Kıbrıs Merkez Bankası, Ortadoğu'daki savaşı ada ekonomisindeki temel olumsuz etken olarak göstererek 2026 yılı büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti ve enflasyon öngörüsünü keskin biçimde artırdı.
Bankanın Salı günü yayımladığı Mart ayı makroekonomik tahminlerine göre, 2026 yılı GSYİH büyümesi yüzde 2,7 olarak öngörüldü. Bu oran, 2025'teki yüzde 3,8'lik büyümenin altında kalırken Aralık ayındaki tahminin de 0,3 puan gerisinde kaldı. Enflasyonun ise yüzde 2,7'ye ulaşması bekleniyor. Bu rakam, 2025'te kaydedilen yüzde 0,8'in üç katından fazla ve bankanın önceki öngörüsünün tam 1 puan üzerinde.
Bankanın temel senaryosu, savaşın yaklaşık iki ay boyunca yüksek yoğunlukta sürdükten sonra kademeli olarak yatışacağını varsayıyor. Ancak banka, orta vadeli etkinin çatışmanın süresi ve şiddetine bağlı olacağını vurguladı. Temel etki kanalları olarak artan petrol fiyatları ve yükselen jeopolitik belirsizlik gösterildi. Yabancı yatırıma büyük ölçüde bağımlı olan turizm, denizcilik, inşaat ve gayrimenkul en çok etkilenecek sektörler olarak belirlendi. Dış talepteki zayıflama nedeniyle hizmet ihracatının da gerilemesi bekleniyor. Özel tüketim, yatırım ve net ihracat dahil GSYİH'nin tüm ana bileşenleri bu durumdan etkilenecek.
Banka, aşağı yönlü revizyona rağmen iç talebin artan reel harcanabilir gelir, dayanıklı işgücü piyasası ve Kurtarma ve Dayanıklılık Planı kapsamındaki altyapı projeleri dahil süregelen büyük konut dışı özel yatırımlarla desteklenmeye devam edeceğini belirtti. Savaş tüketici güvenini olumsuz etkilese de özel tüketimin büyümenin temel direği olmaya devam etmesi bekleniyor. Teknoloji sektörünün fikri mülkiyetle bağlantılı hizmet ihracatını artırması öngörülürken, finans ve profesyonel hizmetlerin çeşitlenmiş pazarları sayesinde olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
Turizmin 2026'da daralması bekleniyor. Toparlanmanın 2027'den itibaren başlayacağı ve Birleşik Krallık, İsrail ve AB ülkelerinden gelen turist sayısının kademeli olarak artacağı öngörülüyor. Denizcilik kesintilerinin de 2027'den itibaren hafiflemesi bekleniyor. Büyümenin 2027'de yüzde 2,9'a, 2028'de ise yüzde 3,1'e yükseleceği tahmin ediliyor. 2028 için yapılan hafif yukarı yönlü revizyon, ekonomik güvenin kademeli olarak toparlanmasıyla ilişkilendirildi.
İşsizliğin 2026-2028 döneminde yüzde 4,5 civarında kalması öngörülüyor. Banka, bu yıl istihdam büyümesine yalnızca sınırlı bir olumsuz etki bekliyor. İşsizlik tahmini Aralık ayına kıyasla değiştirilmedi.
Enflasyondaki sıçramayı esas olarak uluslararası petrol maliyetlerindeki artışın ardından yükselen enerji fiyatları tetikliyor. Dolaylı etkiler diğer bileşenlere de yansıyor. Tedarik zinciri aksaklıkları ve artan üretim maliyetleri nedeniyle sanayi ürünleri fiyatlarına ek baskı bekleniyor. Pahalılaşan gübreler ve şap hastalığı salgınının et ve süt ürünleri fiyatlarına etkisi nedeniyle gıda fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı öngörülüyor. Hayvancılık sektörünün küçük ölçeği göz önünde bulundurulduğunda, şap hastalığı salgınının GSYİH ve işgücü piyasası üzerindeki genel etkisi çok sınırlı kalacak ve 2026 sonuna kadar ortadan kalkacak. Enflasyonun 2027'de enerji ve hizmet fiyatlarının ılımlılaşmasıyla yüzde 2,0'a gerilemesi, ardından 2028'de yüzde 2,2'ye yükselmesi bekleniyor. 2028'deki artış kısmen AB'nin ulaşım ve ısınma yakıt fiyatlarını etkileyecek genişletilmiş ETS2 emisyon ticareti programının devreye girmesiyle ilişkilendiriliyor.
Banka, ABD gümrük tarifeleri politikasındaki belirsizliğin iki ülke arasındaki sınırlı mal ticareti hacmi nedeniyle Kıbrıs üzerinde önemli bir olumsuz etkisi olmayacağını belirtti.
Banka, GSYİH görünümüne yönelik risklerin ağırlıklı olarak aşağı yönlü olduğunu değerlendirdi. Beklenenden yüksek enerji fiyatları, ithalat aksaklıkları, savaşın uzaması halinde hizmet ihracatına daha ağır bir darbe, küresel ticaret politikası belirsizliği ve iklimle ilgili faktörler risk unsurları olarak sıralandı. Enflasyon riskleri ise ağırlıklı olarak yukarı yönlü değerlendirildi. Bu riskler daha yüksek enerji ve ithalat fiyatları, güçlü ücret baskıları veya genişleyen kâr marjları olasılığıyla ilişkilendirildi. Aşağı yönlü enflasyon riski yalnızca savaşın etkisinin şu an varsayılandan daha sınırlı ve kısa süreli kalması durumunda söz konusu.