Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı'nın sadece Kıbrıslı Türklere ve adanın kuzeyine değil, aynı zamanda Kıbrıslı Rumlara ve adanın tamamına barış getirdiğini söyledi.
Lefkoşa'nın kuzeyinde düzenlenen bir askeri geçit töreninde konuşan Yılmaz, '1963 ile 1974 yılları arasında Kıbrıslı Türklerin maruz kaldığı 11 yıllık zulüm ve çile dönemi sona erdi ve kardeşlerimizin kendi vatanlarında barış ve güvenlik içinde yaşama koşulları oluştu' dedi.
Yılmaz, 'Barış harekatı, sadece Kıbrıslı Türk halkına değil, aynı zamanda Kıbrıslı Rumlara ve adanın tamamına barış ve huzur getirdi' ifadelerini kullandı.
'Harekatın üzerinden geçen 52 yıl, Türkiye'nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Kıbrıs'ta barış açısından önemini açıkça ortaya koydu. Adadaki Türk silahlı kuvvetlerinin varlığı, yarım yüzyılı aşkın süredir barış ve istikrarın temeli olmuştur ve ada şimdi kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlemektedir' diye konuştu.
Yılmaz daha sonra, 'Avrupa kurumlarını sömüren' olarak nitelendirdiği 'Rum lobisine' yönelik eleştirilerde bulundu ve 'bunu gördüğümüzü ve yok hükmünde saydığımızı' vurguladı.
Rum tarafının İsrail ile derinleşen bağlarına atıfta bulunan Yılmaz, 'Dün silah zoruyla yapamadıklarını, bugün Doğu Akdeniz'de kurulan ittifaklar ve tarihin gerçeklerini ters yüz etmeye yönelik dezenformasyon temelli girişimlerle başarabileceklerini düşünenler çok yanılıyor' dedi.
'Kıbrıs'ı bölgesel kavgaların ortasına çekmek, hiçbir tarafa güvenlik sağlamayacak, aksine yıllardır sürdürülen istikrarı tehlikeye atacaktır' uyarısında bulundu.
'Türkiye'nin dahil olmadığı, Kıbrıslı Türklerin haklarının ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarımızın göz ardı edildiği hiçbir girişimin başarılı olamayacağı bilinmelidir' ifadelerini kullandı.
Kıbrıs sorununa değinen Yılmaz, 'Yıllardır süren müzakerelerin sonuçsuz kalmasının nedeni, Rum tarafının adanın yönetimini ve zenginliklerini paylaşmayı veya Kıbrıslı Türkleri eşit bir ortak olarak kabul etmeyi uygun görmemesidir' dedi.
'Kıbrıslı Türkleri azınlık statüsüne indirgeyen ve geleceklerini Rum tarafının iradesine bırakan yaklaşımlar çözüm getirmeyecektir. Kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün yolu, iki devletin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü kabul etmektir' diye konuştu.
Bu doğrultuda Türkiye'nin 'Kıbrıslı Türk gençlerinin haksız izolasyon nedeniyle dünyadan kopmasına izin vermeyeceğini' belirten Yılmaz, 'Birileri onları koparmaya çalışsa bile biz yeni kapılar açacak ve yolumuza devam edeceğiz' dedi.
Konuşmasını sonlandırırken, Türkiye'nin desteğiyle Kıbrıslı Türklerin 'kendi vatanlarında, kendi bayrakları altında, özgürlük, refah ve güvenlik içinde yaşamaya devam edeceklerini' söyledi.