Icerige atla
Politika ⭐ 82/100

İki Merlin Helikopteri Daha İngiliz Akrotiri Üssüne Ulaştı

İki Merlin Helikopteri Daha İngiliz Akrotiri Üssüne Ulaştı

İngiltere Savunma Bakanlığı, iki Merlin Mk2 helikopterinin daha Kıbrıs'taki Akrotiri hava üssüne ulaştığını açıkladı. Bu helikopterlerle birlikte adadaki İngiliz Merlin helikopterlerinin toplam sayısı dörde yükseldi. Bakanlık, helikopterlerin "yaklaşık 1,6 kilometre yüksekliğe çıkabildiğini" ve "havadan gözetleme ile uzun menzilli deniz, kara ve hava takip kapasitesi sağlayacağını" belirtti.

Helikopterler, Kıbrıs'taki giderek büyüyen İngiliz askeri ekipman filosuna katıldı. Akrotiri'de şu anda sekiz Typhoon savaş uçağı, sekiz F-35 savaş uçağı, üç AW159 Wildcat helikopteri ve ilk iki Merlin Mk2 helikopteri konuşlanmış durumda.

BBC'ye göre Wildcat helikopterleri "kısa menzilli hava savunma füzeleriyle", Merlin helikopterleri ise "erken uyarı radar" sistemleriyle donatıldı.

Denizde ise İngiltere ana karasından Kıbrıs açıklarına gönderilen Type 45 muhribi HMS Dragon, bakım için limana yanaştı ve şu anda görev dışı.

İngiltere'nin adadaki askeri varlığını güçlendirmeye devam etmesi, İngiliz kuvvetlerinin Kıbrıs komutanı Tümgeneral Tom Bewick'in adadaki üslerin "kolayca yeniden hedef alınabileceğini" söylemesinin ardından geldi. Akrotiri'nin İran yapımı bir insansız hava aracıyla vurulmasının üzerinden yaklaşık bir aydan fazla zaman geçti.

Bewick, BBC'ye "İranlıların sözlerini ciddiye almayan akılsız olur" dedi ancak insansız hava aracının verdiği hasarın "minimal" olduğunu vurguladı. Bununla birlikte, saldırıyı koordine edenlerin "hedefledikleri noktayı vurduğundan şüphelendiğini" belirtti.

Hedefin, "Zeytin Hasadı Operasyonu" kapsamında Orta Doğu üzerinde keşif uçuşları yapan Amerikan Lockheed U-2 keşif uçaklarının bulunduğu bir hangar olduğu tahmin ediliyor.

İngiltere'nin askeri yığınağı, Kıbrıs hükümetinin İngiliz üslerinin statüsünü yeniden müzakere etme niyetine paralel gelişiyor. Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides salı günü üslerin geleceği için "belirli bir planı" olduğunu açıkladı.

Daha önce Avrupa Konseyi, geçen ay Kıbrıs hükümetine üslerin geleceğine ilişkin görüşmelerde "yardıma hazır" olduğunu ilan etmiş ve Kıbrıs'ın "İngiltere ile bir diyalog başlatma niyetini kabul ettiğini" belirtmişti.

Christodoulides bu zirveden önce, "İngiliz hükümetiyle üslerin geleceği konusunda açık ve samimi bir görüşme yapacağız" sözünü vermişti. Bu açıklamadan bir gün önce üsleri "sömürge kalıntısı" olarak nitelendirmişti; ancak İngiliz ve Kıbrıs hükümetleri arasındaki "işbirliği düzeyinin son derece olumlu" olduğunu da ifade etmişti.

Hükümet sözcü yardımcısı Yiannis Antoniou, hükümetin üsleri kuran antlaşmayla ilgili hukuki danışmanlık aldığını açıkladı ve "güvenlik meselesi karmaşıktır ve İngiliz tarafıyla görüşmelerin konusu olacaktır" dedi.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kuruluş Antlaşması, dönemin Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk liderler Başpiskopos Makarios III ile Dr. Fazıl Küçük tarafından imzalanarak 1960'ta yürürlüğe girdi. İkili daha sonra cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı oldu.

Antlaşmanın birinci maddesi, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprakları, kıyılarındaki adalarla birlikte Kıbrıs adasını kapsar; İngiltere egemenliğinde kalacak iki bölge bunun dışındadır" ifadesini içeriyor — bu bölgeler Akrotiri ve Dikelya üs alanlarıdır.

Aynı antlaşmanın sonraki bir maddesi, "İngiliz makamlarının askeri uçaklarını Kıbrıs Cumhuriyeti hava sahasında uçurma hakkına sahip olacağını" belirtiyor.

Son olarak Kourion Belediye Başkanı Pantelis Georgiou, üsse kurulan iletişim antenlerinin yüksek kanser riskiyle bağlantılı olabileceğine inandığını söyledi ve merkezi hükümet gibi kendisinin de İngiltere'nin planlarıyla ilgili hukuki danışmanlık aldığını belirtti.

Öte yandan bazı isimler, adadaki siyasi durumun üslerin statüsünün yeniden müzakere edilmesine uygun olmadığı uyarısında bulundu. Eski Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat, Cyprus Mail'e verdiği röportajda Kıbrıs sorununu çözmeden üsleri kaldırmanın "imkânsız" olduğunu söyledi.

Talat, "Kıbrıslı Rum liderlik 'Devlet benim ve bu tür meselelerde tek karar verici benim' demek istiyor. Kıbrıslı Türk tarafının bunu kabul etmesi imkânsızdır. Bu nedenle Kıbrıs sorununun çözümüne öncelik vererek meseleyi ele almak en doğrusu olacaktır" dedi.

Bununla birlikte Talat, Kıbrıs sorunu çözüldüğünde "İngiliz egemen üslerinin kesinlikle kaldırılması gerektiğini" vurguladı.

Paylaş: