Icerige atla
Politika ⭐ 72/100

AKEL’den Kıbrıs Sorunu’nda Mutabık Kalınan Çerçevenin Yeniden Açılmasına Uyarı

AKEL’den Kıbrıs Sorunu’nda Mutabık Kalınan Çerçevenin Yeniden Açılmasına Uyarı
Yaz Boyunca Malta'da İngilizce

AKEL, Kıbrıs sorununda mutabık kalınan alanlara yeni fikirler getirilmesine karşı uyarıda bulundu. Bu kapsamda, hükümet sisteminin başkanlıktan parlamenter sisteme dönüştürülmesi ve federasyon yapısının değiştirilmesi gibi öneriler eleştirildi. BM Genel Sekreteri António Guterres, çıkmazı kırmak için gayriresmî genişletilmiş bir toplantı düzenleme olasılığını araştırıyor.

Phileleftheros gazetesinde yayımlanan görüş yazısında AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanou, bu tür tartışmaların gereksiz olduğunu ve işleri daha da karmaşık hale getirerek yeni çıkmazlar yaratacağını söyledi. Federasyonun karakterini ve içeriğini belirleyen yetkilerin daha önce mutabık kalındığını belirten Stefanou, hükümet sisteminin de Kıbrıslı Rum tarafının ciddi bir değerlendirme sonucunda destekleyip kabul ettiği bir konu olduğunu ifade etti. Stefanou, “Bu konuda yapılacak herhangi bir tartışma fayda sağlamayacaktır. Aksine işleri karmaşıklaştıracak ve yeni sorunlara yol açacaktır” dedi.

Stefanou, Kıbrıs sorununda olası gelişmeler karşısında Kıbrıslı Rum tarafının yerine getirmesi gereken dört şart sıraladı. İlk olarak, müzakerelerin 2017’de kaldığı yerden devam etmesi ve varılan uzlaşıların korunması gerekiyor. İkinci olarak, BM’nin bu uzlaşıları resmî olarak kayıt altına alması gerekiyor; böylece her iki taraf da neyin mutabık kalındığını ve hangi konuların açık olduğunu tam olarak bilecek. Bu uygulama, 2013 yılında dönemin BM elçisi Alexander Downer tarafından başarıyla uygulanmıştı. Üçüncü olarak, mutabık kalınan konularda yeni fikirler getiren her türlü mantık kesin olarak reddedilmeli. Dördüncü olarak, tartışılması ve üzerinde anlaşmaya varılması gereken konuların çok az olduğu belirtildi; bunlar esas olarak mülkiyet konuları ile geçiş düzenlemeleri ve çözümün uygulanmasına ilişkin sorular.

Garanti sistemi konusunda Stefanou, BM Genel Sekreteri’nin tutumunun net olduğunu söyledi: Garanti sisteminin kaldırılması ve yerine bir uygulama mekanizması getirilmesi, işgal askerlerinin kısa süre içinde çekilmesi ve tek taraflı müdahale hakkının ortadan kaldırılması. Crans-Montana’da, Garanti Antlaşması’nın sona erdirilmesi ve işgal askerlerinin çekilmesi konusunda, Guterres çerçevesinin dört iç meselesinin çözülmesi koşuluyla uzlaşıya varıldığını belirtti. Stefanou, “Bazılarının, NATO’nun dahil olduğu bir garanti sisteminin sürdürülmesi konusunda nabız yoklama ısrarı, bizi garanti sisteminin sona erdirilmesi pozisyonundan uzaklaştırıyor ve durumu daha da kötüleştiriyor” ifadelerini kullandı.

Stefanou, BM Genel Sekreteri’nin girişimini olumlu karşıladı ve bunun Guterres’in görev süresinin bitimine birkaç ay kala gelmiş olmasına rağmen olumlu bir adım olduğunu belirtti. Guterres’in Crans-Montana’da Kıbrıs’ın çözüme bir mil uzaklıkta olduğunu söylediğini hatırlatan Stefanou, varılan uzlaşıların yeniden açılması veya iptal edilmesi yoluyla bu mesafenin artmasını istemeyeceğini ifade etti. Guterres’in, müzakereler için genel bir çerçeve oluşturacak bir pozisyon taslağı sunmak istediğini, kişisel elçisi Holguin’in ise öncelikle Lefkoşa-Atina-Ankara üçgeninde temaslarda bulunmakla görevlendirildiğini söyledi.

Stefanou, AKEL’in pozisyonunun, tüm tarafların samimi siyasi iradesi çıkmazı kırmak ve bir çözüme ulaşmaksa, en doğrudan ve etkili yolun elde edilenleri korumak ve tartışılması ile üzerinde anlaşmaya varılması gereken konulara odaklanmak olduğunu söyledi. Stefanou, “Bu felsefeyle hazırlanacak bir yol haritası, hızlı ve olumlu bir sonuç çabasında son derece faydalı olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Üniversite Destekli Dil Okulu
Paylaş: