Averof Neofitu mu, George Pamboridis mi? DİSİ (Demokratik Seferberlik Partisi) için asıl soru bundan sonra ne olacağı. Partinin cumhurbaşkanlığı aday belirleme yarışının sonucu, Kıbrıs'taki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde geniş siyasi tabloda hâlâ bilinmeyen bir unsur.
DİSİ, ülkenin en büyük siyasi partisi. Son parlamento seçimlerinde aldığı yüzde 27,1 oy oranı, partiyi en güçlü seçim gücü konumunda tuttu. Bu yüzden partideki gelişmeler, genel cumhurbaşkanlığı yarışını da doğrudan etkileyecek.
İlk soru, DİSİ destekçilerinin bu yeni duruma nasıl tepki vereceği. Partinin nihai adayı, seçmenlerini bir araya getirebilecek mi? İç bölünmeleri ve sorunları aşabilecek mi? Partinin güçlü seçmen tabanının arkasında durduğu bir şekilde cumhurbaşkanlığı seçimine girebilecek mi?
Partinin iç durumu da belirleyici olacak. Özellikle kişisel rekabetin, görüş ayrılıklarının ve birbirleriyle yarışan hırsların ne ölçüde kontrol altına alınabileceği önemli.
İkinci soru, DİSİ'deki gelişmelerin genel siyasi tabloyu nasıl şekillendireceği ile ilgili. Seçim iş birliği anlaşmaları ortaya çıkacak mı?
İttifaklar var, peki ama kimle?
Averof Neofitu, Volt, Doğrudan Demokrasi ve Demokratik Cephe (DİPA) ile olası bir iş birliği ve destek konusunda spekülasyonları körükledi.
DİPA'da Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'ten memnun olmayan yetkililer kesinlikle var. Ancak parti, iki önemli bakanlığı da elinde tutuyor: Çalışma Bakanı Marinos Musiutas ve Savunma Bakanı Vasilis Palmas.
Doğrudan Demokrasi konusunda ise Neofitu'nun Fidias Panayiotu ile iyi ilişkiler sürdürdüğü biliniyor. Ancak partinin seçmen tabanı akışkan. Panayiotu da diğer partilerin liderleriyle yaptığı görüşmelerde, başka olası cumhurbaşkanlığı adaylarının isimlerini gündeme getirdi.
Neofitu, Kıbrıs sorunundaki tutumları nedeniyle Volt'un desteğini alabilir. Yine de Volt'un içinde farklı siyasi akımlar bulunuyor. Bazı sosyal konulardaki ortak görüşleri nedeniyle Volt ile AKEL arasında da iş birliği mümkün.
EDEK ve ALMA ile durum farklı.
EDEK, hâlâ Hristodulidis hükümetinin bir parçası ve aynı zamanda iç bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Hükümetten ayrılsa bile DİSİ'nin cumhurbaşkanlığı adayıyla iş birliği yapması, partinin ilk tercihi olmayacak.
ALMA ise DİSİ ile iş birliğini şimdiden reddetti.
DİSİ tek başına gidebilir mi?
Bu tabloda DİSİ'nin seçim ittifakı olmadan ilk turda yarışa girmesi makul bir senaryo gibi görünüyor. Bu ihtimal, ikinci turda Nikos Hristodulidis ile olası bir iş birliği tartışmasını da şimdiden başlattı.
Eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, DİSİ genel başkan yardımcısı Efthimios Diplaros ve parti başkanı Annita Demetriu'nun açıklamaları farklı şekillerde yorumlandı.
Şimdi denkleme bir soru daha girdi: İki adayın, DİSİ'nin tabandaki destekçilerini ne ölçüde temsil ettiği.
Demetriu'nun, adaylıktan çekilmeden önce Neofitu'ya koyduğu iki şarttan biri, partinin hükümet programını benimsemesi ya da bunun ortak olarak hazırlanmasına katkı vermesiydi. Bu görüşme 8 Ekim Perşembe günü yapıldı.
Geçen hafta Neofitu, Hristodulidis'i enerji sektöründe Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımların kaldırılmasını önermeye çağırarak tartışma yarattı. Bu öneriyi yükselen hayat pahalılığıyla mücadele yolu olarak sundu.
DİSİ yönetimi bu öneriden hızla uzaklaştı. Bu da nihai cumhurbaşkanlığı adayının partinin görüşlerini temsil edip edemeyeceği konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Parti sözcüsü Onufrios Kulas, aradaki farkları kapatmaya çalıştı. AKEL'i örnek göstererek bir partinin ve cumhurbaşkanlığı adayının her konuda mutlaka aynı görüşte olmak zorunda olmadığını savundu.
Elbette AKEL bu argümanı, merkez sağdan bir adayla iş birliği ararken öne sürüyor. Eski bakan Yiannis Karusos ise Neofitu'yu savundu.
Eski DİSİ başkanı, parti içi prosedürler üzerinden aday adaylığı için yarışacağı kesin.
Ancak bazılarına göre bu, onun tamamen DİSİ adayı gibi hareket edeceği anlamına gelmeyebilir. Partinin resmi desteğini alırken daha bağımsız bir çizgi izleyebilir, kendi görüşlerini de sürdürebilir. Bu da DİSİ'yi zor durumlara sokabilir.
Denklemin bir başka önemli kısmı da bu. Neofitu, DİSİ'nin geleneksel destek tabanının dışındaki seçmenlere ulaşabilir. Ancak aynı anda partinin kendi seçmenlerinden destek kaybedebilir.
DİSİ'nin tabandaki destekçilerinde George Pamboridis'e karşı da bir çekinceler bulunuyor. Bunun nedeni, yıllar içinde yaptığı açıklamalar ve 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde adının AKEL ile bağlantılandırılmasına dair spekülasyonlar.
Pazartesi günü, en azından adaylar açısından DİSİ genel merkezindeki tabloyu netleştirmesi bekleniyor. Mevcut koşullarda son dakika bir sürpriz beklenmiyor. Bu nedenle ittifak ve siyasi hesaplar üzerine tartışmalar, iki aday üzerinde yoğunlaşmaya devam edecek.
Annita Demetriu'nun aday adaylığından çekilmesi, DİSİ'nin içindeki ve genel siyasi tablodaki durumu kuşkusuz değiştirdi. Demetriu'nun adaylıktan çekilmesi, bu yüzden tartışmaların yönünü belirliyor.
DİSİ ile Demokratik Parti (DİKO) arasındaki olası iş birliği konusundaki spekülasyonlar, Demetriu etrafında yoğunlaşmıştı.
Bu senaryoda merkez sağ bir ittifak ve güç paylaşımı anlaşması vardı. DİKO, Demetriu'yu cumhurbaşkanı olarak destekleyecek, kabinede yarı yarıya bakanlık alacak ve DİKO lideri Nikolas Papadopulos'un Temsilciler Meclisi başkanı olmasına DİSİ'nin desteğini sağlayacaktı.
Bu senaryo artık masada değil.
Nikos Hristodulidis'in DİSİ içindeki güçlü desteği göz önüne alındığında, bu anlaşmayı hayata geçirmek kolay olmazdı. Yine de bir ihtimaldi.
Bir başka alternatif de Nikolas Papadopulos'un ilk turda bağımsız aday olması, ikinci turda ise iki tarafın iş birliği yapmasıydı.
Bir diğer ihtimal ise merkez sağın daha geniş bir yapıda ortak bir cumhurbaşkanlığı adayı aramasıydı. Bu adaylar arasında Konstantinos Yiorkacis de vardı.
Geçen hafta Averof Neofitu, bir AlphaNews podcast'indeki Nikolas Papadopulos röportajından alıntılar paylaşarak Papadopulos'a siyasi bir mesaj vermeye çalıştı.
Alıntılarda DİKO lideri, parlamentodaki ekonomik konulardaki iş birliklerinden bahsediyordu. Neofitu da kendisi benzer referanslar yapmıştı.
Neofitu DİSİ'nin adaylığını alırsa, DİKO ile olası her iş birliği seçeneğini kesinlikle değerlendirecek.
Ancak iki partinin Neofitu'yu cumhurbaşkanlığı adayı olarak göstererek seçim öncesi bir ittifak kurması ihtimali son derece uzak.
Bunun iki temel nedeni var.
Birincisi, son kabine değişikliği Hristodulidis'in DİKO ile bağlarını güçlendirdi ve partiyi hükümetine daha yakın bir çizgiye çekti.
İkincisi, böyle bir ittifakın DİKO'nun tabandaki üyelerinin onayını almak çok daha zor olacaktır.
2023 cumhurbaşkanlığı seçiminden önce de benzer bir düzenleme gündeme gelmişti. O dönemde Neofitu, DİSİ ve DİKO'nun her birinin hükümetteki görevlerin yarısını alacağı bir hükümet önermişti.
Öneri, Hristodulidis'i tercih eden DİKO tabanından güçlü bir tepkiyle karşılaştı.
Elbette bugünkü koşullar farklı.
Yine de Hristodulidis hükümetini terk etmek, genel olarak DİKO ve özellikle Nikolas Papadopulos için önemli bir siyasi risk olurdu.
Bazı bilgilere göre bu kaygılar DİSİ yetkililerine iletilmiş görünüyor.
George Pamboridis da kamuoyu önünde, DİSİ'nin bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminden önce DİKO ile iş birliği araması gerektiğini savundu.
Bu tür bir anlaşmaya yönelik görüşmelerin parlamento seçimlerinden hemen sonra başlaması gerektiğini söyledi.
“DİSİ ile DİKO arasındaki doğal ittifak mutlaka hayata geçirilmeli”, dedi ve görüşmelerin zamanında başlaması gerektiğini vurguladı.
Yine de Pamboridis DİSİ'nin cumhurbaşkanlığı adayı olsa bile DİKO ile iş birliği ihtimali son derece uzak görünüyor.
ELAM nerede duruyor?
ELAM, geniş sağ siyasi denkleme dahil edilirse, Neofitu ya da Pamboridis ile ilk turdan itibaren iş birliği yapabilir mi ya da destekleyebilir mi?
ELAM içinde böyle bir senaryo bile tartışılmıyor.
Ancak DİSİ ve AKEL'in desteklediği adaylar arasındaki ikinci turda, sol partinin adayına karşı olan adayı doğrudan ya da dolaylı destekleme ihtimali çok daha yüksek.
İlk tur için ise iki taraf arasındaki iyi ilişkilere ya da bazılarının kulis düzeyinde iş birliği olarak tanımladığı duruma rağmen, ELAM'ın Nikos Hristodulidis'i desteklemesi bile kolay bir seçenek değil.
ELAM içinde eski DİSİ destekçilerinden oluşan grup, kesinlikle bir iş birliğini destekleyecektir. Ancak önemli engeller hâlâ duruyor.
ELAM'ın bağımsız bir ilk tur adaylığı ise şu an en olası senaryo gibi görünüyor. Bu da kuşkusuz DİSİ'nin cumhurbaşkanlığı adayı için daha avantajlı olacaktır.