nun güvenlik, eğitim, ticaret ve uzay alanlarında iş birliğini kurumsallaştırdığını söyledi.
“Eylül 2024’te imzalanan ikili savunma iş birliği yol haritası ile Kıbrıs’a yönelik ilk ABD askeri teçhizat satışının başlatılması, silahlı kuvvetlerimizin her zamankinden daha fazla birlikte çalışabilir olduğu anlamına geliyor” dedi.
Breslow, Başkan Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Amerikan dış politikası vizyonunu ABD’nin ulusal çıkarlarını ilerletme üzerine kurduklarını anlattı.
“Kıbrıs’ta bu çaba kapsamında iyi iş çıkardığımıza inanıyorum, çünkü çıkarlarımız ve hedeflerimizin çoğu çok yakından uyumlu” diye konuştu.
Büyükelçi, Kıbrıs’ın da ülkelerin ortak çabalarından fayda sağladığını ekledi.
Kıbrıs sorununa ilişkin Breslow, Washington’un pozisyonunun değişmediğini vurguladı.
“Bu Kıbrıslılar için Kıbrıslı bir çözümdür ve Amerika bunu başarmada size destek vermeye hazırdır” dedi.
Yatırıma geçerken Breslow, Kıbrıs’ı Amerikan şirketleri için cazip bir destinasyon olarak tanımladı ancak gereksiz idari engellerin yatırımcıları caydırabileceği ve yüz milyonlarca dolarlık kayıp fırsat yaratabileceği uyarısında bulundu.
Büyükelçi, basitleştirilmiş prosedürler ve öngörülebilir bir düzenleyici ortam çağrısı yaptı. Kıbrıs’ı inovasyon ve yatırımı gereksiz şekilde kısıtlayan AB düzenlemelerine karşı çıkmaya teşvik etti.
Özellikle AB metan düzenlemelerini, ormansızlaşma kurallarını ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı örnek gösterdi. Breslow, bazı Avrupa önlemlerinin Amerikan sanayileriyle iş birliğini engellediğini savundu.
Büyükelçi, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıs’ın AB Konseyi başkanlığı döneminde düzenleyici basitleştirmeyi ilerletme çabalarını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Enerji alanında Breslow, Chevron ve Exxon dahil şirketler aracılığıyla Kıbrıs’ın açık deniz doğal gaz rezervlerinin geliştirilmesinde Amerikan katılımına işaret etti.
“Enerji güvenliği ulusal güvenliktir” diyen büyükelçi, Kıbrıs’ın enerji üreticisi haline gelmesinin bölgesel güvenliği güçlendireceğini savundu.
Büyükelçi ayrıca teknolojik iş birliğinin büyüdüğünü, GE Aerospace’in Kıbrıslı şirket UAMCO ile ortaklığını ve Plug and Play ile Tenstorrent’in yatırımlarını örnek gösterdi.
Breslow, eğitim alanını ikili ilişkilerin önemli bir direği olarak tanımladı. Fulbright programlarının ve profesyonel değişimlerin genişlemesine dikkat çekti. Kıbrıs’ın bu yıl eğitim bakanlığının desteğiyle şimdiye kadarki en büyük Fulbright İngilizce öğretim asistanı grubuna ev sahipliği yaptığını söyledi.
Büyükelçi, adada faaliyet gösteren yenilikçi Amerikan şirketlerinde genç Kıbrıslılar için staj ve profesyonel fırsatlar sunulmasında özel sektörün daha fazla rol almasını teşvik etti.
Breslow, böyle bir iş birliğinin ilişkileri güçlendireceğini, beceriler geliştireceğini ve ikili bağların önümüzdeki 50 yılını şekillendirmeye yardımcı olacağını söyledi.