Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Perşembe günü Brüksel'deki Avrupa Konseyi çalışma yemeğinde yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanmasına somut katkı sunabileceğini belirtti. Christodoulides, AB'nin Türkiye'ye bir çözümün faydalarını gösterecek araçlara sahip olduğunu vurguladı. BM Genel Sekreteri António Guterres de toplantıya katıldı.
Hükümet kaynakları CNA'ya yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Christodoulides'in toplantıda Kıbrıs sorununa değindiğini aktardı. Christodoulides, kendisinin ve Guterres'in BM Genel Sekreteri'nin görev süresinin bu yıl sonunda dolmadan önce Kıbrıs sorununda somut ilerleme sağlama ortak hedefini paylaştığını belirtti.
Christodoulides, çalışma yemeğinin ardından Ortadoğu krizine ilişkin Avrupa Konseyi tartışmasında üç temel konuya odaklandı.
Christodoulides, İngiliz Üsleri'ndeki yakın tarihli bir olayın ardından bazı AB üye devletlerinin Kıbrıs'a verdiği olumlu tepkiyi öne çıkardı ve bunu AB Antlaşması'nın dayanışmaya ilişkin 42(7) maddesinin dolaylı bir şekilde harekete geçirilmesi olarak nitelendirdi.
Ayrıca Ortadoğu savaşının sona ermesinin ardından İngiliz Üsleri'nin statüsü konusunda Birleşik Krallık ile diyalog ihtiyacını gündeme getirdi ve krizin yatıştırılmasına yönelik bir AB girişiminin önemine dikkat çekti.
Kaynaklara göre Cumhurbaşkanı Christodoulides konuşmasını sürdürürken, Akrotiri İngiliz Üssü'nde çalan sirene ilişkin cep telefonuna bir güvenlik uyarısı geldi. Güvenlik olayı birkaç dakika sonra sona erdi.
Christodoulides, AB liderlerini son haftalarda Kıbrıs'taki duruma ilişkin bilgilendirdi. Üslerdeki tekrarlanan alarmları ve bölgede yaşayan sivillere gönderilen mesajları aktardı. Ortadoğu krizinin sona ermesiyle birlikte İngiliz hükümetiyle üslerin geleceği konusunda görüşmeler yapılması gerektiğini vurguladı.
Ortadoğu'daki genel kriz hakkında Christodoulides, bölge ülkelerinin AB'den tansiyonu düşürmeye yönelik bir girişim başlatmasını ve istikrarın sağlanmasına gerçek anlamda ilgi gösterdiğine dair net bir mesaj vermesini beklediğini vurguladı.
Aynı tartışma sırasında AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, üslerdeki olayla ilgili Kıbrıs'a destek ifade etti. Yunanistan, İrlanda, Fransa, İspanya, Almanya, Hollanda ve İtalya hükümet başkanları da Kıbrıs'a güvenlik konularında ve 42(7) maddesinin harekete geçirilmesine yönelik mekanizmalar konusunda destek ve dayanışma mesajı verdi.
2 Mart'ın erken saatlerinde Shahed tipi bir insansız hava aracı, Kıbrıs'ın güney ucundaki Akrotiri'deki İngiliz Üsleri'nin askeri tesislerine çarptı ve küçük çaplı hasara yol açtı. ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölgesel gerginliğin tırmandığı dönemde gerçekleşen saldırı, Lübnan'da faaliyet gösteren Hizbullah ile bağlantılı olduğu değerlendirilen İran yapımı insansız hava aracıyla gerçekleşti. Olay sonrası güvenlik önlemleri artırılırken, Yunanistan ve Fransa dahil birçok ülke Kıbrıs'ı korumak için savaş gemileri, uçaklar ve hava savunma sistemleri konuşlandırdığını açıkladı. İngiltere de bir savaş gemisi göndereceğini duyurdu. Lefkoşa, daha geniş Ortadoğu çatışmasıyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını defalarca yineledi.
Kıbrıs, 1974'te Türkiye'nin adanın kuzey üçte birini işgal etmesinden bu yana bölünmüş durumdadır. BM öncülüğündeki defalarca barış görüşmesi, Türkiye'nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle sonuç vermedi. En son müzakere turu, Temmuz 2017'de İsviçre'nin Crans-Montana tatil beldesinde sonuçsuz kaldı.
BM Genel Sekreteri 2025 yılında Kıbrıs konusunda biri Mart ayında Cenevre'de, diğeri Temmuz'da New York'ta olmak üzere iki gayri resmi toplantıya ev sahipliği yaptı. Eylül ayı sonunda BM Genel Kurulu Üst Düzey Hafta'sının sonunda Kıbrıs liderleriyle üçlü bir toplantı da düzenlendi. 2025 sonundan önce gerçekleşmesi beklenen daha geniş formattaki gayri resmi toplantı henüz açıklanmadı.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi María Angela Holguín taraflarla görüşmelerle görevlendirilirken, Komisyon tarafından Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanan eski Avrupa Komiseri Johannes Hahn da Holguín ile işbirliği içinde çözüm sürecine katkıda bulunması bekleniyor.