Kıbrıs Ulusal Biyoetik Komitesi'nin Kasım 2017'de Lefkoşa Üniversitesi'nde düzenlediği bir etkinlikte kıdemli klinisyen, araştırmacı ve akademisyen Dr. Theodoros Kyprianou şu soruyu sordu: "Ağırlık merkezimiz bir birey olarak hasta. Onlar kim? Yoksa sadece 'Yatak 10' mu?"
Bu acil varoluşsal, etik ve elbette tıbbi sorular, çağımızda şefkatli sağlık hizmetinin ve ölüme insani yaklaşımın nasıl olması gerektiğinin özüne iniyordu. Kyprianou'nun bu önemli konuşmasından bir bölüm daha dikkat çekiciydi.
O dönemde Lefkoşa Genel Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi başkanı olan ve bugün özel sektörde göğüs hastalıkları ve yoğun bakım alanında çalışan Dr. Kyprianou şunları söyledi:
"Yoğun bakımda olayları içeriden görüyoruz. Orada hastanın hayatını kurtarmak için bir savaş veriliyor. Ancak yoğun bakımın dışında da en az içerideki kadar önemli başka bir savaş sürüyor. İnsanların bilgiye ve bizim kullandığımız dile erişime ihtiyacı var."
"Hastamızın değerlerini, karakterini, inançlarını ve elbette tıbbi durumunu sorgulamamız gerekiyor. Bugün birçok ünitede, hastanın yanına aile fotoğrafları konulması öneriliyor. Böylece monitörlerin altında çıplak ve savunmasız yatan kişinin sadece birkaç gün önce bir ailesi, onuru, değerleri ve inançları olduğu herkes tarafından hatırlanıyor."
"O hasta için palyatif bakım yaşamı onaylamalı ve ölümü doğal bir süreç olarak ele almalıdır. Amaç ne ölümü hızlandırmak ne de ertelemektir. Tıp, ölüm sürecini geciktirmek için var değildir."
"Bizi endişelendirmesi gereken şey, çağımızda ölümün yönetiminin insandan uzaklaşmış olmasıdır. Bir toplum olarak, hastaneler olarak ve sağlık profesyonelleri olarak hizmet sunma biçimimizde ölümün yeniden insanileştirilmesine ihtiyaç vardır. Kendi yoğun bakım ünitemizde sunulan psikolojik destek, psikologun multidisipliner ekibin bir parçası olduğu, hastaların ilerlemesi hakkında günlük bilgilendirildiği, müdahalelerde bulunduğu ve sürekli ailelerle birlikte olduğu bir modeldir."
Dr. Kyprianou konuşmasını Mahatma Gandhi'nin şu sözüyle kapattı: "Kendinizi bulmak için başkalarına hizmette kendinizi kaybetmelisiniz." Bu sözü "tüm sağlık profesyonellerinin her zaman için mottosu" olarak nitelendirdi.