Kıbrıslı amatör tarih araştırmacısı ve kitap tutkunu Roys Kassapis, adanın unutulmaya yüz tutmuş gazoz endüstrisinin tarihini yeni bir kitapta topladı. Gazoza: The History of Cyprus Soft Drinks adlı eser, yerel gazoz üretiminin erken dönemlerinden küreselleşmeyle gelen çöküşüne kadar olan süreci belgeliyor.
Bir zamanlar Kıbrıs'ta gazlı içecekler basit bir serinletici olmaktan çok daha fazlasıydı. Köy kahvehanelerinin, pazarların, okul bahçelerinin, sinemaların ve spor stadyumlarının vazgeçilmez bir parçasıydı. Çocuklar bile şişelerin içindeki bilyeleri çıkarmak için kapakları zorla açıyordu.
Yabancı markalar pazarı ele geçirmeden önce yerel olarak üretilen gazozlar — o dönemde "gazlı sular" olarak biliniyordu — Kıbrıslıların sadece içtiği içecekleri değil; sosyalleşme, çalışma ve günlük yaşam biçimlerini de şekillendirdi.
Kassapis, "Muhasebe ofisimdeki boş zamanlarımı Kıbrıs tarihinin ihmal edilmiş kısımlarını araştırmaya ayırıyorum" diyor. Yazar için bu konu, Kıbrıs tarihinin özellikle gündelik yaşam ve yerel girişimcilikle ilgili az çalışılmış bölümlerini araştırma misyonunun bir parçası.
Zirve döneminde Kıbrıs yapımı gazozlar neredeyse her kesimde yaygındı; sosyal sınıfları ve mekânları aşıyordu. Kassapis bu durumu şöyle anlatıyor: "Gazozların Kıbrıs toplumunun günlük yaşamı üzerinde derin bir etkisi vardı. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında gazlı su olarak anılan bu içecekler, tüm sosyal sınıfların erişebileceği yeni ama ucuz bir lükstü ve diğer içeceklerin yerini hızla aldı."
Yazara göre gazozlar "şık otellerden, restoranlardan ve barlardan köy meyhanelerine, sinemalara, stadyumlara, açık hava fuarlarına, sokak pazarlarına, okullara ve kahvehanelere kadar her yerdeydi."
Tüketimin yanı sıra reklam ve afiş sanatı da şehirlerin görsel manzarasının bir parçası haline geldi. Ancak parlak renkli şişelerin ve popüler markaların arkasında, gazoz endüstrisi Kıbrıs toplumunun çeşitli kesimlerine geçim kaynağı sunuyordu.
Kassapis, "Gazoz üreticileri genellikle kahvehane, şekerleme, bar ve restoran gibi küçük işletme sahibi insanlardı. Giriş engeli olmayan bu sektöre kolayca dahil olabiliyorlardı" diyor.
Birçok Kıbrıslı, zor ekonomik dönemlerde gazoz üretimini pratik bir geçim yolu olarak gördü. Bu üretime yönelenler arasında İkinci Dünya Savaşı'ndan dönen Kıbrıs Alayı'nın eski üyeleri de vardı. Bu arada bilimsel ya da teknik eğitim almış kişiler tarafından yönetilen daha büyük işletmeler ortaya çıkmaya başladı ve adada üretim ile dağıtımın yaygınlaşmasına katkı sağladı.
Yazar, "Gazoz endüstrisi birçok yoksul aileye istihdam ve geçim sağladı, tüm nüfusa keyif ve serinleme sundu" diye ekliyor. Ekonomik etkinin yanı sıra ortaklıklar, rekabetler ve gündelik anlar üzerinden örülen insan hikâyeleri de bu tarihin zenginliğini oluşturuyor.
Kassapis araştırmaları sırasında gazoz üretiminde çalışmış kişilerden farklı tanıklıklara ulaştı. Bunlardan biri 1930'larda Lefke'de bir Kıbrıslı Rum ile bir Kıbrıslı Türk arasında kurulan ortaklık hikâyesi. Diğer hikâyeler ise gazoz üreticileri arasında şişe ve kasa mülkiyeti üzerinden yaşanan çekişmeleri ve 1974 olayları sırasında kaybolan üreticilerin trajik hikâyelerini anlatıyor.
Bu tarihin daha eğlenceli yönleri de var. Kassapis, "Birçok çocuk oyun oynamak için cam bilyeleri çıkarmak amacıyla bilyeli şişeleri çalardı" diyor. Bilyeler şişe boğazında bir tür mühür olarak kullanılıyordu.
Bu tarihi kayıt altına almak kolay olmadı. Yazar, "Belirli bir gazoz markasını ya da şişesini üreticisiyle eşleştirmek zaman alıcı bir uğraş oldu" diyor. Ona göre hayatta kalan sanayi kayıtlarını bulmak güç çünkü bu belgeleri koruma kültürü yok; araştırmacılar geride kalan kırıntılardan tarihi yeniden inşa etmek zorunda kalıyor.
Yerel gazoz endüstrisi 20. yüzyılın başında mütevazı bir biçimde doğdu. Kassapis, "Kıbrıs'ta 1930'lara kadar gazoz üretimi genellikle yan iş olarak küçük tesislerde başladı. Bunların bazıları 1950'ler ve 1960'larda tüm Kıbrıs pazarına hizmet veren büyük fabrikalara dönüştü" diye anlatıyor.
Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Artan rekabet ve değişen tüketici tercihleri sektörü ayakta tutmaya yetmedi. Yazar, "Bunların neredeyse hiçbiri küreselleşmenin ve ithal markaların baskısının önünde ayakta kalamadı" diyor.
Bugün manzara önemli ölçüde değişti ve artık yalnızca birkaç yerel üretici kaldı; pazar uluslararası şirketlerin kontrolünde. Kassapis için Kıbrıs gazoz tarihi yalnızca bir ürün hikâyesi değil; unutulma riskiyle karşı karşıya olan bir yaşam biçimi.
Yazar, "Tüm tarihi zanaatlar ve endüstrilerde olduğu gibi, hatıralar zamanla soluyor ve bu deneyimleri taşıyan insanlar bir gün hayatımızdan çıkıyor. Kayıt altına almak bu yüzden hayati önem taşıyor" diyor.
Kitap, sıradan görünen günlük yaşam parçalarının ardında ne kadar değerli ve derin hikâyelerin saklı olabileceğini hatırlatan bir tarih belgesi niteliği taşıyor. Eser Moufflon kitabevinden temin edilebiliyor.