AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, partisinin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde geride kalmadığını ve zamanında yarışa hazır olacağını söyledi. Stefanu'ya göre seçimlere yaklaşık bir buçuk yıl kaldı. Parti, planlarına uygun şekilde kararlılık ve iyimserlikle ilerliyor.
Gazimağusa AKEL Konferansı'nda konuşan Stefanu, rakiplerin şimdiden seçim çalışmalarına başladığı yönündeki iddialara yanıt verdi. Stefanu, "Bir noktada isimlere de geleceğiz. Nitekim aday olmadan cumhurbaşkanlığı seçimi yapılamaz. Ancak destekleyeceğimiz adayı tartışmaya gelene kadar kat etmemiz gereken bir yol var" dedi.
Stefanu, AKEL'in öncelikli olarak hükümet politikalarına karşı çıkan ve ilerici bir değişim isteyen siyasi güçler ve örgütlü gruplarla temas ve görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Seçimler öncesinde ortak bir zemin bulmanın hedeflendiğini, böylece kazanma ve ilerici değişimi ilerletme ihtimalinin güçleneceğini söyledi. Aday tartışmasının ise ortak program alanı bulunduktan sonraki bir aşamada yapılacağını ekledi.
Stefanu, Kıbrıs'ı 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde erken ve uzun bir kampanyaya sürükleyenleri eleştirdi. Ona göre bunlar, küçük parti çıkarları ve kişisel hırslar uğruna bu süreci başlattı. Stefanu, pahalılıkla, konut krizi, yetersiz gelirler ve temel ihtiyaçları karşılamakta yaşanan zorlukla mücadele eden insanlar için önerilerin ve tedbirlerin konuşulması gerektiğini, ancak tartışma gündemini kulis toplantılarının ve makam pazarlıklarının işgal ettiğini savundu. Stefanu, bazılarının makamlara kendilerinin ve partilerinin nasıl fayda sağlayacağı açısından yaklaştığını öne sürdü. Ayrıca bencil ve büyük çıkarlardan, kapalı kapılar ardındaki işlerden ve medyanın büyük sahiplerinin aracılığından söz etti. Stefanu, "Sağın siyasi işleri böyle yürüyor" dedi.
Stefanu, AKEL'in iş birliklerinin her zaman ortak amaç ve hedefler üzerine kurulduğunu söyledi. Partinin samimi ve uygulanabilir programlar sunduğunu savunan Stefanu, bu programların Kıbrıs'a ve halkına destek olmayı amaçladığını belirtti. Özellikle hükümetin, "halk karşıtı" olarak nitelendirdiği politikalardan etkilenen kesimleri hedeflediklerini kaydetti. Bu politikaları Nikos Hristodulidis hükümetinin, bir önceki Nikos Anastasiadis hükümetinin (DİSİ) politikalarının sürdürülmesi olarak niteledi.
Parlamento seçimlerindeki sonuçlara değinen Stefanu, AKEL'in performansını "olağanüstü" olarak niteledi. Parti yöneticilerini, üyelerini, dostlarını ve Halk Hareketi'ni (Laiko Kinima) tebrik etti. AKEL'in Gazimağusa ilçesinde yüzde 2,2, Gazimağusa'nın özgür bölgesinde yüzde 3 artış kaydettiğini söyledi. Stefanu, bu sonucun, partinin toplumla temas halinde olduğunda, sorunlara müdahale ettiğinde ve insanların yanında durduğunda halkın bunu fark edip takdir ettiğini gösterdiğini vurguladı.
Stefanu, Kıbrıs sorununun çözümünün partinin sürekli önceliği olduğunu yineledi. Gazimağusa'nın genel çözüm için kilit bir nokta olduğunu belirten Stefanu, AKEL'in bölünmeye ve statükonun geçiciliğine razı olmayacağını söyledi. Bazılarının bu geçiciliği kariyer ve servet inşa etmek için kullandığını ileri sürdü. Stefanu'ya göre ana hedef, iki bölgeli iki toplumlu federasyon temelinde ve siyasi eşitlikle sorunu çözmek. Bu nedenle müzakere birikiminin korunmasının önemine dikkat çekti. Bunu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yılın sonunda görev süresinin dolacak olmasına da bağladı.
Stefanu, ilerici değişimin önceliklerini sıralarken sosyal devletin güçlendirilmesinden söz etti. Eşitsizliklerle, yoksullukla ve ekonomik güvencesizlikle mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Çalışanların ve düşük gelirli emeklilerin gelirlerinin desteklenmesi, işçi haklarının güçlendirilmesi ve konut ile enerji krizinin çözülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca büyümeyi çevrenin korunmasıyla birleştirecek yeni bir ekonomik modele, su sorununun çözümüne ve enerji ile atık yönetimindeki zorluklara da değindi.
Son olarak Stefanu, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesini, kurumların yeniden tesis edilmesini ve kurumsal çıkar çatışması ile yolsuzlukla mücadeleyi öncelik olarak belirledi. Uluslararası hukuka dayanan ve halkın hayati çıkarlarına hizmet edecek çok boyutlu bir dış politikadan yana olduğunu söyledi. Kritik altyapıların ve ülkenin zenginliğinin yabancı çıkarlara bırakılmasına yol açan politikaları eleştirdi. Stefanu, ilerici değişimin aşırı sağın iktidar merkezlerine girişine son vereceğini savundu. Ona göre bu girişim, hükümetin ve onunla iş birliği yapan partilerin göz yummasıyla ve teşvik etmesiyle gerçekleşiyor.