Icerige atla
Kültür 📰 45/100

Bir Dakika: Seramik ve metal sanatçısı Souzana Petri ile söyleşi

Bir Dakika: Seramik ve metal sanatçısı Souzana Petri ile söyleşi

Nerede ve kiminle yaşıyorsun?
Lefkoşa'da partnerim ve kedimiz Ziggy ile birlikte yaşıyorum.

Kahvaltıda ne yedin?
Yaban mersinli ve fıstık ezmeli yulaf ezmesi yedim.

Mükemmel bir günü tarif et.
Yaz mevsimi, sahile yakın bir yerdeyim ve güneş doğmadan uyanıyorum. Kahvemi yapıp gökyüzündeki büyülü renkleri izleyerek güne başlıyorum; bu renkler bana her günün yeni bir başlangıç olabileceğini hatırlatıyor. Sonra bütün günü sahilde geçiriyorum. Bir arkadaşım bir keresinde bana "Gün, erken kalkan insanlara aittir" demişti ve çok haklıydı. Bu duyguya bayılıyorum.

Okuduğun en iyi kitap hangisi?
Bir favorim yok çünkü bu tamamen hayatımın hangi döneminde olduğuma bağlı.

En güzel çocukluk anın nedir?
Yedi yaşında ailemle Disneyland'a gittiğimiz gün. Bu bizim üçüzler olarak ilk büyük seyahatimizdi ve o heyecan duygusunu bugün hâlâ hatırlıyorum. Geriye dönüp baktığımda, bu muhtemelen bizim için en güzel çocukluk anısıydı ama ailemiz için en kötüsü olabilir; bütün gün üç çocuğu Disneyland'da ve trenlerde taşımak zorunda kaldılar!

Buzdolabında her zaman ne bulunur?
Yoğurt olmadan yaşam olmaz.

Arabada şu sıralar ne dinliyorsun?
Lex – Antigonidon.

Ruh hayvanın ne?
Bir kuş, daha doğrusu bir serçe. Serçeler neşeyi, sadeliği, dayanıklılığı ve küçük şeylerde anlam bulmayı temsil eder. Ayrıca topluluk ve aidiyet duygusuna da değer verirler; bunlar benim için hayatta çok önemli olan özellikler ve nitelikler.

En çok neyle gurur duyuyorsun?
Sanatımdan geçimimi sağlayabilmem beni en çok gururlandıran şey.

Aklından çıkmayan bir film sahnesi var mı?
"A Street Cat Named Bob" filminden. Tek bir sahne değil, filmin bütün atmosferi aklımda kaldı. Adam ile kedisi arasındaki bağ beni çok etkiledi. Film, şifanın, sadakatin ve sevginin en beklenmedik yerlerden gelebileceğini ve hayvanlarla kurulan bağın bir insanın hayatını tamamen değiştirebileceğini gösteriyor.

Hayatta ya da hayatta olmayan herhangi birini seçebilsen, kiminle akşam yemeğine çıkardın?
Hiç düşünmeden Frida Kahlo.

Zamanda yolculuk yapabilsen nereye ve ne zaman giderdin?
1940'ların Kıbrıs'ına giderdim. Kıbrıs'ı sınırlar olmadan, birleşik hâliyle görmeyi ve geleneklerimizi günlük yaşamın bir parçası olarak deneyimlemeyi çok isterdim. Büyükannemle bir gün geçirirdim çünkü ondan çok fazla hikâye dinledim ve onu arkadaşım yapmak isterdim. Etrafta dolaşır, Kıbrıs'ın eski mesleklerini, stüdyomun bulunduğu mahalleyi ve hayatın sadeliğini deneyimlerdim.

En büyük korkun ne?
Ellerimi kırmak ve sanatımı icra edemez hâle gelmek.

18 yaşındaki kendine ne söylerdin?
Kaygı en büyük düşmanın, onu kontrol etmeyi öğren. Ben hâlâ bunu deniyorum!

Biriyle çıkmanı engelleyecek tek şey ne olurdu?
Faşist olmak. Nokta.

Dünya 24 saat içinde sona erecek olsa ne yapardın?
En çok sevdiğim insanlar için bir parti verirdim. Var oluşumuzun son dakikasına kadar dans eder ve büyük bir grup sarılmasıyla vedalaşırdım.

Petri; seramik, çömlekçilik, interaktif eğitim, yöneticilik ve geleneklerin canlandırılması alanlarında çalışıyor. 2026'nın ilk yarısında Kıbrıs'ın Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı kapsamında Kültür Bakanlığı bünyesinde kültürel etkinlikleri yönetiyor. Eserleri Lefkoşa'daki Ermou Caddesi'ndeki stüdyosunda görülebilir.

Paylaş: