Güney Kıbrıs Başkanı Nikos Christodoulides, ABD'nin bağımsızlık bildirgesinin 250. yılı dolayısıyla Lefkoşa'daki ABD Büyükelçiliği'nde düzenlenen resepsiyonda konuştu. Christodoulides, ABD'nin kuruluş ideallerinin Kıbrıs halkı için özel bir anlam taşıdığını vurguladı.
"250 yıl önce bağımsızlık bildirgesi, etkisi bugün de ABD sınırlarının çok ötesinde yankılanan, dünyadaki demokratik hareketlere ve nesiller boyu lidere ilham veren devrimci bir vizyonu ortaya koydu" diyen Christodoulides, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kıbrıslılar için bu idealler özel bir önem taşıyor. Özgürlüğe, demokrasiye ve kendi kaderini tayin hakkına olan bağlılığımıza ilham vermeye devam ediyor."
Bu yıl dönümünün, Kıbrıs ile ABD arasındaki kalıcı stratejik ortaklığı ve iki ülkeyi birbirine yakınlaştıran ortak değerleri düşünmek için bir fırsat olduğunu belirten Christodoulides, iki ülke arasındaki ilişkinin son yıllarda derin bir dönüşüm geçirdiğini kaydetti.
Bugün Kıbrıs-ABD ilişkilerinin net bir amaç ve artan bir güven ile şekillendiğini ifade eden Christodoulides, "Eskiden tek bir prizmadan bakılan bir ilişki, ortak çıkarlara ve ortak değerlere dayanan geniş kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştü" dedi.
İlişkilerin, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da barış, istikrar ve refah için ortak bir vizyonla karakterize edildiğini de sözlerine ekledi.
"Savunma, güvenlik, enerji, inovasyon, eğitim ve daha pek çok alanda, ortaklığımızın bugünkü hikayesi ivme ve içerik açısından dolu dolu" diyen Christodoulides, enerji alanındaki işbirliğine de dikkat çekerek yakın zamanda bu alanda önemli açıklamalar yapılacağının sinyalini verdi. İlişkilerin Washington'da güçlü ve kalıcı bir iki partili desteğe sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Bu durumun, ortaklığın değerine ve gelecekteki yol haritasına duyulan güvenin bir yansıması olduğunu belirten Başkan, "Belki de ortaklığımızın en önemli boyutu, halklarımız arasındaki büyüyen insani bağlar ağıdır. Sonuçta güçlü ortaklıklar insanlar tarafından inşa edilir" ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda Kıbrıs hükümetinin ABD'nin vize muafiyeti programına katılmaya kararlılıkla bağlı olduğunu belirten Christodoulides, ancak ABD'nin küresel göçmenlik politikalarındaki sıkılaşması nedeniyle bu alandaki ivmenin yavaşladığı görülüyor.
"Kıbrıs ve ABD, kriz ve zorluk anlarında her zaman yan yana durdu. Bu anlar, ortaklığımızın gücünü ve temelindeki güvenin derinliğini gösterdi" diyen Christodoulides, bu ilişkilerin Kıbrıs'ı Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da istikrar ve güvenlik direği olarak öne çıkardığını belirtti.
Bu güven ve işbirliği ruhunun, transatlantik ilişkiler için daha geniş vizyonlarını da şekillendirdiğini belirten Christodoulides, Kıbrıs'ın Avrupa ile ABD arasında güçlü ve ileriye dönük bir ortaklığa her zaman inandığını söyledi.
Bu inancın, AB Dönem Başkanlığı'nın altı aylık süresinde hükümetine rehberlik ettiğini ve AB-ABD ilişkilerini güçlendirmenin temel önceliklerinden biri olduğunu kaydetti.
Bu dönemde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ocak ayında Danimarka'dan Grönland'ın egemenliğini ABD'ye devretmesini istemesi üzerine Avrupa ile ABD arasındaki ilişkiler on yılların en gergin dönemini yaşamıştı. O dönemde Christodoulides, Trump'ın söylemleri nedeniyle AB-ABD ilişkilerinin tamir edilemez şekilde zarar gördüğü iddialarını yalanlamak zorunda kalmıştı.
Ancak o tarihten bu yana işler normale döndü. Christodoulides, Avrupa Parlamentosu'nun geçen hafta ABD ile ticareti kolaylaştırmayı amaçlayan iki yasa tasarısını onayladığını hatırlattı.
Bu anlaşmaların, ortak hedefler ve refah için birlikte çalışan ortakların neler başarabileceğinin güçlü bir hatırlatıcısı olduğunu vurguladı.
"Bu akşam ABD bağımsızlık bildirgesine ilham veren özgürlük, kendi kaderini tayin ve demokrasi değerlerini düşünürken, bu ideallerin asla hafife alınamayacağını hatırlıyoruz" diyen Christodoulides, "Kıbrıs için bu durum son derece kişisel. Çünkü burası işgal ve istilanın sonuçlarıyla yaşamaya devam eden bir ülke" ifadelerini kullandı.
Özgürlüğün, güvenliğin ve tüm vatandaşların barış ve refah içinde bir arada yaşayabileceği koşulların yaratılmasının önemini çok iyi bildiklerini belirten Christodoulides, "Bu ilkeler, ülkemizi yeniden birleştirmek ve Kıbrıs sorununa kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak için gösterdiğimiz çabalarla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı" dedi.
Son olarak ABD'nin Kıbrıslıların yeniden birleşmiş bir ülkede barış, güvenlik ve refah içinde bir arada yaşayacağı bir geleceğe yönelik sarsılmaz desteğine ve uzun süredir devam eden bağlılığına ne kadar değer verdiklerini altını çizerek sözlerini tamamladı.