Icerige atla
Yaşam 📰 60/100

Bir Dakika: Sanatçı Sara El-Alwani ile

Bir Dakika: Sanatçı Sara El-Alwani ile
Malta, Avrupa'nın Hawaii'si! Hem eğlen hem İngilizce öğren. Katıl →

Nerede yaşıyorsunuz?

Dört kedim ve köpeğimle birlikte Lefkoşa'da yaşıyorum.

Kahvaltıda ne yediniz?

Genelde bir kahve, yoğunlaştırılmış sütle yapılan sıcak Nescafe içerim. Bu, büyükannemin yıllardır benim için yaptığı şekilde.

Mükemmel gününüzü anlatır mısınız?

Evde hiçbir iş yapmadığım, kedilerim ve köpeğimle vakit geçirdiğim, sonra arkadaşlarımla takıldığım ya da onlara yemeklerimi tattırdığım bir gün mükemmel olur. Ayrıca dağlara günübirlik bir gezi yapıp havanın ve yeşilliğin tadını çıkarmak da mükemmel bir gün olabilir.

Okuduğunuz en iyi kitap?

Son zamanlarda okuduğum olağanüstü bir kitap, Arundhati Roy'un 1997'de yazdığı 'Küçük Şeylerin Tanrısı'. O kitabı çok hızlı okudum ve hem doyurucu hem de rahatsız edici bir deneyimdi. Roy'un, doğayı ve manzarayı canlı ve son derece özgün bir şekilde betimleyerek tarihi, siyaseti ve özellikle sömürge sonrası travmayı nasıl uyandırdığını çok sevdim.

En güzel çocukluk anınız?

Çocukken pazar günlerini çok severdim. Bütün aile büyükannemin evinde toplanırdı ve günün çoğunu rastgele hikaye tabanlı oyunlar oynayarak geçirirdim; her birimiz farklı güçlere ve geçmişlere sahip farklı karakterleri canlandırırdık. Hâlâ her hafta bir araya geliyoruz ama kesinlikle eskisi kadar yaratıcı veya samimi değil.

Buzdolabınızda her zaman ne bulunur?

Sarımsak ve buzlu çay.

Şu anda arabada hangi müziği dinliyorsunuz?

Henüz ehliyetim yok ama başka birinin arabasında müziği kontrol etme şansım olursa, muhtemelen 2000-2010 Yunan pop şarkıları koyarım.

Ruh hayvanınız nedir?

Ruh hayvanım, merhum gladyatör balığım Averof Anaxagoras. Çok küstah ve seçici bir balıktı, sürekli mide ağrıları çekerdi. Onunla derin bir bağ kuruyorum.

En çok gurur duyduğunuz şey nedir?

İyi bir akademik kariyer yapmayı ve akademisyen olma hayalimin ilk adımını gerçekleştirmeyi başardım; aynı zamanda kedilerime ve köpeğime baktım, kendi zihinsel ve fiziksel sağlığımı da elimden geldiğince korudum. Ayrıca sanatımın insanlar tarafından nasıl algılandığıyla da gurur duyuyorum.

Hangi film sahnesi aklınızda kaldı?

Animasyon filmi 'Spirit: Stallion of the Cimarron'da Spirit'in bir kartalla yarıştığı sahne; koşarken kartalın gölgesini geçmeye çalışıyor. Manzara ve müzikle birleşince oldukça etkileyici. Hem karaktere hem de bu kadar özgür olabilme yeteneklerine imrendim.

Yaşayan ya da ölü, akşam yemeğine çıkabileceğiniz birini seçebilseydiniz kim olurdu?

Babamın babasını seçerdim. Onunla tanışma fırsatım hiç olmadı ve duyduğuma göre çok güçlü ve güvenilir biriymiş. Onunla tanışmayı, onun hakkında, umutlarını ve Filistin'deki hayatını daha fazla öğrenmeyi çok isterdim.

Zamanda yolculuk yapabilseydiniz, nereye/ne zamana giderdiniz?

Yaklaşık beş ya da altı yaşıma geri dönüp çocukluk anılarımın bir kısmını yeniden yaşamak ve o erken yaştaki hayatın basitliğini tekrar hissetmek isterdim.

En büyük korkunuz nedir?

Dünyanın gidişatından korkuyorum; sadece çevresel yıkım açısından değil, aynı zamanda insanların birbirlerine karşı yıkıcı doğası açısından da. Medya ve teknolojideki ilerlemeler, insanların nefret etmesini ve bu nefreti eyleme dökmesini çok kolaylaştırdı.

18 yaşındaki halinize ne söylerdiniz?

Gelecek ve başkaları tarafından nasıl algılandığım konusunda daha az endişelenmem gerektiğini söylerdim.

Birisiyle çıkmaktan sizi alıkoyacak tek şey nedir?

Ayrımcı ve nefret dolu davranışlar, özellikle de kişinin bu kalıpları kendinde fark edip değiştirememesi.

Dünya 24 saat içinde sona erecek olsaydı ne yapardınız?

Annem ve babamla bir kart oyunu oynar, büyükannem ve büyükbabamla kahve içer, arkadaşlarım ve geniş ailemle en saçma şeyler hakkında şakalaşarak tartışırdım. Daha sonra evcil hayvanlarımla kanepede oturup müzik dinler ya da belki bir kitap okurdum.

Sara'yı @etsi_skedi0n, @sara_el.alwani adreslerinden takip edin.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: