Güney Kıbrıs'ta yolsuzlukla mücadele kurumu tarafından eski parti lideri ve Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'e yöneltilen yetki kötüye kullanımı iddiaları, siyasi partiler arasında sert bir polemiğe yol açtı. DISY, Anastasiadis'in iddialara karşı yaklaşık bir saat süren sözlü savunmasının ardından konunun "tam kapsamlı bir şekilde soruşturulması" çağrısını yenilerken, AKEL Kıbrıs'ın siyasi elitinde "temizlik" yapılmasını istedi.
DISY'den yapılan yazılı açıklamada, "Başından beri yolsuzlukla mücadele kurumunun bulgularında detaylandırılan olası suçların tam olarak soruşturulması yönündeki sarsılmaz tutumumuzu koruyoruz. Kimse için örtbas etme yok. 'Bizimkileri' başkalarından hiç ayırmadık" denildi.
Parti, hükümete seslenerek "hiç vakit kaybetmeden bağımsız ceza soruşturmacıları atanması" ve bu soruşturmacılara "hızlı ve kapsamlı bir soruşturma" için "net bir zaman çizelgesi" verilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, "Bulgulara, kurumlara, adalet ilkelerine ve hukukun üstünlüğüne saygı duyuyoruz. Herkesin kendini savunma hakkına da elbette saygımız var" ifadeleri kullanıldı.
AKEL ise sert bir dille karşılık vererek, Anastasiadis'in "herkesin yalan söylediğine, sadece kendisinin doğruyu söylediğine herkesi ikna etmeye çalışmak için neredeyse bir saat harcadığını" savundu.
AKEL'den yapılan açıklamada, "Yolsuzlukla mücadele kurumu, uluslararası gazetecilik ağları, uluslararası basın ve onun döneminde kurumsal yozlaşmanın tavan yaptığını söylemeye cesaret eden herkes yalan söylüyor" iddiasında bulunuldu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Anastasiadis'e göre her şey yalan. Tıpkı Suudi bir iş insanıyla yaptığı geziler ve işlemlerin yalan olması, avukatlık bürosunun altın pasaport skandalına karışmasının yalan olması gibi."
AKEL, "Soru şu ki, DISY liderliği ve halefi Nikos Hristodulidis dışında ona inanmaya devam eden kim kaldı?" diye sordu.
Parti, bu gerekçelerle "kapsamlı bir temizlik" talep ettiklerini duyurdu.
AKEL, yolsuzlukla mücadele kurumunun tüm bulgularının tarafsız ve önyargısız bir şekilde soruşturulmasını ve tüm şüphelilerin yargı önüne çıkarılmasını istedi. Partinin bu talebi yerine getirebilmesi için ise Başsavcı Yorgos Savvidis ve Başsavcı Yardımcısı Savvas Angelidis'in derhal istifa etmesi gerektiği vurgulandı.
"Ancak bu şekilde ülkede kurumların güvenilirliğinin ve hukukun üstünlüğünün işleyişinin tam olarak restore edilmesinin yolu açılacaktır" denildi.
DISY, AKEL'in bu taleplerine sert tepki gösterdi. AKEL'in DISY'nin ilkeli duruşunu "anlayamadığını" belirten parti, "Onların günahlarla dolu geçmişi, 'kendi adamları' söz konusu olduğunda delillere ve mahkeme kararlarına nasıl saygısızlık ettiklerini açıkça gösteriyor" dedi.
DISY açıklamasında, "AKEL iktidarda olduğu felaket beş yılı aklamaya çalışsa da, halkın hafızasına kazınan tek bir şey var: İktidar oldukları dönemde on binlerce aileyi yıktılar ve binlerce işletmeyi kapattılar" ifadelerini kullandı.
"Halk aynı zamanda toplumu ve ekonomiyi çamurdan çıkarıp ayağa kaldıranın DISY olduğunu da hatırlıyor" denildi.
DISY, sözlerini şöyle tamamladı: "AKEL'in bize öğrettiği tek şey, bulgulara saygısızlık ve yol açtıkları yıkım karşısındaki küstahlıklarıdır. Neden oldukları acılar için basit bir özür dilemeden ve halının altına süpürdükleri deliler için pişmanlık duymadan taş atmaya hakları yoktur."