Hollanda bandıralı bir yolcu gemisinde üç yolcunun şüpheli bir virüs salgını sonucu hayatını kaybetmesi, kruvaziyer gemilerinde neden bu kadar sık hastalık salgını yaşandığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Son yıllarda yolcu gemilerinde hantavirüs, COVID-19, norovirüs ve lejyoner hastalığı gibi farklı patojenlerin neden olduğu salgınlar peş peşe yaşandı. Bu durum, kruvaziyer turizminin sağlık açısından taşıdığı riskleri tartışmaya açtı.
Uzmanlara göre yolcu gemileri, salgın hastalıkların yayılması için son derece elverişli ortamlar sunuyor. Binlerce kişinin günlerce hatta haftalarca kapalı bir alanda birlikte bulunması, virüs ve bakterilerin hızla çoğalmasına zemin hazırlıyor.
Gemilerdeki ortak yemek alanları, açık büfeler, havuzlar, jakuziler ve klima sistemleri patojenlerin geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırıyor. Özellikle merkezi havalandırma sistemleri, lejyoner gibi bakterilerin yayılmasında önemli rol oynuyor.
Norovirüs gibi mide-bağırsak enfeksiyonlarına yol açan virüsler ise yüzeylerde uzun süre canlı kalabiliyor. Bir yolcunun dokunduğu kapı kolu, asansör düğmesi ya da korkuluk, kısa sürede yüzlerce kişiye virüs bulaştırabiliyor.
Kruvaziyer gemilerindeki yolcu profili de risk faktörünü artırıyor. Bu tür tatilleri tercih edenlerin önemli bir bölümünü yaşlı ve kronik hastalığı olan kişiler oluşturuyor. Bu durum, salgınların ölümcül seyretme ihtimalini yükseltiyor.
Hantavirüs vakası, kemirgenlerden insana bulaşan ve nadiren insandan insana geçen bir hastalık olması nedeniyle uzmanları endişelendirdi. Dünya Sağlık Örgütü, insandan insana hantavirüs bulaşması şüphesi bulunduğunu ancak halk sağlığı açısından riskin düşük olduğunu açıkladı.
Salgınların kontrol altına alınmasında en büyük zorluklardan biri, gemilerin sefer halindeyken yolcuların tıbbi tahliyesinin ve karantinanın güç olması. Liman devletleri, virüs bulaşma riski taşıyan gemilerin yanaşmasına izin vermek konusunda zaman zaman çekingen davranıyor.
Sektör temsilcileri, hijyen protokollerinin sıkılaştırıldığını, yolcuların gemiye binerken sağlık taramasından geçirildiğini ve revirlerde izolasyon kapasitesinin artırıldığını belirtiyor. Ancak uzmanlar, bu önlemlerin salgın riskini azaltabileceğini fakat tamamen ortadan kaldıramayacağı görüşünde.
Güney Kıbrıs başta olmak üzere Akdeniz limanlarına yanaşan kruvaziyer gemileri için de benzer protokoller geçerli. Sağlık otoriteleri, gemide salgın belirtisi tespit edilmesi durumunda izolasyon ve test prosedürlerinin devreye girdiğini bildiriyor.