Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, mülk sorununun davalarla çözülemeyeceğini belirterek, Fransa'da Kıbrıs Cumhuriyeti'nin talebiyle çıkarılan bir Avrupa Tutuklama Emri ile tutuklanan Litvanyalı bir emlakçının bir Fransız mahkemesi tarafından Kıbrıs'a iade edilmesi kararına tepki gösterdi.
Kuzey Kıbrıs'tan gelen haberlere göre Erhürman, sosyal medya paylaşımında, Rum yönetiminin mülkiyetle ilgili hukuki meseleleri siyasi bir araç haline getirme çabalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Erhürman, mülk sorununun "ne Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere karşı açtığı davalarla ne de tam tersi yöndeki davalarla çözülemeyeceğini" belirterek, bunun nedeninin bu sorunun siyasi problemin bir parçası olması olduğunu ve bunun müzakerelerin kapsamından da anlaşıldığını söyledi.
Erhürman ayrıca, mülklerin iadesi, değişimi ve tazmini için kurulan taşınmaz mal komitesine atıfta bulunarak, Kıbrıslı Rum tarafının bu tür adımlar atmadığını, bunun yerine hukuki yolları bir baskı aracı olarak kullandığını ifade etti.
Kıbrıslı Türk tarafının BM Genel Sekreteri'nin çabalarına destek verdiğini belirten Erhürman, çözümün olmadığı bir ortamda "mülk sorununa ilişkin çok yönlü hazırlıklarımızla hızla ilerleyeceğiz" dedi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Litvanyalı emlakçının tutuklanması ve Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına iade edilmesi kararının arka planına değinildi.
Açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek taraflı eylemlerle sahada yeni bir gerçeklik yaratmaya çalıştığı ve kendi lehine sonuçlar elde etmeyi hedeflediği belirtildi.
KKTC'de mülkiyetle ilgili faaliyetlerin mevcut mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ifade edilen açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin "sorunu kendi siyasi çıkarları için kullandığı, doğrudan bireyleri hedef aldığı ve Avrupa Tutuklama Emri ile Interpol mekanizmalarını kötüye kullandığı" iddia edildi.
Açıklamada ayrıca, taşınmaz mal komitesinin varlığına rağmen, mülkiyet uyuşmazlıklarının ceza hukuku kapsamında ele alınması ve bu amaçla Avrupa Tutuklama Emri ile Interpol mekanizmalarının kullanılmasının, "Rum yönetiminin" önceliğinin mülk sorununa hukuki bir çözüm bulmak değil, bunu siyasi ve ekonomik baskı aracına dönüştürmek olduğunu bir kez daha kanıtladığı belirtildi. Bu yaklaşımın doğrudan hukuki güvenlik, ekonomik istikrar, yatırım ortamı ve KKTC'nin refahını tehdit ettiği ifade edildi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Uşar İncirli ise sosyal medya paylaşımında, mülk sorununun Kıbrıs sorununun temel meselelerinden biri ve genel bir çözüm için yürütülen müzakerelerin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
İncirli, "Siyasi bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalar yoluyla çözülebileceği algısı ne gerçekçi ne adil ne de doğrudur" dedi.
İncirli ayrıca, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin mülkiyet konularını ceza mahkemelerine taşıma konusundaki ısrarının ve "Avrupa Tutuklama Emri'ni kötüye kullanmasının" adalet yönetimi amacına hizmet etmediğini, tam tersine hukuku silah ve siyasi hedeflere ulaşma aracı haline getirdiğini ifade etti.