Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Türk diplomat Feridun Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterliği adaylığını “siyasi bir çelişki ve derin bir kurumsal tutarsızlık” olarak nitelendirdi. Sözcü, Türkiye'nin bu adayı öne sürmesini de beklenen bir adım olarak değerlendirdi.
Letimbiotis'e bu konuda soru sorulması üzerine adaylığın Türkiye'nin ikiyüzlülüğünü doğruladığını söyledi. Bu ikiyüzlülüğü Cumhurbaşkanı'nın BM Genel Kurulu kürsüsünden ortaya koyduğunu belirtti.
Letimbiotis şöyle dedi: “Gerçekten de bir siyasi bir çelişki bu: BM üyesi bir devletin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin topraklarının yüzde 37'sini 52 yıldır hâlâ yasa dışı biçimde elinde tutan, Güvenlik Konseyi kararlarını hiçe sayan bir ülke, barışın, egemenliğin ve devletlerin toprak bütünlüğünün korunması için kurulmuş bu örgütün liderliğini talep ediyor.”
Sözcü ayrıca Türkiye'yi revizyonizm, saldırganlık ve Uluslararası Hukuk, BM Şartı ile Deniz Hukuku'nu hiçe saymakla suçladı. Bölgesel çatışmalara askeri olarak karışmayı ve hukukun üstünlüğü ile insan haklarının ihlallerini de gündeme getirdi.
Sözcüye göre bu unsurlar, örgütün ilkeleri ve görevi ile doğrudan çelişen bir politikayı ortaya koyuyor.
Letimbiotis, “Birleşmiş Milletlere liderlik etmeyi talep edemezsin, onu kuran ilkelere saygı göstermeyi reddediyorsan. Uluslararası Hukuku temsil etmeyi talep edemezsin, onu ihlal etmeye devam ediyorsan” dedi.
Yeni Genel Sekreter seçim sürecine değinen Letimbiotis, sürecin ileri bir aşamada olduğunu belirtti. Sürecin özel kurumsal ve diplomatik parametrelere tabi olduğunu da ekledi.
Letimbiotis, Güvenlik Konseyi'nin adayları değerlendirirken her adayın özelliklerini, niteliklerini ve kariyerini ciddiyetle dikkate alacağını söyledi. Konseyin, adayı öneren ülkenin BM Şartı, Uluslararası Hukuk ve Güvenlik Konseyi'nin kendi kararları karşısındaki tutumunu da aynı ciddiyetle değerlendireceğini kaydetti.
Yunanistan'ın 2025-2026 dönemi için Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olduğu ve Ekim 2026'da konseyin dönem başkanlığını yürüteceği hatırlatıldı.