Avrupa Merkez Bankası (ECB), ABD-İran geriliminin uzamasıyla petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve enflasyonun yeniden yükselmesi üzerine perşembe günü faiz artıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Banka, temkinli davranmayı tercih ediyor.
Brent petrol son bir ayda yükseliş kaydederken, Avrupa'da doğalgaz fiyatları 2023 başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Piyasalar için beş temel soru öne çıkıyor:
1/ Eylül ayı faiz artışı kesin mi?
Evet, büyük ölçüde kesinleşmiş durumda.
Reuters'a konuşan kaynaklar, ECB'nin Temmuz ayı toplantısının tutanaklarını da doğrular şekilde, eylül ayında faizleri yeniden artırmaya hazır olduğunu belirtti.
Son veriler, enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle avro bölgesi enflasyonunun ağustos ayında yeniden yüzde 3'ün üzerine çıktığını gösterirken, piyasa oyuncuları çeyrek puanlık bir artışı ve faizin yüzde 2.5 seviyesine çıkmasını tamamen fiyatladı.
ING Küresel Makro Strateji Başkanı Carsten Brzeski, "ECB'den 25 baz puanlık bir faiz artışı bekliyoruz. Bu bir sigorta niteliğinde faiz artırımı olacak" dedi ve ekledi: "Bu terimi sevmeyenler için söyleyelim: güvercin bir faiz artırımı."
2/ Eylül'den sonra tekrar faiz artıracak mı?
Karar alıcılar, daha fazla faiz artışı sinyali verme konusunda pek istekli değil.
Yine de piyasa oyuncuları, enerji maliyetlerini yansıtan bir şekilde, aralık ayına kadar ve gelecek yıl bir kez daha faiz artırımı yapılma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor.
Ekonomistlerin çoğu, ekonomik büyümeye zarar verebileceği için daha fazla artış için alanın sınırlı olduğu görüşünde. Reuters'ın anketine katılanlar ise ECB'nin eylül ayından sonra faiz artışlarını durduracağını öngörüyor.
Ekonomistlere göre şimdilik enerji kaynaklı enflasyonun tabana yayıldığına dair bir işaret yok. Örneğin, ağustos ayında genel fiyat artışına rağmen hizmet enflasyonu geriledi.
Daha da önemlisi, işgücü piyasası zayıf bir görünüm çizerken ücret artışları yavaşlamaya devam ediyor.
Commerzbank Ekonomisti Marco Wagner, "Yatırımcılar için sıcak konular, dolaylı etkiler ve ikinci tur etkileri hakkındaki yorumlar olacak. Enerji fiyatlarının temel enflasyona ne kadar yoğun ve ne kadarlık bir zaman gecikmesiyle yansıyacağı merak ediliyor" diye konuştu.
"Bu konuda büyük bir belirsizlik var."
3/ ECB'nin yeni projeksiyonları ne gösterecek?
Ekonomistler, enflasyon ve büyüme tahminlerinin büyük ölçüde değişmeden kalmasını bekliyor, ancak bazıları GSYH tahminlerinin yukarı yönlü revize edilebileceğini öngörüyor.
Yüksek doğalgaz ve petrol fiyatları enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürdürse de, son veriler ekonominin beklenenden daha dirençli olduğunu gösteriyor.
S&P Global'in ağustos ayı verileri, avro bölgesi iş aktivitesinin, bu yılın en hızlı temposunu yakaladığı temmuz ayındaki seviyesini koruyarak sağlam büyümeye devam ettiğini ortaya koydu.
SEB Makro Ekonomisti Pia Fromlet, "ECB muhtemelen 2026 büyüme tahminini hafifçe yukarı yönlü revize edecektir" dedi.
4/ ABD'nin yen almak için avro satması ECB için ne anlama geliyor?
ECB politikası için doğrudan çok fazla bir anlam ifade etmiyor.
Ancak Reuters'a konuşan kaynaklar, ABD Hazine tahvili alımına yönelik son müdahaleyle birlikte bu durumun, kuralları yıkan daha müdahaleci bir ABD politikasının işareti olarak Avrupa merkez bankacılarını endişelendirdiğini belirtti.
Avrupalı yetkililer ayrıca, ABD'nin yen'i güçlendirme müdahalesinin bir parçası olarak dolar yerine avro satışlarının yapılacağını kendilerine önceden haber vermemesinden rahatsızlık duyduklarını ifade etti.
Barclays Avro Faiz Stratejisi Başkanı Rohan Khanna, "Yen üzerinde son küresel koordineli müdahale, 2011 Fukushima depremi ve tsunamisinden sonra yapılmıştı. ECB'nin o dönemde avro/yen müdahalesi yaptığını hatırlıyorum. Bu yüzden şikayetin daha çok hazırlıksız yakalanmakla ilgili olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
5/ Tahvil satışları ECB için ne anlama geliyor?
Yeniden canlanan enerji fiyatları ve yüksek kamu borcuna dair kalıcı endişelerle son dönemde ivme kazanan küresel borçlanma maliyetlerindeki artış, finansal koşulları sıkılaştırarak ECB'nin işinin bir kısmını kendi yaptı.
Özellikle zorlu bir yıllık bütçe mücadelesi veren Fransa ve İtalya'da 10 yıllık borçlanma maliyetleri bu yıl yaklaşık 65 baz puan arttı. Almanya'da ise bu artış 50 baz puan seviyesinde gerçekleşti.
State Street Makro Strateji Başkanı Michael Metcalfe, tüm büyük merkez bankalarının küresel tahvil faizlerindeki artışın etkileriyle ilgili sorularla yüzleşmek zorunda kalacağını belirtti.
Metcalfe, "ECB, uzun vadeli tahviller hakkında konuşurken her zaman dikkatli davranır ve yalnızca hareketlerin temellerle uyumsuz olması durumunda müdahale edebileceklerinin altını çizecektir" dedi.
"Şu an için durumun böyle görünmediğini" diye de ekledi.