Bakanlar Kurulu, devlet konutlarında yaşayan ve imar usulsüzlükleri bulunan Rum mültecilere tapu veya kira sertifikası verilmesini sağlayan bir kararı onayladı. İçişleri Bakanı Constantinos Ioannou, kararı Perşembe günü düzenlenen kabine toplantısının ardından duyurdu.
1974 Türk müdahalesinin ardından 200.000'den fazla Rum Kıbrıslı kuzeyden yerinden edildi. Cumhuriyet hükümeti, yerinden edilen bireyleri ve aileleri barındırmak için toplu konut siteleri (sinikismoi) inşa etti ve bu konutları devlet mülkiyetinden özel mülkiyete geçirdi. 2007 sonrasında alınan kabine kararlarıyla sakinlere tapular verildi.
Ioannou, kararın bugüne kadar "mülklerindeki imar müdahaleleri ve usulsüzlükler nedeniyle tapu alma imkânı bulunmayan" hak sahiplerini kapsadığını belirtti.
İçişleri Bakanlığı'nın önerisiyle onaylanan yeni ve daha esnek prosedüre göre, tapu veya kira sertifikaları ruhsatsız yapılara uygulanan süreçle uyumlu şekilde düzenlenecek. Ioannou, "Özünde usulsüzlüklerin mevcut olduğuna dair bir şerh düşülerek tapular verilecek. Bu tapular satış amacıyla kullanılamayacak ancak miras işlemlerinde ya da bankalar kabul ederse ipotek işlemlerinde kullanılabilecek" dedi.
Ioannou, tapulara usulsüzlükler giderilene kadar satış yasağı şerhi konulacağını ekledi.
Ioannou'nun verdiği bilgiye göre şu anda 7.859 tapu veya kira sertifikası beklemede. Bu rakamın 838'i, komşu mülkleri, kamusal alanları veya parsel içindeki imar ihlallerini etkileyen müdahaleler nedeniyle daha önce başvuru hakkı bulunmayan hak sahiplerinden oluşuyor.
Bugüne kadar devlet mülteci konut siteleri ve bireysel konut programlarındaki hak sahiplerine toplam 17.418 tapu veya kira sertifikası verildi.
Ioannou, "Bugünkü kararla, devlet konut sitelerinde ve bireysel konutlarda yaşayan mülteci vatandaşlarımızın özel konut sahiplerine kıyasla yıllardır yaşadığı haksızlık gideriliyor" dedi.
Bakan, bu kararın daha geniş kapsamlı bir mülteci konut politikasının parçası olduğunu belirtti. Hükümetin bu politika çerçevesinde "yerinden edilmiş kişilere adil, şeffaf ve eşit muamele sağlamayı hedefleyen önemli reformlar ve uygulamalar" gerçekleştirdiğini söyledi.
Ioannou bu reformlar arasında Kıbrıslı Türk mülklerinin yönetimi ve tahsisinde yapılan değişiklikleri, konut programlarındaki düzenlemeleri ve mülteci yerleşim bölgelerindeki güvensiz binaların 'Ktizo' programıyla ele alınması çalışmalarını saydı.
Ktizo programının ilerleyişi hakkında sorulan soruya Ioannou, programın "oldukça iyi ilerlediğini" belirterek ilk iki apartman binasının ay içinde, dört binanın daha yıl sonuna kadar teslim edilmesinin beklendiğini söyledi.
Ancak uygulamanın hak sahiplerinin kararlarına bağlı olduğunu da vurguladı. Ioannou, "Maalesef bazı durumlarda hak sahipleri süreci başlatma konusunda gecikmeler yaşıyor" diyerek tüm projelerin aynı noktadan başlamasına rağmen bazılarının tamamlanmak üzere olduğunu, diğerlerinin ise hâlâ başlangıç aşamasında kaldığını ifade etti.
Yeni binaların daha fazla daire içerdiğini ve dolayısıyla daha fazla sayıda eski yapının yerini aldığını da ekledi.
Baf Belediyesi'ne verilen Kıbrıslı Türk mülk kiralamalarına ilişkin denetimlere dair sorulara yanıt veren Ioannou, yapılan incelemelerde önceki yasal çerçeve kapsamında gerçekleştirilen ve sonradan yasallaştırılan çeşitli uygulamaların tespit edildiğini söyledi.
"Bunlar arasında sözleşmeler yapılmadan önce gerçekleştirilen yıkımlar veya müdahaleler yer alıyor" dedi. "Bazı durumlarda mülkleri geri aldık, bazılarında ise kira bedellerini artırdık" diye ekledi.
Ioannou, son yapılan yasal değişikliklerle koruyucu ve içişleri bakanının daha önce sahip olduğu takdir yetkisinin kaldırıldığını ve bu tür uygulamaların "artık gerçekleşemeyeceğini" vurguladı.
Önceki yasal çerçeve kapsamında yasallaştırılan vakaların artık değiştirilemeyeceğini de açıkladı.
"Meclis mülteci komitesiyle iş birliği içinde yapılan yasal düzenlemeyle, Kıbrıslı Türk mülklerinin yönetiminin şeffaflık, liyakat ve nesnel, ölçülebilir kriterlerle yürütülmesini sağladık" dedi.
Son 2,5 yılda yapılan denetimlerde ticari mülklerde 512, yerel yönetimlerle ilgili yaklaşık 90 ihlal tespit edildiğini ve bazı vakaların mahkemeye taşındığını belirtti. Yetkililerin şu anda konut ve tatil amaçlı Kıbrıslı Türk mülklerine ilişkin tüm kira sözleşmelerini incelediğini söyledi.