Kıbrıs Merkez Bankası Salı günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki savaşın ve jeopolitik belirsizliğin petrol fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını belirterek bu durumun Kıbrıs ekonomisini özellikle kısa vadede doğrudan olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.
Banka, 2026 yılında enflasyonun yükseleceğini öngörürken büyüme tahminini yüzde 2,7 olarak açıkladı. Bu oran, 2025'teki yüzde 3,8'lik büyümenin belirgin şekilde altında kalıyor.
2028'e kadar olan dönemi kapsayan projeksiyonlara göre bu yavaşlama geçici olacak. Koşulların istikrara kavuşmasıyla birlikte büyümenin 2027'de yüzde 2,9'a, 2028'de ise yüzde 3,1'e yükselmesi bekleniyor.
Ancak kısa vadeli tablo, özellikle dış talebe ve yabancı yatırıma bağımlı sektörler için sınırlı kalmaya devam ediyor.
Turizm, denizcilik, inşaat ve gayrimenkul en savunmasız sektörler arasında yer alıyor. Merkez Bankası, bu sektörlerin uluslararası akışlara bağımlılığı nedeniyle kısa vadede olumsuz etkilenmesini beklediğini açıkladı.
Küresel belirsizliğin talebi zayıflatmasıyla hizmet ihracatının da gerilemesi bekleniyor. Bu durum tüketim, yatırım ve ticaret başta olmak üzere ekonomik faaliyetin temel bileşenleri üzerinde baskı oluşturacak.
Merkez Bankası'nın temel senaryosu, çatışmanın yaklaşık iki ay yüksek yoğunlukta sürdükten sonra hafiflemeyi öngörüyor. Ancak Banka, etkinin boyutunun durumun ne kadar süreceğine ve ne kadar şiddetli seyredeceğine bağlı olacağını vurguladı.
İç talebin ekonomiye belirli bir dayanıklılık kazandırması bekleniyor. Artan reel hane halkı geliri ve güçlü işgücü piyasasının 2026-2028 döneminde özel tüketimi desteklemesi öngörülüyor.
Altyapı ve reform programlarına bağlı büyük ölçekli yatırımların da ekonomik aktiviteyi sürdürmesi bekleniyor; ancak bu yatırımların etkileri daha yavaş hissedilebilir.
İşsizlik oranının üç yıllık dönem boyunca yüzde 4,5 civarında sabit kalması öngörülüyor. Merkez Bankası bu durumu, 2026'da istihdam artışındaki hafif yavaşlamaya rağmen işgücü piyasasının süregelen dayanıklılığı olarak nitelendirdi.
Banka ayrıca tedarik zinciri aksaklıklarının sanayi ürünleri maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. Gıda fiyatlarının ise pahalılaşan gübreler ve şap hastalığının et ve süt üretimi üzerindeki yerel etkisi nedeniyle yükselmesi bekleniyor.
Merkez Bankası, büyümeye yönelik risklerin aşağı yönlü olduğu uyarısında bulunarak beklenenden yüksek enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirlerindeki uzun süreli aksaklıkların görünümü daha da zayıflatabileceğini belirtti.
Aynı zamanda enflasyona yönelik risklerin yukarı yönlü olduğu değerlendirildi. Daha güçlü ücret baskıları ve süregelen yüksek ithalat maliyetleri bu riskin başlıca kaynakları olarak gösterildi.