Icerige atla
Politika ⭐ 82/100

Kıbrıs, dünya basın özgürlüğü sıralamasında gerilemeye devam ediyor

Kıbrıs, dünya basın özgürlüğü sıralamasında gerilemeye devam ediyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) perşembe günü açıkladığı 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Kıbrıs, 180 ülke arasında 80. sıraya geriledi.

Ülke, Avrupa Birliği üye devletleri arasında yalnızca Yunanistan'ın önünde ikinci en düşük sıralamaya sahip olmaya devam ediyor. 100 üzerinden 56,9 toplam puan alan Kıbrıs, küresel ortalamanın hemen üzerinde kaldı.

Avrupa-Balkanlar bölgesinde Kıbrıs, siyasi puanında en keskin düşüşü ve en zayıf hukuki puanı kaydetti. Bu durum, gazetecilerin müdahale olmadan çalışma, bilgiye erişme ve kaynaklarını koruma konusundaki kısıtlamaları yansıtıyor.

RSF Prag büro direktörü Pavol Szalai, "Kıbrıs 2022'de başlayan ve 2024'te hızlanan düşüşe devam ediyor" diyerek ülkenin 2021'de 26. sıradan 2022'de 65. sıraya, geçen yıl ise 77. sıraya düştüğünü hatırlattı.

Szalai, cumhurbaşkanının atadığı bir savcının veya istihbarat servisi başkanının gazetecilik kaynaklarının gizliliğini kaldırmasına olanak tanıyacak bir yasa tasarısına dikkat çekti.

"Gazetecilik kaynaklarının gizliliği, basın özgürlüğünün temel taşıdır" diyen Szalai, bu tür önlemlerin "çok tehlikeli olacağı" uyarısında bulundu.

Szalai ayrıca "sahte haber" yayılmasını suç sayan bir yasa tasarısı ve hükümet yetkililerinin gazetecilerin sorularını yanıtlamayı giderek daha fazla reddetme eğilimi konusundaki endişeleri dile getirdi.

Szalai, Kıbrıs'ın AB Konsey dönem başkanlığı sürecinde basın akreditasyonuyla ilgili yaşanan anlaşmazlıklara da değindi. Yetkililer, gazetecilerin devlet tarafından verilen belirli basın kartlarına sahip olmalarını zorunlu kılarken Gazeteciler Birliği'nin kartlarını reddetti.

Szalai, bu eylemlerin "gazetecilerin kamu bilgisine erişim hakkını açıkça zedelediğini" söyledi.

Rapor, araştırmacı gazeteci Makarios Drousiotis'in cihazlarının gözetlendiği ve hacklendiği iddialarını yetkililerin soruşturmadığını da eleştirdi.

Szalai, bu sorunların daha geniş bir bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Kıbrıs'ı "çok küçük bir pazar ve yoğun medya sahipliği tekelleşmesi" olan bir ülke olarak tanımladı. Szalai'ye göre finansman yapıları şeffaflıktan yoksun ve kamu yayıncısı CyBC yeterli bağımsızlık güvencesi olmadan faaliyet gösteriyor.

"Genel olarak bu, özgür gazetecilik için çok kısıtlı bir ortamdır" dedi Szalai.

Kuzeyde ise 'yönetim' 82. sırada yer aldı ve Cumhuriyet'in iki basamak altında kaldı.

Bu sıralama dokuz basamaklık bir yükselişi ifade etse de genel puan yalnızca 56,6'ya marjinal bir artış gösterdi.

Szalai, bu değişikliğin somut bir ilerlemeyi yansıtmadığını söyledi. Yükselişi büyük ölçüde diğer ülkelerdeki düşüşlere bağlayan Szalai, kuzeyin "AB-Balkanlar bölgesinde alttan altıncı sırada kalmaya devam ettiğini" teyit etti.

Kısmi iyileşme, kısmen eski Kıbrıs Türk lideri Ersin Tatar'ın Yenidüzen gazetesi ile gazeteciler Cenk Mutluyakalı ve Serhat İncirli aleyhine açtığı hakaret davasının mahkeme tarafından reddedilmesiyle ilişkilendirildi.

Szalai, bu davayı eleştiriyi susturmaya yönelik stratejik bir dava olarak nitelendirdi ve davanın reddedilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Ancak Szalai, gazeteci Ali Kışmir'in devam eden yargılanmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Kışmir, Türkiye'nin seçimlerdeki etkisini eleştiren bir makale nedeniyle on yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya.

Szalai, Kışmir'in "haksız yere yargılandığını" ve anayasa mahkemesi kararının henüz beklenmekte olduğunu söyledi.

RSF ayrıca Türkiye'den artan baskıları, medya sahipliği yoğunlaşmasını ve gazetecilere yönelik hukuki tehditleri kuzeydeki basın özgürlüğünü etkileyen temel faktörler olarak sıraladı.

Paylaş: