Kıbrıs Barolar Birliği Başkanı Miçalis Vorkas, gazeteci Makarios Drousiotis'in yasal masrafları için başlattığı kitle fonlaması kampanyasına yönelik soruşturmada dikkatli olunması çağrısında bulundu. Vorkas, masumiyet karinesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgularken, Kıbrıs'ın bağış toplama yasasının yurt dışı merkezli bir çevrimiçi platform için geçerli olup olmadığı konusunda da soru işaretleri dile getirdi.
İçişleri Bakanlığı'nın, Makarios Drousiotis'in 2014 tarihli Bağış Toplama Yasası'nı (68(I)/2014 Sayılı Yasa) ihlal etmiş olabileceği iddiasıyla yaptığı şikayetin ardından, Kıbrıs mevzuatının kitle fonlaması platformlarını kapsayıp kapsamadığı konusunda belirsizlik ortaya çıktı.
Cyprus Mail'e konuşan Vorkas, söz konusu yasanın, halka açık bağış kampanyası düzenleyen organizatörlerden, içişleri bakanlığı, polis ve sosyal refah hizmetleri temsilcilerini içeren lisanslama otoritesinden önceden izin alınmasını şart koştuğunu açıkladı.
Vorkas, “Yasanın amacı, bağış toplama kampanyalarını yöneten prosedürleri, şartları ve koşulları belirlemek, gerekli denetim ve teftişleri sağlamak ve yasa dışı ile yanıltıcı bağış toplama faaliyetlerini önlemeye yönelik yaptırımlar öngörmektir” dedi.
İzinsiz bağış kampanyası düzenleyen organizatörler için yasanın 10.000 Euro'ya kadar para cezası, iki yıla kadar hapis veya her iki cezayı birden öngördüğünü hatırlattı.
Ancak Vorkas, bu hükümlerin Drousiotis'in durumunda geçerli olup olmadığını sorguladı. “Yasa, bağış toplama işleminin Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içinde organize edilmesi durumunda böyle bir izin gerektirir” ifadelerini kullandı.
“Bu durumda Bay Drousiotis, aleyhindeki ceza davasında savunma masraflarına katkı sağlamak için yurt dışı merkezli GoGetFunding platformu üzerinden talepte bulunuyor. Çağrısı sadece Kıbrıs Cumhuriyeti'ne değil, uluslararası topluluğa yöneliktir.”
Vorkas, “Bu durum, iddia edilen ceza suçunun aslında yukarıda bahsedilen Kıbrıs yasası hükümleri kapsamında işlenip işlenmediği sorusunu akla getiriyor. Her halükarda bunlar, nihayetinde polis soruşturmasının sonucuna bağlı olacak meseleler” diye konuştu.
Vorkas, konuya sanki bir suç zaten kanıtlanmış gibi yaklaşılmasına karşı da uyarıda bulundu. “Soruşturma devam ederken, masumiyet karinesini göz önünde bulundurarak, Bay Drousiotis'e bir ceza suçunun işlenmesini atfeden hiçbir kamusal açıklama yapılmaması büyük önem taşıyor” dedi.
Hukukçu olmayan kişilerin kamuya açık hukuki görüşler vermesinin artan bir uygulama haline gelmesini de eleştirdi. “Kıbrıs Barolar Birliği üyesi ve avukat olmayan hiçbir kişi, görünüşe göre yaşananların aksine, kamuya açık olarak hukuki görüş bildirmemelidir. İlgili mevzuat bunu yasaklamaktadır” şeklinde konuştu.
Kıbrıs Barolar Birliği'nin, “tüm vatandaşların temel haklarına saygı duymakla birlikte, herkesi masumiyet karinesine ve ifade özgürlüğü hakkına saygı göstermeye, kamusal açıklamalarında ölçülü olmaya ve polisin soruşturmasına müdahale etmeden yürütmesine izin vermeye” çağırdığını sözlerine ekledi.
Daha önce Drousiotis'in avukatı Maria Theristi de kampanyanın Bağış Toplama Yasası'nın kapsamına girmediğini savunmuştu. Theristi, kampanya yasa altında öngörülen hayır kurumu veya kamu yararı amaçlarından ziyade Drousiotis'in kişisel yasal masraflarını ilgilendirdiği için, avukatın başvuru yapması halinde yetkililerin izin verebileceğinin bile şüpheli olduğunu belirtmişti.
İçişleri Bakanı Konstantinos Yoannu ise kampanya bakanlığın dikkatini çektikten sonra konunun incelenmek üzere polise sevk edildiğini söyledi. Yoannu, kampanyanın nihayetinde yasa kapsamına girmediğinin tespit edilmesi halinde kimsenin yargılanmayacağının altını çizdi.
Drousiotis'in yasal ve ilgili masrafları karşılamak için başlattığı kampanya, yayınlanan rakamlara göre üç gün içinde 50.000 Euro'luk hedefine ulaştı.